Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14789 E. 2025/15693 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14789
Karar No
2025/15693
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/341 E., 2025/123 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette yün ve keçe bölümünde 01.09.1995-31.12.2011 tarihleri arasında, her sene kış aylarında bir buçuk ay bazen 2 ay ara verdiklerini beyanla, sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının hizmet cetvelinde yer alan çalışmalar haricinde bir çalışmasının bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 89/9 uncu maddesi uyarınca davanın tespiti istenen hizmetin görüldüğü yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içersinde açılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin Mahkemece re'sen gözetilerek davanın reddine karar verilmesini, müvekkili Kurumun fer'i müdahil olması nedeni ile aleyhine yargılama gideri yönünden hüküm kurulmamasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, açılan davanın kanunun emrettiği hususları kapsamadığını, davacının çalıştığı iş kolunun 2008 yılında kapatıldığını ve üretimin tatil edildiğini, aradan yaklaşık 15 sene zaman geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin tüm iş ve işlemleri ile genel merkezinin ...'da olduğunu, bu sebepten davanın ... İş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının işyerinde çalıştığı yıl ve günlere ait primlerin eksiksiz olarak yatırıldığını, kendi isteği ile dosyasında gösterilen tarihte işten ayrıldığını, bir daha da çalışmasının bulunmadığını, işyerinde çalıştığı döneme ait primlerin eksiksiz olarak yatırıldığını, hakkın kötüye kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli 2022/245 Esas, 2024/40 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... Tic. A.Ş. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 25.09.2024 tarihli 2024/8448 Esas, 2024/8999 Karar sayılı ilamında; davacının 25.07.1999 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden davalıya ait ... sicil sayılı işlem gören iş yerinden 31.10.2000 tarihine kadar tam gün üzerinden olmayan bildirimlerinin olduğu, anılan döneme ilişkin olarak davacının imzasını inkar etmediği, hata hile ikrah iddiası bulunmayan ibranamenin mevcut olduğu, yine davacının davalı şirkete ait ... sicil sayılı dosyada işlem gören iş yerinden 01.10.2004-31.01.2010 tarihleri arasında bildirimlerinin olduğu, davacı ile davalı şirket arasında 01.10.2004 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin olduğu, bildirimi yapılan ikinci döneme ilişkin de ibranamenin dosyada mevcut olduğu görülmekle, davacı asilin belgelerdeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin, hata hile ikrah iddiasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, yazılı belgelerin aksinin eş değer delillerle ispatlanabileceği gözetilmeksizin tanık beyanlarına itibarla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; önceki hükümde çalışma zaman aralığının hukuka ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiğini, temyiz edilen karar sonrası davacının sigorta süresinin daha dar bir zaman aralığına çekilmesinin kabul edilemez olduğunu, bu hususun davacının primlerinin eksik hesaplanmasına ve hak kaybına sebebiyet verdiğini, davacının davasını ispatladığını, davalı işverenliğin sunduğu ibranamelerdeki imzaların, yanıltma ve aldatma sonucu davacı müvekkil tarafından atıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14789, K. 2025/15693, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14789-e-2025-15693-k-a33b67e2fecd