Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4314 E. 2025/15409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4314
- Karar No
- 2025/15409
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1338 E., 2023/2022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/621 E., 2022/133 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.03.2016 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını beyan ederek 518.036,41 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Katkı Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde müvekkili şirketin yem ve katkı maddeleri ürettiğini, istinat perde betonu işini eser sözleşmesi ile ... ... firmasına verdiğini, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun olmadığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... ... Harita Mühendislik İnş. ve Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili firma tarafından işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm tedbirlerin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, "518.036,41 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 45.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 04.03.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 55.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ...Katkı Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; firmanın hayvancılık sektöründe kullanılan her türlü yem katkı maddelerini, perperatlarını üretme işi ile iştigal ettiğini, diğer davalı ... ... firması ile mimari, betonarme, sıhhi tesisat, elektrik, harita ve projelendirme, yapı denetim, ruhsat alımı hizmetleri kapsamında prefabrik beton bina yapım işinin ifası için anahtar teslim bir eser sözleşmesi akdedildiğini, asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bilirkişi raporlarında kendisine kusur izafe edilmediğini, kazaya sebep olan kusurlu bir davranışı da bulunmadığını, olayın davacının kusuru ile meydana geldiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı ... İnşaat vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın oluşumuna sebebiyet veren asıl nedenin davacının, müvekkilin envanterinde bulunmayan canavar adı verilen aleti müvekkil firmanın yetkililerine bilgi vermeden başka fabrikadan temin etmesi ve söz konusu makineyi koruyucu gözlük olmaksızın kullanmakta ısrar etmesi olduğunu, atfedilen %70 kusur oranının fazla olduğunu, kazaya konu inşaat işinden önce de işçilere iş sağlığı güvenliğine ilişkin eğitimlerin verildiğini, koruyucu tüm ekipmanların da eksiksiz teslim edildiğini, davacının ağır kusuru ile kazada illiyet bağının kesildiğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ... Harita Mühendislik İnş. ve Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm davalı davalı ...Katkı Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan Kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 48 57... sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. a) İş yerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır. b) Bir başka işveren, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır. c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır. d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır. e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendisi sigortalı çalıştırmaksızın işi bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Kanunun tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır. f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İşyerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.) İş kazası ve dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde eser sözleşmesi; “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir. Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hale getirilmesine de ilişkin olabilir. Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet sözleşmesi söz konusu olacaktır. (YHGK’nun 14.11.20 19... /21-627 Esas- 2019/1192 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; kaza tarihinde davalı ... ... Harita Müh. Ltd. Şti. sigortalısı olan davacının spiral demir kesme makinesiyle demir boruyu kestiği sırada spiral taşının patlaması ile sağ gözünden yaralandığı, ...Katkı Mad. ... Ltd. Şti. ile ... ... Harita Ltd. Şti. arasında imzalanan 25.05.2015 tarihli sözleşmenin konusunun, ... Köyü 520 parselde yer alan ...Şirketinin maliki olduğu arsa üzerine parsel sınırları içerisinde proje, ruhsat alınması ve projesine uygun prefabrik bina yapılması işi olarak belirtildiği, sözleşmede yapılacak işlerin tanımının proje ve ruhsat işleri (projede belirtilen soğuk hava deposu yerinin mimari, betonarme, sıhhi tesisat, elektrik, yapı denetim ve ruhsat alımı işini kapsamaktadır) kazı dolgu ve hafriyat işleri, alt yapı temel işleri, prefabrik karkas yapılarak yerine montajı, çatı kaplama, saha betonu atılması, bant pencereler, temel topraklama yapılması, elektrik su tesisatı vs.) olarak belirlendiği, ayrıca ... ... Harita ... Ltd. Şti. tarafından ... Yem A.Ş. verilen teklif ekinde saha betonu ve perde duvarı yapım ve hafriyat işlerinin yapılmasına ilişkin metraj ve fiyat listesi bulunduğu, ticaret sicil kayıtlarından ...Katkı Mad. ... Ltd. Şti. faaliyet konusunun “hayvancılık sektöründe kullanılan her türlü yem katkı maddelerini ve prereratlarını üretmek -çiftlik hayvanları için hazır yem imalatı- işi olduğu, ... 14. İş Mahkemesi 2020/81 Esas sayılı dosyasında görülen ve kesinleşen rücuen tazminat dava dosyasında, .... ve Tic. A.Ş.'nin yapım işini anahtar teslim olarak davalı ... ... Harita Müh. İnş. ve Taah. San. ve Tic. A.Ş.'ye verdiği, işveren ... ... Harita Müh. İnş. ve Taah. San. ve Tic. A.Ş'nin kazanın meydana gelmesinde %70 kusurlu olduğu, kazalı sigortalı ...'ın %30 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada alınan 12.02.2019 tarihli ve 26.07.2019 tarihli kusur bilirkişi raporlarında da işin sözleşme ile anahtar teslimi diğer davalı ... ... Haritaya verildiği, davacının ... Harita çalışanı olduğu ve betonarme demir işleri yaptığı, her iki firmanın farklı sektörlerde iş yaptıkları ve yapılan işin bir işin parçası veya devamı niteliği taşımadığı, iki firma arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı kanaati bildirilmiştir. Sözleşme şartları ile dosya kapsamındaki delillere göre; davalılar arasındaki ilişkiyi asıl – alt işveren ilişkisi olarak değerlendirmenin mümkün olmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin bir istisna (eser) akti olarak değerlendirilmesi gerektiğinin açıkça anlaşılabilir olmasına, nitekim kusur raporunda davalı ... ..A.Ş'ye bağımsız bir kusur oranının da verilmemiş olmasına göre; davalı ...A.Ş.'nin denetim/kontrol yetkisi olduğundan bahisle asıl işveren sıfatıyla hükmedilen tazminatlardan diğer davalı ile beraber sorumluluğuna karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde, ... ve Tic. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.