Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14101 E. 2026/5011 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14101
Karar No
2026/5011
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/277 E., 2025/429 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.08.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000TL maddi ve 100.000TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin istemini 547.526,78 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl görevi plastik enjeksiyon makinesine kalıp bağlamak olan davacının tornavida ile makinedeki artık ve katı plastik maddeyi çıkarmaya çalıştığını, bu esnada sıçrayan parçanın gözüne isabet ettiğini, davacının uzun yıllar davalı firmada çalıştığını, talimatlara aykırı olarak tornavida ile makine üzerindeki plastik takozunu kırmaya çalıştığını, iş kazasının meydana gelmesinde işçinin kusurunun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli 2016/644 E., 2022/1108 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 547.526,78 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 65.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli 2022/4524 E., 2023/186 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazları yönünden ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "Mahkemece, 03.08.2018 tarihli hesap raporunda bakiye ömür süresinin PMF 1931 tablosuna göre belirlenmesine davacı vekilinin itiraz etmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, hükme esas alınan 22.07.2022 tarihli hesap raporundaki diğer veriler aynen korunmak suretiyle, bu hesap raporuna PMF 1931 tablosuna göre tespit edilmiş olan bakiye ömür süresi uygulanmalı ve davacının maddi tazminat alacağı yöntemince hesaplanmalı, sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 418.303,37 TL maddi tazminatın ve 65.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde iş yerinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile oluşturulan kusur raporu doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalıya atfedilen kusur oranının fazla olduğunu, kazanın davacının kusurlu hareketi neticesinde meydana geldiğini, davacıya yapılan ödemelerin hesap raporunda mahsup edilmediğini, ödemelerin davacının tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla yapıldığını, bilirkişi raporunda yapılan tüm hesaplamalara itiraz ettiğini, davacının kazancının asgari ücretin 1,282 katı olduğu yönündeki tespiti ve bu doğrultuda yapılan hesaplamaları kabul etmediğini, davalı firmanın %70 kusurdan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkiline atfedilen %35 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflara arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14101, K. 2026/5011, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14101-e-2026-5011-k-f7d32a648301