Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11011 E. 2026/4297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11011
Karar No
2026/4297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/41 E., 2025/848 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/386 E., 2023/341 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 18.12.2011- 05.07.2018 tarihleri arasında davalıya ait iş yerlerinde çalıştığını, iş yerlerinin ...'a ait olduğunu, davacının sigorta primlerinin iş amacıyla yurt dışına çıktığı dönemlerde yatırıldığını ancak diğer dönemlerde yatırılmadığını, davacının ücretinin başlangıçtan itibaren üretilen ürün nispetinde prim olarak ödendiğini, sigortalı gösterilmediğinden ücretlerinin davacının eşi ..'a ait hesaba gönderildiğini belirterek, müvekkili davacının 18.12.2011-05.07.2018 tarihleri arasında davalıya ait iş yerlerinde çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıya taşeron olarak iş yaptırıldığını, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi şeklinde yürütüldüğünü, müvekkilinin yurt dışı yüklenimleri nedeni ile davacının yurt dışına iş için gitmek zorunda olduğu dönemlerde davacının müvekkili nezdinde sigortalı olarak faaliyette bulunduğunu, müvekkili nezdindeki ... bildirimlerinin bu dönemlere ait olduğunu, davacının, bazı ödemelerin eşine ait banka hesap numarasına gönderilmesini talep ettiğini, talep konusu dönemde davacının kesintisiz bir istihdam süreci olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı ile davalılar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığı, davacının yaptığı işin sonucundan bağımsız emeğini işverenin emir ve otoritesine sunarak bağımlı olarak çalışmadığı, yaptığı işin sonucundan bağımsız düzenli ücret almadığı, dolayısıyla taraflar arasında hizmet akdi değil istisna akdi bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1.Müvekkilinin 18.12.2011 tarihinden 05.07.2018 tarihine kadar davalılar bünyesinde çalıştığını, tanık beyanlarıyla müvekkilinin bağımlı ve sürekli bir çalışan olduğunun doğrulandığını, buna rağmen Mahkemece iş sözleşmesinin unsurları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2.Dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda 1989 günlük hizmetin hesaplandığını, daha sonra alınan bilirkişi raporunda ise iş sözleşmesinin unsurları oluşmadığının belirtildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, 3.Hizmet tespit davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca getirilmiş delillerle yetinilmeyerek re'sen araştırma yapılması gerektiğini, ancak Mahkemece taraflar arasında istisna akdinin bulunduğu değerlendirilmişse de bu konuda yapılan işin niteliği itibariyle yapılan tüm ödemelere ilişkin faturalar, sipariş formları gibi ticari evrakın var olması gerekirken bu konuda bir araştırma yapılmadığını, kararın eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11011, K. 2026/4297, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-11011-e-2026-4297-k-545331147fb1