Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3849 E. 2025/7657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3849
- Karar No
- 2025/7657
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2218 E., 2024/347 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından 01.05.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak geçerli bir neden olmaksızın aylığının 2010/Aralık ayı itibariyle durdurulduğunu ve ödenen aylıkların birikmiş faizleriyle birlikte "yersiz ödeme" adı altında iadesinin istendiğini, yaşlılık aylığı 01.05.2000 tarihinde bağlandığı için müvekkiline yürürlükte olmayan 5510 sayılı Kanun'un uygulanmayacağını, zamanaşımının dolduğunu, aylığın kesilmesi ve borç tahakkuku işleminin 11 yıl sonra yapıldığını, müvekkilinin baskı üzerine 6111 sayılı Kanun'a göre taksitlerle toplam 46.848,52 TL'yi Kuruma ödediğini belirterek müvekkilinin "yersiz ödeme" adı altında Kuruma her hangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya aylık bağlanırken 2.809 gün olarak dikkate alınan Bağ-Kur hizmetlerinin 971 gün tespit edilmesi üzerine aylığının kesilerek 01.05.2000 - 25.12.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen 53.974,84 TL'nin davacı adına borç çıkartılarak tahsili yoluna gidildiğini, davacının 6111 sayılı Kanun'dan yararlanarak borçlarını 18 taksitte ödemek üzere yapılandırmış ise de, taksitlerden dokuzu ödenmediğinden yapılandırmasının bozulduğunu ve müvekkil Kurumun alacağını teminen davacı aleyhine İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 204/14735 Esas sayılı ile icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından davacı adına yaşlılık aylığının 2010/12 ayı itibari ile durdurularak ödenen aylıkların birikmiş faizleri ile birlikte "Yersiz Ödeme" adı altında iadesinin istenmesi nedeniyle davacı tarafından Kuruma ödenen 46.848,52-TL tutarlı borçtan sorumlu olmadığına dair menfi tespit istemli dava açılmış ise de Kurumun davacıya yeniden aylık bağlayarak yersiz ödemeye ilişkin işleminin usule aykırı olduğu, Kurumun davacıya yeniden aylık bağlama sureti ile hatalı işlemi düzelttiği gözetilerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 22. İş Mahkemesi'nin 26.01.2023 tarihli, 2019/26 Esas - 2023/47 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının talebinin, müvekkili Kuruma müracaatı sonucu kabul edildiğini, davacının müracaat sonucunu beklemeden davayı açtığını, bu halde müvekkil kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekir iken aleyhine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yersiz aylık ödemesi nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.