Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13819 E. 2026/3995 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13819
Karar No
2026/3995
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/30 E., 2025/114 K.

Taraflar arasındaki aylık bağlanması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının gelir vergisi mükellefiyeti sebebiyle 1...9 Bağ-Kur numarasıyla 01.10.2008 - 31.07.2019 tarihleri arasında 1680 gün, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalılık hizmetlerinin ve 2...6 sigorta sicil numarasıyla 01.01.1986 - 30.09.20 08... .08.2019 - 28.10.2020 tarihleri arasında toplam 76 07... sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında sigortalılık hizmetlerinin bulunduğu, davacının 27.07.2019 tarihi itibarıyla 49 yaşını doldurduğu, 25 yıl sigortalılık süresini tamamladığı ve Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında 5300 günden fazla primi ödenmiş gününün olduğu, bunun üzerine 30.10.2020 tarihli dilekçesiyle davalı Kurumdan, Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki hizmetleri ve primi ödenmiş günleri dışlanarak sadece Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki 7579 günü aşan hizmet süreleri üzerinden yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, dilekçesinde özellikle Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki hizmet sürelerini diğer hizmet süreleri ile birleştirmek istemediğini açıkça belirttiği, ancak davalı Kurumun 09.11.2020 tarihli ve 13.495.855 sayılı yazısıyla, "mülga 2829 sayılı Kanuna göre 2520 gün içindeki hizmetlerinin 4B kapsamında geçtiği" gerekçesiyle davacının tahsis talebinin reddedildiği, 2829 sayılı Kanun'da yaşlılık aylığı bağlanmasına yetecek kadar süreyi borçlanarak değerlendirme olanağının tanındığı, tüm süreyi borçlanma zorunluluğunun getirilmediği, davacının Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki 7579 günü aşan primi ödenmiş gününün bulunduğu, sigortalılık süresinin 32... ay olduğu ve 49 yaşını doldurduğu, buna göre tek başına Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki hizmet sürelerinin yaşlılık aylığı tahsisi için yeterli olduğu iddiasıyla davacının tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının tahsis talep tarihi olan 30.10.2020 tarihini takip eden ayın başından itibaren Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında aylığa hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen aylıklarının her bir aylık yönünden ayrı ayrı aylığa hak kazanma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun 16337806 sigorta sicil numaralı sigortalısı olan davacının mülga 2829 sayılı Kanun'a göre 2520 gün içinde hizmetlerinin 4b kapsamında geçmesi sebebiyle tahsis talebinin reddedildiği, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki prim ödeme gün sayılarının dışlanmasının mümkün olmadığı, açıklanan sebeplerle Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olup, iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2020/491 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının, tahsis talep tarihi olan 30.10.2020 tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2020 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacıya 01.11.2020 tarihinden itibaren hak kazandığı aylıklarının, 01.02.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık yönünden ayrı ayrı aylığa hak kazanma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının 30.10.2020 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.11.2020 tarihli ve 13.495.855 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2020/491 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/2344 Esas, 2021/1828 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/2344 Esas, 2021/1828 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizin 07.02.2022 tarihli ve 2021/10904 Esas, 2022/1394 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "Somut olayda, 27.07.1970 doğumlu olan davacının 01.01.1986 - 28.10.2020 tarihleri arasında 5368 günlük hizmet akdine dayalı 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 30.10.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Mahkemece davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinde öngörülen 23/05/2002 tarihi itibarıyla, 16... ay 23 gün sigortalılık süresi olup, sigortalılık süresi 15... ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olduğundan, hakkında uygulanması gereken 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi gereğince, 25 yıllık sigortalılık süresi ile 49 yaşını doldurması ve en az 5300 gün ...Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile varıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklama ve yasal düzenlemeler ışığında dava irdelendiğinde, davacının 18 yaşını doldurduğu 27.7.1988 tarihinin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla 23.05.2002 tarihi itibarıyla 13... ay 26 günlük sigortalılık süresi bulunan davacının Geçici 81 inci maddenin B-h bendi uyarınca 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş ve 5450 gün prim ödeme gün sayısı koşullarına tabi olduğu görülmektedir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 09.03.2023 tarihli ve 2022/187 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2022/187 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizin 22.06.2023 tarihli ve 2023/6607 Esas, 2023/7220 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı aşağıdaki gerekçeyle bozulmuştur: "...somut dosyada; davacının sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 27.07.1988 olduğu, yargılama devam ederken 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95 inci maddesinin yürürlüğe girdiği, Mahkemece davacı talebinin bu yasal düzenleme kapsamına girip girmediği hususunun incelenmesi gerektiği..." 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 16.04.2024 tarihli ve 2023/356 Esas, 2024/103 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2024 tarihli ve 2023/356 Esas, 2024/103 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizin 03.10.2024 tarihli ve 2024/8453 Esas, 2024/9513 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı aşağıdaki gerekçeyle bozulmuştur: "...Somut dosyada; Kurum tarafından gönderilen 15.02.2024 tarihli cevabi yazıda sigortalıya 30.10.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 4/1-b bendi hizmetleri dışlanarak 01.11.2020 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı ve yasal faizi ile kişiye ödeme yapıldığının belirtildiği anlaşılmış olup, bu husus gözetilerek davanın konusuz kalma durumu irdelenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir..." 6.İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen bundan önceki kararın gerekçesinde davalı Kurumun 15.02.2024 tarihli yazısı ve eklerinin incelenerek değerlendirilmesi sonucunda, davacıya yargılamanın devamı sırasında davalı Kurumca aylık tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanarak birikmiş aylıklarının ödenmesi karşısında, davanın konusuz kaldığı düşünülebilir ise de bu yöndeki işlemlerin somut davada verilen 13.04.2021 tarihli, 2020/491 Esas ve 2021/285 Karar sayılı kararına istinaden yapılmış olduğu anlaşıldığından, davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığın sona erdiğinden, dolayısıyla davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği... davacının tahsis koşullarını taşımadığı gerekçeleriyle önceki kararda direnilmesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın asıl uyuşmazlık noktasının davacı sigortalının 4/1-b (Bağ-Kur) hizmet sürelerinin dışlanması talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali olduğu, sigortalıların kendi aleyhlerine sonuç doğuracak şekilde hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı ilkesi gereği bu sürelerin tahsis hesabında dikkate alınmaması gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığın sebebini (dışlama talebi) atlayarak sadece tahsis sonucuna odaklandığı ve direnme kararının bu yönüyle hatalı olduğu, ayrıca, davalı Kurumun 09.02.2021 tarihli müzekkere cevabıyla davacının Bağ-Kur süreleri hariç tutulduğunda emeklilik koşullarını sağladığını ikrar ettiği, ...’nın 2011/58 sayılı Genelgesi ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesi uyarınca 01.04.1981 sonrası girişliler için dahi kademeli yaşlılık şartlarının belirlenmesinde 18 yaş sınırının uygulanmayacağı, sigortalılık süresi hesabında ise 18 yaşın esas alınacağı yönündeki yerleşik Kurum uygulaması ve hukuki düzenlemeler ışığında davacının tüm emeklilik koşullarını ikmal ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsisi ile aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir. Davalı Kurum yazısı ve dosya kapsamından davacının tahsis koşullarını taşımadığı ve davanın konusuz kalmadığı anlaşılmakta olup direnme kararındaki gerekçe gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu, Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13819, K. 2026/3995, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13819-e-2026-3995-k-da1dbf58ce84