Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17367 E. 2026/4268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17367
- Karar No
- 2026/4268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/290 E., 2025/1712 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş İş Mahkemesi SAYISI : 2023/323 E., 2024/375 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediyesi Başkanlığı ve Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 1995 yılında davalı yanında çalışmaya başladığını, çalışmalarından sadece 1999 yılına ilişkin olarak 5 aylık kısmın ...'ya bildirildiğini belirterek, müvekkilinin 1995-2003 yılları arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalılardan belediye vekili; davacının müvekkilinin işçisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılardan ... vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.02.1994-01.10.1995 arasında askerlik görevini ifa ettiği, akabinde 10 gün sonra işe başladığının kabul edilmesi gerektiği, tanıkların beyanlarından davacının değişen şirketler bünyesinde Belediyenin ihtiyaç duyduğu hizmet alanlarında çalıştığının ve çalışmasının blok çalışma olduğunun anlaşıldığı, aynı mahiyette dava açan ... ... isimli işçinin Mahkemenin 2021/188 E. sayılı dosyada talebi yönünden 31.12.2002 tarihine kadar kabul kararı verilerek Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3744 E. ve 2023/7208 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği gözetildiğinde, davacının da 0.10.1995-31.12.2002 yılları arasında davalı Belediyede çalıştığına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının davalı ... nezdinde 10.10.1995 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar toplam 2450 gün Kuruma bildirilen süreler dışında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davacının uyuşmazlık konusu dönemlerde yaptığı işlerin hizmet alım sözleşmeleri kapsamındaki işlerden olmadığının anlaşılması, davacının tüm çalışmasının davalı Belediyenin işinde gerçekleşmesi husumet tevcihinde hata olmaması, hak düşürücü sürenin işe giriş bildirgesinin bulunması ve bildirimin eksik olduğunun anlaşılması nedeniyle geçmemesi, çalışma olgusunun bordro tanık beyanları ve dosya kapsamı ile ispatlanması karşısında, Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamakla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddia ettiği çalışması ile ilgili olarak müvekkili Kurumda herhangi bir kayıt bulunmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporların düzenlenmesi sırasında dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin irdelenmediğini, kamu kurumunda sigortasız işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddia ettiği dönemlere ilişkin olarak kayıt ve belge bulunmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, kamu kurumunda sigortasız işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davadaki sıfatının fer'i müdahil olması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3. Somut olayda davacının, davalı Belediyeye ait iş yerinden 1995-2003 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini dava etmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Davacının aralıksız kesintisiz çalıştığını iddia ettiği kamu kurumu niteliğinde olan davalı Belediyenin çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olması, işe giriş için karar alınması ve ücret için ödenek ayrılması gerektiğinden, hizmetlerinin tespitini ileri sürdüğü dönem yönünden davalı kamu kurumunda çalışma iddiasında bulunan davacının bu hususu ispat etmesi gerekir. Dosyada dinlenen tanıkların davacının yaptığı iş konusunda farklı beyanlarda bulundukları, bu hususun netleştirilmesi gerektiği, ayrıca talep tarihleri içerinde 1999 yılında davalılardan ... ... A.Ş.'den bir kısım bildirimlerinin de bulunması karşısında davacının davalı ... çalışanı mı taşeron şirketlerin çalışanı mı olduğu hususu da netleştirilmeli ,diğer taraftan davacının ücretinin Belediye tarafından muhasebeleştirilmeksizin nasıl ödendiği, ücretini kimden ve nasıl aldığı dolayısıyla kabule konu dönemde fiili çalışma ve ücret olgusu da hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.