Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18876 E. 2025/18012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18876
- Karar No
- 2025/18012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI : 2024/159 E., 2024/637 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.01.1986 tarihinden itibaren ... sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin 01.01.1986 tarihindeki çalışmasını değerlendirmek için 04.12.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurduğunu, ancak davalı Kurum bu başvuruyu 08.12.2020 tarihli yazısında müvekkilin dönem bordrosunun bulunmadığı gerekçesiyle reddettiğini belirterek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1986 olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davada sadece Kurumun hasım gösterildiğini işverene de husumet yöneltilmesi gerektiğini, talep edilen sürelere hak düşürücü sürenin olup olmadığı Mahkemece re'sen araştırılması gerektiğini, davacı tarafından dinlettirilecek olan tanıkların işyerinde çalışmayan görgü tanığı olmayıp, aynı dönemde aynı bordroda imzası olan kişilerden olması gerektiğini, işyerine ait işyeri dosyası celp edilip incelenmesi gerektiğini, resmi belgelerin yönetimince verilip verilmediği, işyerinde müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığı araştırılması gerektiğin belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, vergi, belediye, SGK aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişileri davacının beyanı alınmak suretiyle belirlenerek dinlenmeli, öte yandan inşaata konu binanın niteliği, hangi amaçla kullanıldığı belirlenmeli, konut olarak kullanımı söz konusuysa bağımsız kat malikleri, işyeri olarak kullanılıyor olması halinde iş yeri sahipleri ve çalışanları dinlenmek suretiyle binanın inşaatının 1986 yılında fiilen devam edip etmediği de belirlenmeli, ayrıca bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ... adına dava dışı iş yerinden işe giriş bildirgesi verilip verilmediği de Kurumdan sorularak istenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. .." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Davacının 01.01.1986 tarihinde ... sicil numaralı bina inşaatı unvanlı işyeri tarafından 01.01.1986 tarihinde sigortalı işe giriş bildirgesinin verildiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Merkezinin 31.03.2021 tarih ve E-45107936-640-23092309 sayılı yazısında; ... sicil numaralı işyerinin iz olduğu, 01.07.1981 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 30.03.1984 tarihinde Kanun kapsamından çıktığı, 1986 dönem bordrosunun mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.... Çorum Vergi Dairesi tarafından verilen 08.06.2021 tarih ve E-17162626-250.02-18844 sayılı yazı cevabında; ...'ın 10.01.1998 tarihinde ikamet amaçlı binaların inşaat işine başladığı 31.03.2003 tarihinde anılan işi bıraktığı bilgisi verilmiştir. ... Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen 30.06.2021 tarihli memur araştırma tutanağında; ...'a ait bahse konu bina inşaatında davacıyla birlikte ...'nun çalışma yaptığının tespit edildiği bildirilmiştir. ... Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen 07.07.2021 tarihli memur araştırma tutanağında; ...'ın 1 ay kadar inşaat amelesi olarak çalıştığı, aynı yerde boya ustası olarak çalışan ... dışında başka kimseyi tanımadığını beyan ettiği, ayrıca komşu işyeri tanığı veya tanık olarak başka kimsenin olmadığı bilgisine ulaşıldığı bildirilmiştir. ... Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen 02.08.2021 tarihli memur araştırma tutanağında; ...'a ait ... Merkez/ Çorum adresinde bulunan binanın 3 kattan oluştuğu, her katta 2 daire olmak üzere toplam 6 dairenin olduğu, her dairenin 90-1 00... olduğu, binanın alt katının tamamının ... Salonu olduğu, inşaatın 1985 yılında başlayıp, 1987 yılında bitirildiği, bahse konu yerin halihazırda işhanı olarak kullanıldığı, binanın işyerlerine ayrılarak el değiştirmesinden dolayı ... dışında davacının çalışmasını bilebilecek başka tanık isminin tespit edilemediği bildirilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; davacıyla birlikte ... Salonunda çalıştıklarını, binanın altının düğün salonu, üzerinin ise daire olduğunu, ... Salonu'nun o zamanki sahibinin ... olduğunu, kendisinin 1985 yılı Kasım ayından 1986 yılı Mart- Nisan aylarına kadar inşaatta boya ustası olarak çalıştığını, davacının 1986 yılı Ocak ayında işe başladığını ve sıvacı olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ... davacının dava dışı ... yanında tespit istenilen tarihlerde çalışma yaptığını beyan etmiştir.
Davacı tanığı ..., tanık olarak vermiş olduğu beyanında davacının çalışma yaptığı inşaatın devam ettiği tarihlerde inşaatın karşısında kahvehane işlettiğini ve davacıyı bu sebeple tanıdığını, davacının dava dışı işveren yanında inşaatta çalışırken gördüğünü beyan etmiştir. Dava dışı ...'ın 05.08.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.... Komşu işyeri tanıklarının tespiti için Belediye Başkanlığına, Vergi Dairesine ve kolluğa yazılan müzekkere cevaplarında tanık tespitinin yapılamadığı bildirilmiştir. Vergi dairesi binada ikamet eden mülk sahiplerinin ... ve ... olduğu tespit edilmiş olup davacı asıl beyanında "... abimdir, kendisi yurt dışında ikamet ettiğinden çalışmamı bilmez, ... babam olur, babam köyde ikamet eder, babamın akli dengesi yerinde değildir ancak çalışmalarım hakkında bilgi sahibidir. Benimle birlikte çalışma yapan sadece ... ve ... isimli şahısları tanıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Çorum Vergi Dairesi, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğü ve SGK müzekkere cevabına göre dava dışı işveren ...'ın 01.01.1986 tarihinde faal olmadığı belirtilmiş ise de kolluk araştırmasına istinaden 1985-1987 yılları arasında işyerinin faal olduğu, davacı tanığı ..., ... ve komşu işyeri tanığı ...'ın davacının çalışmaları hakkında tanıklık ettiği, davacının 01.01.1986 tarihinde ...'a ait ... sicil numaralı işyerinde çalışma yaptığını ispat ettiğinden ..." gerekçesiyle, Davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı iş yerinden sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1986 olduğunun tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.