Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14658 E. 2025/15244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14658
Karar No
2025/15244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2098 E., 2025/1161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/387 E., 2024/158 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından, 29.07.2025 tarihli ek kararın ise davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirkete ait iş yerinde ... Operatörü olarak çalışırken 19.10.2018 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının %11,30 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi bir maluliyeti bulunmadığını ve yeniden muayeneye tabi tutularak değerlendirme yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...’in 19.10.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %11,3 olduğunun ve başlangıç tarihinin 13.02.2019 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesince 29.07.2025 tarihli ek karar ile HMK'nın 366. ve 346. maddeleri gereğince süre yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının iyileşme süreci, aradan geçen zaman ve maluliyete sebep olan kaza düşünüldüğünde; davacının iyileşme gösterdiği hususunun sabit olduğunu, bu kapsamda davacının iddia ettiği gibi bir maluliyetinin bulunmadığı kanaatinde olduklarını, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp 2. Üst Kurulu kararlarında belirlenen maluliyet oranlarının yüksek olduğunu ve ana dosyadan bağımsız olarak davacının maluliyetinin yeniden değerlendirmesi amacıyla dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerekirken, ana dosyada alınan raporlara itibar edilerek maluliyet tespit edilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum Sağlık Kurulunun tespit ettiği iş göremezlik derecesi ile bilirkişi marifetiyle tespit edilen iş göremezlik derecesi arasında çelişki mevcut olup, bu çelişki giderilmeden dosyanın karara çıkarıldığını, Kurum aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmolunmaması gerekirken vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınması gerektiğine yönelik kararın hukuken doğru olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.07.2025 tarihli ek kararına karşı sunduğu temyiz dilekçesinde ise yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, kararın hem asil Kuruma hem vekile tebliğ edildiğini, bu nedenle hukuken usulsüz bir tebliğ olduğunu, ayrıca davanın tümden reddinin gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi gereğince 29.06.2025 tarihinde vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle Kurumun elektronik tebligat adresine tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 18.07.2025 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.07.2025 tarihli ek kararın yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ek kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin ek karara karşı temyiz talebine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.07.2025 tarihli EK KARARIN ONANMASINA, Davalı şirket vekilinin temyiz talebine yönelik olarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14658, K. 2025/15244, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14658-e-2025-15244-k-ee506577b1f4