Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4451 E. 2025/9583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4451
- Karar No
- 2025/9583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1128 E., 2024/1597 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI :2020/147 E., 2021/85 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Asıl davada Mahkemenin 2020/147 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Kurumdan 2003 tarihinden itibaren Emekli Sandığına bağlı babası .. ... .. üzerinden yetim aylığı aldığını, kendisinin muvazzlı boşanma gerçekleştirmediğini, eşi ile 2003 yılında da; ikinci bir evlilik yapması ve bu evliliğinden ... isimli bir çocuğunun olmasından sonra bu evliliği kabul etmeyişinden ve geçimsizlikten dolayı boşandıklarını, boşandıktan sonra eski eşinin sınır dışı edildiğini, 2008 yılına kadar Azerbaycan'da kaldığını, eski eşi ile kesinlikle birlikte yaşamadığını, eski eşinden (babası .. ... ... 01.01.1996 tarihinde vefat ettiğini) 7 yıl sonra boşandığını, amacının muvazalı boşanma yoluyla babasının üzerinden yetim maaşı almak olsa idi 7 yıl beklemeden, babası ölür ölmez eşinden boşanma yoluna gideceğini belirterek; davalı Kurumca 04.07.2018 tarih 7161399, 7161085, 7155960 ve 7154857 numaralı işlemlerle yersiz ödeme (muvazalı boşanma) adı altında tahakkuk ettirilen borç ödeme bildirim belgelerinin iptali, kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasını, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile kesilen yetim aylığının, kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte, tekrar bağlanarak ödenmesine, işbu davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen 2020/245 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili; davacı Kurumun 4/1-b emeklilik servisince yapılan inceleme sonucunda kişi hatası nedeniyle aylığa ikinci karar işlemi yapıldığı, Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59308 Esas nolu icra dosyasına yapılan haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2020/246 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili; davacı Kurumun 4/1-b emeklilik servisince yapılan inceleme sonucunda kişi hatası nedeniyle aylığa ikinci karar işlemi yapıldığı, K.Maraş İcra Dairesinin 2018/59307 Esas nolu icra dosyasına yapılan haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2020/247 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili; davacı Kurumun 4/1-b emeklilik servisince yapılan inceleme sonucunda kişi hatası nedeniyle aylığa ikinci karar işlemi yapıldığı, Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59306 Esas nolu icra dosyasına yapılan haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2020/248 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; davacı Kurumun 4/1-b emeklilik servisince yapılan inceleme sonucunda kişi hatası nedeniyle aylığa ikinci karar işlemi yapıldığı, Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59305 Esas nolu icra dosyasına yapılan haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, 2020/147 Esas sayılı dosyasında, SGK denetmenlerince yapılan inceleme ve fiziki araştırmalar sonucu 13/02/2017 tarih 2018/VP/15 sayılı SGK Denetmeni Raporu ile tamamlandığını, ...'in resmi adresinde yapılan incelemesinde apartman görevlisi, karşı komşusu da dahil ifadesi alınan tüm komşularının ... ile ...'nin karı koca olduklarını bildiklerini ve incelemede yapılan adreste birlikte yaşadıklarının tespit edildiğinin anlaşıldığını belirterek; iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalı Kuruma 01.10.2008 tarihinden önce ödenen ölüm aylıkları nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen 2020/247 e sayılı dosya yönünden; Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59306 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 59.649,48 TL asıl alacak ve 23.131,46 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, Birleşen 2020/245 E sayılı dosya yönünden; Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59308 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.670,22 TL asıl alacak ve 1.241,24 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, Bileşen 2020/248 E sayılı dosya yönünden; A) Davanın kabulü ile davalının Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59305 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin aynen devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, Birleşen 2020/246 E sayılı dosya yönünden; Davanın kabulü ile davalının Kahramanmaraş İcra Dairesinin 2018/59307 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin aynen devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1-Davacı/Birleşen davalar davalısı vekili: a.Dinlenen tanık beyanları ile tarafların birlikte yaşamadıklarının kanıtlandığını, b.Araştırma tutanakları ile birlikte yaşamadıklarının anlaşıldığını, davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmesini gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 2-Davalı/Birleşen davalar davacısı Kurum vekili: a. Toplanan deliller ile asıl davanın reddi gerektiğini, kısmen kabulüne karar verilen birleşen davalar yönünden ise tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, 01.10.2008 öncesi sağlık giderleri yönünden Kuruma borçlu olmadığı yönündeki kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, asıl davada, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline, birleşen davalarda ise itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl dava yönünden temyiz eden davacı ve davalı Kurum vekillerinin tüm, birleşen davalar yönünden davalı/birleşen davalar davacısı Kurum vekilinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı/birleşen davada davacı Kurumca dosyaya gönderilen yazı cevabında, dava konusu dönemlere ilişkin yazıda, yersiz aylık dönemlerinin ve yersiz sağlık giderinin hangi aylara/dönemlere ilişkin olduğunun açıkça belirtilmediği, aldırılan bilirkişi raporu ile de hüküm kurulduğu ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık olmadığı anlaşılmıştır. 3-Mahkemece yapılacak iş; öncelikle asıl ve birleşen davalar yönünden davalı/birleşen davada davacı Kurumdan, itirazın iptaline konu icra takipleri yönünden, her bir takip dosyasına dayanak aylık ve yersiz sağlık gideri ay ay dosya arasına alınmak suretiyle talep dönemleri belirlenerek, her bir takip dosyası bakımından denetime elverişli bir rapor alınmak suretiyle karar verilmelidir. Ayrıca; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %40 ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir. Eldeki davada, asıl alacak niteliğindeki ödenen ve icra takibine konu yapılan tutarın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davalının, davacı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutarın %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.