Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14368 E. 2026/5952 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14368
- Karar No
- 2026/5952
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/516 E., 2025/1118 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/100 E., 2024/471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı asıl işveren ... ... Bölge Müdürlüğüne bağlı .. ... Şube Şefliğinde, taşeron ... bünyesinde çalışırken 04/11/2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sağ el başparmağı ampute olacak şekilde yaralandığını ve % 22 oranında maluliyetinin oluştuğunu, davacının kepçe operatörü olduğunu ve aylık 700,00-800,00 TL civarında maaş aldığını belirterek, asıl dava ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10 TL maddi,birleşen dava ile 100.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili asıl dava dosyası üzerinden 11.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.390 TL olarak artırmış, 30.03.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile maddi tazminat talebini 559.732,19 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davalı Kurum ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığını, davalı Kurumun ihale makamı olarak sorumluluğunun bulunmadığını, Hizmet Alımı Tip Sözleşmesi'nin 22. maddesi gereği, iş sahasında ya da çevresinde gerçekleşen iş kazalarına ilişkin doğacak hasar ve zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, 04.11.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle açılan 03.11.2017 tarihli davada zaman aşımının gerçekleştiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 29.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda 04.11.2008 tarihinde vuku bulan iş kazası nedeni ile davalıların % 65 kusurlu olduğu kabulü halinde davacının % 22 maluliyet oranına göre,davacı tarafından itiraza uğramayan 30.09.2019 tarihli hesap raporuna göre davacının toplam maddi zararının 116.023,66 TL olarak hesaplandığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 116.023,66 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ilk istinaf kanun yoluna başvurusunda maddi tazminat yönünden de itirazlarda bulunduklarını, asgari ücrette meydana gelen artış sonucu yeniden yapılan yargılama neticesinde maddi tazminatın 559.732,19 TL olarak tespit edildiğini, hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücretin maddi zarar hesabında dikkate alınması nedeniyle talep artırım dilekçesi sunarak maddi tazminat talebini 559.732,19 TL'ye artırdıklarını, talep artırım ve ıslahın beraber yapılamayacağına dair bir hüküm olmaması karşısında talep artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarında müvekkiline yüklenilen kusur oranını kabul etmediklerini, davalı işverenlerin tam kusurlu olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının, Karayolları ... Bölge Müdürlüğü tarafından 12.12.2007 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre ihalesi yapılan ve ... tarafından taahhüt edilerek bitirilen, 2007/.. İ.K.No’lu “... Şube (..) Şefliği yollarında rutin yol bakım, onarımları (Yama işleri, normal bakım işleri, sanat yapıları bakımı) ve kar mücadelesi hizmet alımı” işi ihalesi kapsamında, diğer davalı firma bünyesinde çalıştığını, müvekkili Kurum ile diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi söz konusu olmayıp müvekkili Kurumun yalnızca ihale makamı olduğunu, bu nedenle iş kazası neticesinde doğan zararlara ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, yıllardır kepçe operatörü olarak çalışan davacının iş güvenliği tedbirlerini almadan tek başına, varili taşıma işine girişmesinin asli ve tek kusurlu olduğunun göstergesi olduğunu, davacı ... ve vekili Av. .. ile müvekkili Kurum yetkilisi tarafından imzalanan sulh anlaşması uyarınca davacının işe başlama tarihine kadar doğmuş olmasına rağmen davaya konu edilmeyen tüm alacaklarından feragat ettiğini, davacının talebinin de sulh anlaşması kapsamında kaldığından tazminat talebinin müvekkili Kurum yönünden reddi gerektiğini, davacının maluliyet durumunu gösterir raporun gerçeklikle bağdaşmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'in, Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/177 soruşturma sayılı dosyasında alınan ifadesinde, davaya konu kazanın kendi dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini kabul ettiğini, bu doğrultuda müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, dosya arasına alınan tüm kusur raporlarının hatalı olduğunu, ayrıca raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı ...'in maaş bordroları dikkate alınmaksızın yapılan hesaplamanın hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı ...'in iş göremezlik derecesi % 22... yaş sonrası pasif dönem hesabı için zarar hesabı yapılmaması gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.