Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3409 E. 2025/10266 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3409
Karar No
2025/10266
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/534 E., 2023/946 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/480 E., 2022/597 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının1992 yılında ... Tarım Kredi Kooperatifi'ne ortak olduğunu ve halen ortaklığının devam ettiğini, müvekkilinin yapmış olduğu tarımsal faaliyete bağlı olarak satmış olduğu ürünlerden Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Bağ-Kur primi kesilmiş olduğunu, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan prim kesintisine ilişkin belgede ürün satan ve kesinti yapılan kişinin ... (... Kızı) olarak kaydedilmesi gerekirken ... (... Kızı) olarak kaydedildiğinin öğrenildiğini, ... Mahallesinde ... kızı ... olma 10.01.1960 doğumlu ... isminde bir kişinin olmadığı, bu kişinin ... kızı ... (T.C. NO: ...) olduğunu, kesilen primlerin sehven ... adına kaydedilmiş olduğunu beyanla Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından ... adına yapılan prim kesintilerinin müvekkiline ait olduğunun ve 7143 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma hakları saklı kalmak kaydıyla, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan bu kesintiler nedeniyle müvekkilinin prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve tesciline, müvekkilinin bu yönde emeklilik işlemlerinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetten yoksun bir dava olup reddi gerektiğini, öncelikle, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın süresinde olmadığını, Kurumun ... Bağ-Kur sicil no.lu sigortalısı davacının avukatının müvekkili adına 6270 sayılı Kanun gereğince 31.07.2018 tarihinde müvekkili Kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak davacının 07/1994 ayında kesinti yapan firma listesinde sigortalıya ait bilgilerde adının farklı olduğunun ve doğum tarihinin yazılmadığının anlaşıldığını, bu nedenle mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescilinin başlatılamadığının müvekkili Kurumca tespit edildiğini, sigortalıya ait işlemleri değerlendirmek için sigortalılığının talep tarihi itibariyle başlatılıp talep tarihi itibariyle sonlandırıldığını, ayrıca davacının ziraat odası üyeliği olmayıp 1281 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifinde 1497 üye numarası ile 27.11.1992 tarihli kaydının bulunduğunu, bu dava konusunda davalı Kurumun kayıtları esas olup davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünün 28.12.2018 tarihli müstahsil makbuzuna göre ... adına yapıldığı anlaşılan 30.07.1994 tarihli Tarım Bağ-Kur prim tevkifatının davacıya ait olduğunun tespitine, 2-Davacının 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkı saklı kalmak kaydıyla, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü tarafından yapılan 30.07.1994 tarihli prim tevkifatına istinaden davacının 01.08.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve bu hususun davacının emeklilik işlemlerinin yapılmasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, ... 4. İş Mahkemesi 2022/480 Esas 2022/597 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ...'nun 2926 sayılı Kanun'a tâbi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tesciline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3409, K. 2025/10266, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3409-e-2025-10266-k-8a346c680d95