Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3896 E. 2025/11653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3896
Karar No
2025/11653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2208 E., 2024/2922 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/190 E., 2024/150 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası tarafından kendisi adına, ... yıllarında şeker pancarından Bağ-Kur primi yatırdığını, kesinti yapıldığını, davacının Bağ-Kur kesintisinden bir yıl sonra sigortalılığı başlatılması gerektiği halde başlangıcının yapılmadığını beyanla 18 yaş altı dönemlere ait tevkifat kesintilerine istinaden 4/b tescil kaydının yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 1479 sayılı Kanun'un 4956 sayılı Kanun'un 47. maddesi ile eklenen Geçici 18. maddesi kapsamında davacının 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 17 yaşındayken 1996 yılında yapılan ürün teslimi ve tevkifat sebebiyle ürün teslim etmediği ve tevkifat yapılmadığı 1997 yılına ilişkin 18 yaşının ikmal tarihi olan 16.07.1997 tarihi itibariyle sigorta tescili yapılamayacağı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına; Davanın kısmen kabulü ile aksi Kurum işleminin iptaline, davacı ... T.C. nolu ...'nın, 01.01.1998 - 31.12.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının 1997 - 1999 tarihleri arasında Kuruma başvurusunun bulunmadığını, yasal mevzuat gereğince tescil kaydının 04.10.2000 tarihinden öncesine çekilmesine imkan bulunmadığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının 1996 - 1999 tarihleri arasındaki dönemde prim kesintisi ve ürün teslimi olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun'a tâbi tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tesciline ilişkindir.

1. İnceleme konusu eldeki davada, 16.07.1979 doğumlu davacı adına, 19 96... yıllarına ait olmak üzere, 2926 sayılı Kanun kapsamında tevkifatların yapılmış olduğu, 07.03.2023 tarihinde 7036 sayılı Kanunun 4'üncü maddesi hükümlerine göre yapılan başvuru ile davacı adına 1996 yılında yapılmış olan tevkifat nedeniyle 18 yaşını doldurduğu 16.07.1997 tarihi itibari ile sigortalılık tescilinin yapılmasını talep etmiş ise de, davalı Kurumca verilen 23.01.2023 tarihli cevabi yazı ile davacı adına yapılan talep konusu tevkifatın 1996 tarihli olması karşısında 18 yaşından önceki bir dönemde yapılması nedeniyle tescile esas alınamayacağı, fakat 1999 yılındaki faaliyet ve 20.05.2000 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden tevkifatı nedeniyle 01.06.2000 tarihinden itibaren sigortalı sayıldığının belirtilmesi üzerine davalı Kurum işleminin iptali ile davacının 2926 sayılı Kanun'a tâbi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine yönelik olarak açılan davada, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. 2. Somut olayda uyuşmazlık konusu tevkifat 1996 yılına ait olup, Kurum kayıtlarına 20.04.1997 tarihi itibari ile intikal ettiği, davacının bu tarihte henüz 18 yaşını doldurmamış olduğu, buna göre 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince davacının 18 yaşını doldurduğu 16.07.1997 tarihini takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılması gerekeceğinden 01.01.1998-31.12.1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair karar verildiği anlaşılmıştır. 3. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına Ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesi, Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de, Kanun'un 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken; 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5 maddede yer alan "Kanun'un 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar" düzenlemesi "2. madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar" şeklinde değiştirilmiştir. Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bilindiği üzere, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre, her kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73). Ancak, yeni kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır. Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesine eklenen 10 uncu fıkra ile “24.07.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5 inci madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5 inci maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.03.2014 gün ve 2013/21-620 E., 2014/203 K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de sözkonusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır. 4. Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayın değerlendirilmesinde, davacının 18 yaş altı dönemlere ait tevkifat kesintilerine istinaden sigortalılık sürelerinin tespiti ve tescilinin 16.07.1997 tarihinden itibaren başlatılması talebinde bulunduğu dönemde geçerli olan 22 yaş koşulunu taşımadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3896, K. 2025/11653, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3896-e-2025-11653-k-9c235e7157fc