Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3027 E. 2025/7614 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3027
- Karar No
- 2025/7614
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/451 E., 2024/76 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.1984 tarihinden 15.09.1984 tarihine kadar 45 gün, 15.07.1985 tarihinden 20.09.1985 tarihine kadar 75 gün, 15.07.1986 tarihinden 30.09.1986 tarihine kadar 75 gün çalıştığını, 01.08.1987 tarihinden itibaren sigorta başlangıcı olan Nisan 1989 tarihine kadar kesintisiz çalışmasına karşın çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğini belirterek bu tarihler arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde: hizmet tespiti davaları için 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, aynı hükmün halen yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinde de tekrar edildiğini, davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreyi aşan çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenine ilişkin davalar olduğunu, kamu düzenine ilişkin olan davalarda çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya ve duraksamaya yer bırakılmayacak şekilde ortaya konması gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ...'ın 01.08.1987-31.03.1989 tarihleri arasında toplam 600 gün davalı belediyeye ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak yürürlükteki günlük brüt asgari ücret üzerinden fiili olarak çalıştığının tespitine, davacının 01.08.1984-15.09.1984 ile 15.07.1985-20.09.1985 ve 15.07.1986-30.09.1986 tarihleri arasında geçtiğini beyan ettiği çalışmaların tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin16.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararı ile istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 01.08.1987-31.03.1989 tarihler arasının, dava tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığı gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili: a.Hak düşürücü sürenin geçmediğini, b.Blok çalışma bulunduğunu, Yargıtay içtihatlarında da emsal kararlara göre hak düşürücü sürenin geçirilmediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.