Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1748 E. 2025/9081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1748
- Karar No
- 2025/9081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/896 E., 2024/1808 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/145 E., 2022/624 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 02.02.2013 tarihinden 31.01.2018 tarihine kadar "Fotoğraf Çekimci" kadrosunda kesintisiz olarak belirsiz süreli iş akti ile aylık net 2.200-TL. ile çalıştığını, ancak bu çalışmalarının bir kısmının Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek 02.02.2013 ile 31.03.2016 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı ... . vekili cevap dilekçesinde; davacının yeğeni olup, annesinin ricası üzerine davalıya ait işyerinde kısmi zamanlı olarak çalıştığını, davacının zor durumda olmasına istinaden kendisini kısmi zamanlı getir-götür işlerinde çalıştırdığını, 2013-2018 yılları arasında çalıştığını iddia etmiş ise de bu hususun doğru olmadığını, davacının çalıştığı sürelerin Kurum kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacının çalıştığı sürelerin tamamının Kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespitine ilişkin davaların kamusal niteliği gereği öncelikle, davacı ile davalı işveren arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı eylemli geçip geçmediğinin, davacının çalıştığı öğrenim durumunun, askere alınış tarihi, işin mevsimlik olup olmadığı gibi hususların araştırılması gerektiğini, öte yandan davacının iddiası fotoğraf çekimci olarak çalıştığı yönünde olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin iş akdi mi yoksa Borçlar Kanunu çerçevesinde eser sözleşmesi mi olduğunun irdelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 02.02.2013-31.03.2016 tarihleri arasında bu dönemlerde geçerli olan prime esas alt kazanç üzerinden kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, beyanları hükme esas alınan ...'nın davacının eşi olup, kendisinin de işverene karşı açtığı hizmet tespiti davasının mevcut olduğunu, aralarında menfaat birlikteliği olduğunu, Mahkemenin tespitine karar verdiği sürelerin nasıl belirlendiğinin anlaşılamadığını beyan etmektedir. 2- Feri müdahil Kurum vekili; Mahkemece dinlenilen tanık beyanlarının birbirleri ile çelişkili olduğunu, çalışmanın gerçek, eylemli ve kararda yer alan süreler içerisinde davacının çalıştığını ispattan uzak olduğunu, çalışma olgusunun ispatlanamadığını, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin genel hükümler çerçevesinde eser ya da vekalet sözleşmesi olup olmadığının da irdelenmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 02.02.2013 ila 31.03.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti ile prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 2. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 02.02.2013 ile 31.03.2016 tarihleri arasında çalışma iddiası hakkında Mahkemece ücret ödeme belgeleri ile uyuşmayan soyut tanık beyanları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. 3. Somut olayda, dosyaya celp olunan Kurum kayıtları incelendiğinde davacı adına davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinden 01.04.2016-31.01.2018 tarihleri arasında bildirim yapıldığı, davacının talebinin bildirim öncesi döneme ilişkin olduğu, davalı adına kayıtlı ... sicil numaralı iş yeri 01.04.2016 tarihinde Kanun kapsamına alınıp, 31.01.2018 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, davalı işyerinden düzenlenen dönem bordrolarına göre davacıdan başka sigortalı çalışanın bulunmadığı, bu nedenle dönem bordro tanığı dinlenemediği, yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı ...'ın işveren aleyhine davasının bulunduğunun bildirildiği, aynı zamanda komşu iş yeri tanığı olduğunu iddia eden davacı tanığı ...'nin uyuşmazlık konusu dönemde herhangi bir iş yerinden bildiriminin bulunmadığı, kolluk aracılığıyla tespit edilip beyanlarına başvurulan komşu iş yeri tanıklarının ise davacının çalışma şekli, süresi hakkında bilgi olmadıklarının anlaşılması karşısında Mahkemece, davacıdan ücretinin ne şekilde ödendiği, kimlere hizmet verdiği hususları sorulmalı, davacının iddiası kapsamında daha fazla kamu tanığı tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı .... tarafından davalıya karşı açılan dava dosyası tespit edilerek, bu dosya içeriği ayrıntılı olarak incelenmeli, tanık ...'nin uyuşmazlık konusu dönemde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı da gözetilmek suretiyle davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konularak, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.