Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2954 E. 2025/6374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2954
Karar No
2025/6374
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/264 E., 2024/274 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette 09.12.1999 – 05.08.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespiti istemli daha önce açtıkları davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın temyizi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarih ve 2019/3013 E. - 2020/1435 K. sayılı ilamı ile davacının çalıştığı davalı Tekirdağ Radyo Tv Yayıncılık A.Ş.'nin 675 sayılı KHK kapsamına girdiği ve kapatıldığı anlaşıldığından dava hakkında 675 sayılı KHK'nin 16. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması yönünden bozulduğunu, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın 12.02.2018 tarihinde kesinleştiğini, bu karar sonrası ilgili İdareye başvurulduğunda, davalı işyerinin 693 sayılı KHK ile kapatılan kurumlar listesinden çıkartıldığı belirtilerek işlem yapılmadığını ileri sürerek, HMK'nın 375. maddesi hükmüne göre yargılamanın iadesi yoluyla davacının, davalı şirkette 09.12.1999 – 05.08.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Tekirdağ Radyo TV Yayıncılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespit talebinin haklı ve yasal gerekçeye dayanmadığını, davacının şirket bünyesinde çalışmaya başladığı anda sigortalı hizmet kaydının yapıldığını ve çalıştığı süre boyunca primlerinin düzenli ve kesintisiz şekilde ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2018 tarih ve 2018/38 E. - 2018/503 K. sayılı kararıyla, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1 nci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2019 tarih ve 2019/218 E. - 2019/444 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile; ... 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" nın yargılamanın iadesi nedeni sayıldığı, somut olayda, davalı şirketin, 27.07.2016 tarih ve 29783 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 668 sayılı KHK'nın ekli listesinde bulunan ve kapatılan kurumlar içerisinde yer almakta iken 25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkındaki 693 sayılı KHK'nın ek 6 sayılı listede kapatılan kurumlar arasından çıkartıldığı, davalı şirketin kapatılan kurumlar listesinden çıkarılmasına dair belgenin sonradan ortaya çıktığı, yeni bir delil niteliğinde olduğu, davacının bunu fiilen daha önce elde etmesinin mümkün olmadığı, hükmün verilmesinden sonra elde edilen belgenin davacının kusurundan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, koşulları oluştuğu halde yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 2 nci Karar İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2021 tarih ve 2020/293 E. - 2021/73 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1- 09.12.1999 - 30.03.2000 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili talebin hak düşürücü süre yönünden reddine, 2-Davacının davalı işyerinde 02.03.2001 - 05.08.2010 tarihleri arasında 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine, Daire kararı ile bozma sonrası, davacının 09.12.1999-30.03.2000 tarihleri arasındaki dönemi ile ilgili talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının davalı işyerinde 02.03.2001-05.08.2010 tarihleri arasında 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidildiği, somut olayda, davacının 02.04.2004-01.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetlerinin davalı işyerinden Kuruma bildirildiği, dönem bordrolarının getirtildiği, dosya kapsamında beyanları alınan bordro tanıkları ... ve ... Çoklu’nun (Kaplan) kabule konu dönemin tamamında çalışmasının bulunmadığı, komşu işyeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarına dair beyanda bulundukları, bu haliyle tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, kabule konu dönemin tamamında kayıtlı bordro tanıkları resen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları karşılaştırılmalı varsa çelişki giderilmeli, gerekirse daha önce dinlenen tanıkların yeniden beyanları alınmalı, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı, çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlandıktan sonra elde edilecek deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 3 ncü Karar Mahkemenin 28.09.2022 tarih ve 2021/470 E. - 2022/425 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 1-09.12.1999-30.03.2000 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili talebin hak düşürücü süre yönünden reddine, 2-Davacının davalı işyerinde 02.03.2001 - 05.08.2010 tarihleri arasında ayda 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. E. 3 ncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile; ... davacının bildirimin yapıldığı 02.04.2004 sonrası dönem yönünden toplanan deliller ile kurulan tespit hükmü yerinde ise de 02.03.2001-02.04.2004 tarihleri arası dönem yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, yapılacak işin, bozma sonrası dinlenen dönem bordro tanığı ...’nın, davacının da hazır bulunduğu celsede yüzleştirme yapılmak suretiyle yeniden ifadesine başvurulmalı, dosyaya getirtilen dönem bordrolarından 2.3.2001-2.4.2004 tarihleri arası kayıtlı bordro tanıkları re'sen tespit edilerek davacının çalışmasına yönelik yöntemince beyanları alınmalı, böylece anılan dönem yönünden çalışmanın varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 4 ncü Karar Mahkemenin 21.07.2023 tarih ve 2023/56 E. - 2023/358 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile bir önceki karar gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. G. 4 ncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile; "Mahkemece bozma kararına uyularak, hükümde yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de beyanları karara esas alınan tanıklardan ... 'nın davacının çalıştığı tarihlere ilişkin olarak net bir ifadede bulunmadığı, diğer tanıklar ..., ... ve ...'in hizmet döküm cetvelleri incelendiğinde, 02.03.2001 - 02.04.2004 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışmaları bulunmadığı anlaşıldığından, 02.03.2001 - 02.04.2004 tarihleri arası dönem yönünden ispatlanamayan davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Öte yandan, Dairemizin 03.03.2020 tarih ve 2019/3013 E. - 2020/1435 K. sayılı bozma kararına uyularak, HMK.'nın 375. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi gereği yargılamanın iadesi nedeni sabit görüldüğü halde, Mahkemece bozma sonrası hüküm kısmında, HMK.'nın 380/1. maddesi gereğince, Mahkemenin 25.09.2017 tarihli ve 2017/368 Esas 2017/435 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 5 nci Karar Mahkemenin 04.12.2024 tarih ve 2024/264 E. - 2024/274 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile HMK’nın 380/1 maddesine göre yargılamanın yenilenmesi sebebi sabit görüldüğünden, Mahkemenin 25.09.2017 tarihli 2017/368 Esas 2017/435 Karar sayılı mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-09.12.1999-30.03.2000 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili talebin hak düşürücü süre yönünden reddine, 2-Davacının davalı işyerinde 03.04.2004 - 05.08.2010 tarihleri arasında ayda 30 günlük süre ile kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Başkanlığı vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yargılanmanın yenilenmesi yoluyla hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2954, K. 2025/6374, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-2954-e-2025-6374-k-ef7293cd3390