Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15347 E. 2025/17576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15347
- Karar No
- 2025/17576
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/361 E., 2023/729 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1993 yılının Nisan ayının 1. gününden itibaren 26.12.1997 tarihine kadar ... isimli şahsın işletmekte olduğu briket imalathanesinde çalıştığını, 1993 yılının 4. ayının 1.gününden itibaren 1997 yılının 12. ayının 26. gününe kadar çalıştığını, toplam 10 yıl kesintisiz çalışan müvekkilinin 2003 yılının 9. ayının 15. günü işi bıraktığını, toplamda 10 yıldan fazla çalışma süresi olduğu halde müvekkilinin yalnızca 2003 yılının 6. ayına ait bir aylık sigorta pirimi yatırıldığını, yalnızca bir aylık sigortalılığın Kuruma bildirildiğini, davalarının kabulü ile müvekkilinin 1993 yılının 4. ayının 1. gününden itibaren 1997 yılının 12. ayının 26. gününe kadar ... isimli şahsa ait briket imalathanesinde çalıştığının ve sigortalılığın tespitini, ayrıca müvekkilinin ... Nakliye İnşaat Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti.'de 26.12.1997 tarihinden 20 03... . ayının 15. gününe kadar çalıştığının ve sigortalılığının tespitine, yargılama harç ve giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... Nakliye İnşaat Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde, 506 sayılı Kanun'un 79/8. maddesine göre hizmet tespiti davalarının beş yıl içinde açılması gerektiğini, kanunun öngördüğü bu süre zamanaşımı değil hak düşürücü süre olduğunu, hizmet tespiti davacı açmak için gerekli olan beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın esas yönünden de reddi gerektiğini, davacı ile davalı müvekkili ... arasında hiç bir zaman bir iş akdi yapılmadığını, davacının hiçbir zaman müvekkiline ait iş yerinde çalışmadığını, müvekkil şirket ortaklarından ... ile davacının arkadaş olduklarını, bu sebeple davacının müvekkilinin yaptığı işten ve ortağı olduğu şirketten haberdar olduğunu, davacının müvekkili ...'ın arkadaşı olması sebebiyle sırf bir sigorta kaydının olması için ricada bulunarak bir ay şirkette çalışmak istediğini, arkadaşını kırmayan ...'ın davacıyı 2003 yılının 6. ayında bir aylığına işe aldığını, durumu da hemen sigortaya bildirdiğini, davacının bir aylık çalışmanın ardından şirketten ayrıldığını, davacının iddia ettiği gibi yıllarca müvekkili şirkete çalışmasının söz konusu olmadığını, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, kabul etmediklerini, davacının Kurumlarına 6...4 sigorta sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, davacının şahsi dosyasının tetkikinde davalılardan ... Nak. İnş. Trzm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde 03.06.2003 tarihinden işe başladığı ve 30.06.2003'te işten ayrıldığının tespit edildiğini, başkaca bir kaydına rastlanılmadığını, 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi iddia edilen çalışların yasa kapsamında sayılabilmesi için taraflar arasında hizmet akdinin varlığının şart koşulduğunu, bu nedenle öncelikle taraflar arasında hizmet akdinin varlığının araştırılması gerektiğini, yine işin mevsimlik olup olmadığının, kesintili gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile Mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 08.11.2017 tarihli kararı ile "Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2-A)Davacının 24.08.2000 - 18.06.2003 tarihleri arasında davalı ... Nakliyat İnşaat Tar. Hayv. Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığının tespitine, B) Diğer davalı bakımından davanın reddine" karar verilmiştir. IV. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 02.11.20 18... /3802 E. ve 2018/8880 K. sayılı ilamında: "...Davacı 01.04.1993 - 26.12.1997 tarihleri arasında davalı ...'e ait biriket imalatında, 26.12.1997 - 15.09.2003 tarihleri arasında ise davalı şirket bünyesinde çalıştığının tesptini istediği davada Mahkemece bozma ilamına uyularak kısmen kabul kararı verilmiştir. 1-19.06.2003 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı süregelen davacının, 26.12.1997 tarihinde kurulan, 24.08.20 00... sayılı Kanun kapsamına alınan, ortakları arasında davalı ...’ın ve davalı ... Mirasçılarında ... ...'ın da bulunduğu diğer davalı limited şirkete ait işyeri bakımından 03.06.2003 tarihinde çalışmaya başladığı yönünde hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek 03.06.2003 - 30.06.2003 döneminde davalı Kuruma sigorta primleri bordrosuyla 28 günlük bildiriminin gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup 01.04.1993 - 26.12.1997 tarihleri arasında ...’a, 26.12.1997 - 15.09.2003 döneminde limited şirkete ait işyerinde aralıksız geçen ve bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davalı şirketin 24.08.2000 tarihinde Kurum kapsamına alındığı gerekçesi ile davalı şirkette 24.08.2000 - 18.06.2003 tarihleri arasında çalıştığının tesptine, davalı ...'in yanındaki çalışmalar yönünden ise İdris'in briket imalatı ile ilgili işyeri ve vergi kaydının bulunmadığı, tanık ... beyanı ile ...'ın briket işi yaptığı İdris ile aralarında organik bağ olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de Mahkemenin kararı eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Davalı şirketin 26.12.1997 tarihinde tescil edildiği belirgin olduğundan vergi mükellefiyet kayıtları getirtilmeli ve Kuruma tescil tarihi 24.08.2000'den önceki dönem faaliyeti araştırılmalıdır. Davalı ...'in 05.07.1998- 28.12.2004 tarihleri arasında nakliyecilik işi kolunda vergi kaydının bulunduğu, davalı ... ile ...'ın baba oğul oldukları ve davalı limited şirketin kurucu ortağı oldukları, şirkette başka ortağın bulunmadığı, aralarında organik bağ olduğunun kabulü gerektiği, yine davacı tanığı ...'nun beyanında biriket imalathanesinde davacının briketleri araca yükleme işini yaptığını aynı zamanda biriket kesme işinde de çalıştığını beyan etmesi karşısında, davalı ... adına kayıtlı nakliye işinde davacının briket yükleme işi yapıp yapmadığı araştırılmalı yine ... adına kayıtlı briket imalat işyerinin varlığı davalı Kurumdan ve vergi müdürlüğünden araştırılmalı ve elde edilecek sonuca göre davacının ayrıntılı beyanı alınarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmelidir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tespit Davası” başlığını taşıyan 106. maddesinde, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre tespit davaları, bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Bu davaların işlevi, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespiti olup, bundan öteye gitmez. Sigortalının, Kuruma bildirilmeyen geçmiş hizmetlerinin tespiti için 506 sayılı Kanun'un 79/10'uncu maddesine (5510 sayılı Kanun md. 86/9) göre açacağı dava, "tespit davası" niteliğini taşımanın yanı sıra, aynı zamanda "olumlu tespit davası" özelliğini de göstermektedir (Güzel/Okur, s. 200; .../Ekmekçi, s. 245; Tunçomağ, s. 193; Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Serhi, Ankara 1985, s. 512; Sözer, s. 74; Özgür Öztürk, “Sigortalı Hizmetin Tespiti”, Çimento İsveren Dergisi, 1998/1, s. 31). Hâl böyle olunca; taraflarının gerçek kişi olduğu hizmet tespiti davalarında, çalışma iddiası ispatlandığı takdirde, mahkemece kurulacak hüküm, sigortalı hizmetlerin varlığının tespitinden öte, parasal konulara ilişkin herhangi bir irdeleme içermediğinden, mirasçıların mirası reddetmiş olmaları, mirasçılar yönünden tespit hükmü kurulmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak bu husus, Kurum tarafından primlerin tahsili aşamasında göz önünde bulundurulmalıdır. Kaldı ki Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesinde “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.” düzenlemesine yer verilmiş olup; mirasın reddi durumunda tasfiye sonucu terekeden arta kalan olursa, bunlar ikinci zümreye geçmeyerek mirası reddetmiş olan birinci zümreye verileceği hususu, yine tespitine karar verilecek sigortalılık süresinin prim miktarını, bunun sonucu olarak da terekeden ödenecek kısmı etkileyeceği gözetildiğinde, hizmet tespiti davasının mirası reddetmiş olanların da sosyal güvenlik haklarının kamusal yapısı gözetilerek hak alanını ilgilendirebileceği açık olup, mahkemece bu husus da gözetilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu hatalı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. V. BOZMA İLAMI SONRASINDA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Davanın kısmen kabulü ile Davacının 01.04.1993-06.03.2003 tarihleri arasında 3716 gün olmak üzere davalı ... işverenliğinde çalıştığının tespitine, Davacının 06.03.2003-30.06.2003 tarihleri arasında 24 gün olmak üzere davalı ... Nakliye İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığının tespitine, 2-Davacının 30.06.2003-15.09.2003 tarihleri arasındaki çalışması ispat edilemediğinden bu tarihler bakımından talebin reddine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... temyiz isteminde bulunmuşlardır. A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; a.Eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir. 2.Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; a. Mirası reddettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 04.04.1993- 15.09.2003 tarihleri arasında davacının davalılar nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. İlk Derece Mahkemesince davacının 01.04.1993-06.03.2003 tarihleri arasında 3716 gün olmak üzere davalı ... işverenliğinde, 06.03.2003-30.06.2003 tarihleri arasında 24 gün olmak üzere davalı ... Nakliye İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de mahkemenin yazılı hükmü eksik araştırmaya dayanmaktadır. Mahkemece ... ve ... adına kayıtlı işyeri olmaması nedeni ile dönem bordroları bakımından araştırma yapılamamış davalı şirketin 24.08.2000 tarihinde kanun kapsamına alındığı gözetilerek bu şirketten bildirim yapılan bordro tanıkları dinlenilmiş ise de davacıyı tanımadıklarını ifade ettikleri görülmüştür. Mahkemece komşu işyeri tespiti için emniyete yazılarak ... Petrol şirketi ve Karayolları ... Bölge şefliğinin komşu işyeri olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Tespit edilen komşu iş yerlerinde çalışanların ise davacı vekili tarafından bildirildiği ancak bu kişilerin beyanlarının denetlenmediği tespit edilmektedir. Mahkemece Karayolları ... Bölge şefliğinde çalıştığını iddia eden ...'ın hangi dönemde burada çalıştığı ilgili Kurumdan sorulmalı, ... Petrol Şirketinde pay sahibi olduğunu beyan eden tanıkların vergi kayıtları ve şirketin ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmalı, bu kişilerin çalışması 4/a kapsamında ise hizmet dökümleri alınmalı, talep dönemi ile beyanları karşılaştırılarak değerlendirmede bulunulmalı, şüpheden uzak bir kanaate varmak üzere gerekirse araştırma genişletilmelidir. Ayrıca işyerinin kiremit imalatı yaptığı ve dinlenen tanıklarının bazılarının Nisan-Ekim arasında çalışma yapıldığına ilişkin beyanları da değerlendirilmeli davacının mevsimlik çalışıp çalışmadığı hususu netleştirilmelidir. Öte yandan davacının 19.06.2003 tarihinden itibaren oda kaydına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında bildirimleri olduğu hususu gözetilmelidir. Ayrıca kabule göre de davacının 26.12.1997 tarihinde şirketin kurulması ile şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiği, öncesinde ...'a ait işyerinde çalıştığına ilişkin beyanları da hükümde değerlendirilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.