Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17062 E. 2026/6483 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17062
Karar No
2026/6483
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2405 E., 2025/2140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2024/447 E., 2025/121 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili davacının tevkifat kesintisi yapılan 25.02.2007 tarihini takip eden aybaşından itibaren 14.01.2011 tarihine kadar kesintisiz şekilde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Tarım Bağ-Kur sigortalı prim günlerinin borçlandırılarak sayılmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; işbu dava yönünden kanunun öngörmüş olduğu 5 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu, işbu davanın süresinde olmamasından kaynaklı olarak, açılmış olan işbu davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ve talepleri hukuken yasal mevzuat gereği yerinde olmadığını, davalı Kurum tarafından davacının sigortalı dosyasının incelenmesi neticesinde: S.S. ... 6 Nolu Tarımsal Kalkınma Koop. 2007-08-09-10-11 yılları kesinti listelerinin işlenmesi için yapılan arşiv araştırmasında, sadece 2011 yılı Şubat dönemine ait tevkifat kesinti listelerine rastlandığı ve yüklemesinin yapıldığının anlaşıldığını, diğer yıllara ait listeler Kurum kayıtlarında olmadığından yükleme yapılamadığını, ... Ziraat Odası işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal tarihi olan 14.01.2011 tarihinde başlayan sigortalılığı 30.01.2012 tarihinde kapandığını, davalı Kurumun, davacıya yönelik yapmış olduğu iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan talepleri mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacının işbu davanın açılmasında hukuki yararı da bulunmadığını ifade ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tarımsal faaliyetinin varlığı 2926 Sayılı Kanun'un 10.maddesinde sözü edilen Kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yapılan araştırmadan anlaşılmıştır. ... Ticaret Borsasından getirtilen belgelere nazaran davacının süt ürettiği ve teslimi sırasında Bağ-Kur primi kesildiği, öte yandan Toprak Mahsulleri Ofisinin cevabi yazısından da 2008,2009,20 10... yıllarını kapsayacak şekilde bir kısım ürün teslimi ve tevkifat bilgilerini içermekte olup bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın reddi gerektiğini, tanık beyanlarının kanuna aykırı olacak şekilde yorumlandığını, Kurum işleminin mevzuat ve usule uygun olarak yapıldığını belirterek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17062, K. 2026/6483, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17062-e-2026-6483-k-43a673118980