Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16082 E. 2026/6492 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16082
Karar No
2026/6492
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1368 E., 2025/1926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/182 E., 2024/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu ... ...’ın ... İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Kadrosunda Çarşı ve Mahalle Bekçisi olarak görev yapmakta iken, görev yapmış olduğu yerden 31.12.2021 tarihinde mesai bitiminden sonra, ikamct ettiği ... merkezde bulunan evine dönerken Gökçeyazı Beldesinde saat 08:55 sıralarında trafik kazası geçirerek hayatını kaybettiğini, muris ... ...'ın vefatı sonrasında, yasal mirasçısı olan müvekkilinin, oğlunun vazife malulü sayılması için başvuruda bulunduğunu, başvurunun reddedildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının ... oğlunun vazife malullüğünün tespitine, davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanmasına, hak ettiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davacı tarafından soyut ve mesnetsiz iddialarla hiçbir hukuki temele dayanmayan taleplerde bulunulduğunu, bu taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu uyuşmazlık bakımından müvekkil Kurumca tesis edilen işlemlerde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Somut olayda, meydana gelen trafik kazası sigortalının görevini yaparken veya vazifeleri dışında idaresince görevlendirilmiş veya işe gidip gelirken meydana gelmiş bir kaza olmadığı, ayrıca olayın iş yerinde de meydana gelmediği, sigortalının hayatını kaybettiği kaza görevini fiilen yaptığı sırada meydana gelmediği gibi görevinin sebep ve tesirinin de bulunmadığı, yani görev ile vefat olayı sırasında herhangi bir nedensellik bağının olmadığı, vefat olayının sigortalının istirahata ayrıldığı zaman dilimi içerisinde meydana geldiği, bu nedenle meydana gelen olaya vazife malullügü hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından davanın reddine dair Mahkeme kararı yerinde olmuştur.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Muris ... ...'ın, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli olup görev dönüşü mesai bitiminde ikamet ettiği evine giderken geçirmiş olduğu trafik kazasında vefat ettiğini, hizmete geliş ve gidiş sırasında yaşanan trafik kazalarının hizmetin bir parçası sayılması gerektiğini, dolayısıyla ölüm olayının; görevin neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin kabulü gerektiğini, 2.Murisin çalışmış olduğu İdarenin servis uygulamasının bulunmaması nedeniyle murisin ikametine zorunlu olarak özel aracı ile gidip geldiğini, 3.... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 25.09.2023 tarihli cevap müzekkeresine göre, murisin ölümünden 4 ay önce 09.08.2021 tarihli form ile "... İlçesinde görev yapmaktayım, çalışma şartlarından dolayı ulaşım sıkıntısı yaşıyorum, kendi aracım olmasına rağmen göreve gidip gelmem sağlıklı bir ortam oluşturmuyor..." şeklinde beyanda buunduğunu, söz konusu ifadelerden de açıkça anlaşılacağı üzere murisin ölüm olayının; görevin neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiğini, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vazife malullüğünün tesbiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16082, K. 2026/6492, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16082-e-2026-6492-k-e4f84dfb3acc