Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19763 E. 2026/4214 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19763
- Karar No
- 2026/4214
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/342 E., 2025/196 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işverene ait .. Fabrikasında geçen 4/1-a kapsamındaki çalışmalarının, 01.10.2008 tarihinden itibaren fiili hizmet süresi zammı kapsamında bildirildiğini, diğer davalı Kurumun 31.07.2019 tarihli işlemle 01.10.2008 tarihinden itibaren yapılan bildirimlerin hatalı olduğunu, bunların iptali için iptal bordrosu düzenlenerek ek bildirge ve bordro ile normal bildirim yapılması talebinde bulunduğunu, oysa davacının asit üretilen ve asidin kullanılması ile ... yapılan iş yerinde, asidin zararlı etkisine maruz kalarak çalıştığını, davalı Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, işlemin iptalini, davacının bildirimlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesine göre fiili hizmet süresi zammı kapsamında olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP Davalı işveren vekili, davacı bildirimlerinin fiili hizmet süresi zammı kapsamında yapıldığını, davalı Kurumun iş yerinde yapılan denetimler sonucunda, fabrikanın bazı bölümlerinde çalışan işçilerin asit üretimi ile ilgisinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu kişilerin 40. madde kapsamındaki tüm bildirimlerinin iptal edilerek normal bildirge verilmesini talep ettiğini, davaya sebebiyet verilmediğini, kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili, davalı işverene ait ... Fabrikasında asit üretiminin bulunmadığı birimlerden yapılan bildirimlerin denetlenmesi açısından, yönetmelik gereği, iş müfettişlerinden maruziyet olup olmadığı hususunda inceleme istendiğini, düzenlenen raporda asit üretimi yapılmayan bölümlerde çalışanların bildirimlerinin yerinde olmadığının belirtildiğini, Kurum denetmenleri tarafından hazırlanan rapor sonucunda, yanlış bildirimlerin iptali ile doğru bildirimlerin yapılması için işlem yapıldığını, işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2022 tarih, 2022/88 E., 2022/603 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2024 tarih, 2023/932 E., 2024/573 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, öncelikle davacının işyeri özlük dosyasında yer alan bilgiler dosyaya katıldıktan sonra 01.10.2008 tarihinden dava tarihine kadar iş yerinde hangi bölümlerde hangi işi yaptığı belirlenerek, gerekirse yeniden keşif incelemesi ile iş yerinin hangi bölümlerinde dava konusu fiili hizmet süresi zammı koşullarının bulunup bulunmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden, objektif kriterlere göre değerlendirme yapılarak hazırlanan ve davacının maddede geçen işlerde, zararlı etkiye maruz kalarak çalışıp çalışmadığını belirten bireyselleştirilmiş raporun dosya içine alınması, Fiili hizmet süresi zammı, maddede geçen işlerde fiilen çalışılan her 360 gün için 90 gün olarak hesaplanıp verilebileceği gözetilerek bu dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil günleri ile koşulların oluşmadığı bölümde geçen çalışmaların belirlenip çıkarılması ile varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. .." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.