Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/279 E. 2025/5183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/279
- Karar No
- 2025/5183
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2071 E., 2024/1852 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/218 E., 2024/389 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait pide imalatı yapılan işyerinde 01.01.1998 tarihinde çalışmaya başladığını, 24.05.2000 tarihinde askere gittiğini, 24.11.2001 tarihinde terhis olduğunu, terhis olduktan sonra babasını kaybettiğini, askerden geldikten sonra zorunlu nedenlerden dolayı geçirdiği makul süre sonrasında işine tekrar aynı iş yerinde başladığını ancak işveren tarafından 21.06.2002 tarihinde işe girişinin yapıldığını, çalışması devam ederken 28.06.2002 tarihinde işten çıkarıldığını, 01.05.2004 tarihinde yeniden işe girişinin yapıldığını, yaklaşık 35 yıldır aynı iş yerinde kesintisiz çalıştığını ileri sürerek, davacının 01.01.1998– 21.06.2002 ve 28.06.2002 – 01.05.2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının askerlik süresi hariç tespitiyle, sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1998 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, 30.04.2024 tarihli celsedeki beyanında; taleplerinin 01.01.1998– 21.06.2002 tarihleri arasında hizmet tespitine ilişkin olduğunu açıklamıştır. II.CEVAP Davalı ..., davacının iddialarının doğru olduğunu, kendisinin ... Pide markası ile kıymalı pide ürettiğini, davacının 01.01.1998 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını, askerlik dönüşü tekrar çalışmaya devam ettiğini, çalışmasının kesintisiz olduğunu beyan etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dinlenen tüm tanık beyanları nazara alınmaksızın davanın hak düşürücü süreden reddinin hukuka aykırı olduğunu, yerleşik içtihatlar uyarınca hak düşürücü sürenin dava konusu olayda uygulama yerinin bulunmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.01.1998-28.06.2002 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 21.06.2002 tarihinden sonra hizmeti Kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 21.06.2002 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. 2.Somut uyuşmazlıkta davacının hizmeti 21.06.2002 tarihinde davalı işveren üzerinden Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Mahkemece blok çalışmada kayıt öncesi hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. 3.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi 21.06.2002 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı, gerekçesi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. 4.Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya Kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. 5.Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda Kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.01.1998 tarihi ile sonrası kayda giren 21.06.2002 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde Kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki onama gerekçesine katılınmamıştır.