Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2071 E. 2025/9295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2071
- Karar No
- 2025/9295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1849 E., 2024/2633 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/286 E., 2024/345 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.04.1998 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde fırın ateşçisi olarak çalışmaya başladığını, 20 yıl aynı işyerinde çalışmasına devam ettiğini, davacının çalışmış olduğu işyerinde yılda on beş gün bir ay bakım onarım nedeniyle çalışmaya ara verildiğini, işverenlerce işçilere “Siz şimdi gidin biz sizi tekrar çağıracağız” denildiğini, bakım onarım bittiğinde aynı çalışma şartlarında iş aktinin devam ettiğini, davacının 1998-2014 yılları arasında yirmi dört saat çalışma, yirmi dört saat dinlenme şeklinde vardiyaya tabi çalışılırken işyerine gelen SGK müfettişlerince çalışma şartlarındaki usulsüzlük tespit edilmiş, 2014 yılından sonra günlük mesainin on iki saate düşürüldüğünü, 01.01.2018 tarihinde davacı işçi işverenlerce çağrılarak iş aktine haksız olarak son verildiğini öğrendiğini, SGK hizmet dökümünü temin ettiğinde SGK'ya eksik bildirilen çalışmalarının olduğunu gördüğünü, müvekkilinin 1998 yılı Nisan ayından iş aktinin son bulduğu tarihe kadar çalışmalarının SGK kayıtlarına yansıtılmadığını, bu sebepler davanın kabulüne, davacının hizmet süresinin tespiti ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkiline ait işyerinin tuğla fabrikası olduğunu, tuğla fabrikalarında işin doğası gereği soğuk havalarda çalışma yapılamadığından kış aylarında işe ara verildiğini, çalışan işçilerin mevsimlik işçi olduğunu, her yıl sonbaharda çalışmaya ara verildiğini, ilkbaharda ise tekrar çalışılmaya başlandığını, değişkenlik göstermekle birlikte arada en az 3-4 aylık bir süre çalışılma yapılmadan geçirildiğini, bu sürenin bazı sezonlarda uzadığını, davacının aksi yöndeki beyanlarını kabul etmediklerini, çalışılan iş mevsimlik olduğundan her iş sezonunun başlangıcında iş sözleşmesi imzalandığını, sezon sonunda ise iş akdinin feshedildiğini, yapılan sözleşmelere ve düzenlenen evraklara göre davacının işe giriş ve işten çıkış tarihlerinin belli olduğunu, İş Kanunu ve diğer yasal düzenlemeler çerçevesinde tüm hakları kendisine verilen ve çalışma şartları yine yasal düzenlemeler çerçevesinde uygulanan davacının kötü niyetli olarak haksız ve hukuki mesnetten yoksun iş bu davayı açtığını, davacının sigortasının çalıştığı gün kadar bildirildiğini, herhangi bir eksiklik olmadığını, davacı tarafın aksi yöndeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı işyerinin mevsimlik işyeri olduğunu, hizmet sürecinin kesintili geçtiğini, aksi ispat olununcaya kadar Kurum kayıtlarının geçerli olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının .. işyeri sicil no.lu davalı ... Toprak San. Tic. Ltd. Şti. isimli işyerinde; 01.05.1998-31.08.1998 20 gün 01.05.1999-31.08.1999 6 gün 01.09.1999-25.11.1999 7 gün 01.09.2002-30.11.2002 30 gün 01.05.2003-31.08.2003 36 gün 01.09.2003-20.10.2003 10 gün olmak üzere toplam 109 gün daha sigortalılık süresinin bulunduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde ve özellikle dosya kapsamına sunulan puantaj kayıtları, eksik gün formları, tanık beyanları birlikte değerlendirilerek ve davalı tarafça davacının hizmetlerinin bildirildiği süreler dışında davacının aralık, ocak, şubat ve mart aylarında çalışma yapmadığının kabulü verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, işyerinin faal olmadığı zamanlarda davacının çalışmadığını, işyerinde sürekli çalışanların bekçiler ve teknik personel olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini belirterek bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, işyerinde mevsimlik çalışma olduğunu, ara verilen dönemin bir aydan fazla olduğunu, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.