Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10935 E. 2025/15927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10935
- Karar No
- 2025/15927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/105 E., 2023/503 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı apartman yönetiminin faaliyet gösterdiği apartmanda yazılı bir hizmet akdi olmaksızın apartmanın faaliyete geçtiği 07.12.2005 tarihinde kapıcı ve kaloriferci olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin çalıştığı iş yerinde hafta sonları dahil olmak üzere haftanın yedi günü ve İş Kanunda öngörülen azami çalışma süresinin çok üzerinde günde 16 saat çalıştırıldığı, işe başladığı tarihte sigortalı olmasını sağlamak için firma tarafından işe giriş bildirgesinin Sosyal Sigortalar Kurumuna verilmediğini, işverene ısrarla sigortasının başlatılmasını söylemesine rağmen her defasında atlatıldığını ve sigortasının 15.02.2007 tarihinde başlatıldığını, müvekkilinin sigortasının 4 ay yatırıldığını ve sonra kesildiğini, müvekkilinin sigorta primleri 21.01.2008 tarihinden itibaren yeniden yatırılmaya başlandığını, 2005 yılından itibaren bilfiil çalıştırılan müvekkilinin 2010 tarihinde işine bildirim süresine uymadan ve bildirim süresine ait tazminatını ödemeden son verildiğini, sigortasının düzenli olarak işveren tarafından yatırıldığını zanneden müvekkilinin daha sonra yaptığı araştırmada kendisinin kandırıldığını, sigortalı olarak kurum kayıtlarında gözükmediğinin anlaşıldığını, ihbar önellerine uyulmadan sebepsiz olarak işten çıkarıldığını, müvekkilinin davalı şirketten fazla çalışma ücreti alacağı, yıllık izin ücretleri alacağı, maaş ikramiye alacağı, ihbar tazminatı alacağı, sigorta prim alacağı, kendisine ödenmemiş kıdem ve kötü niyet alacaklarının bulunduğunu, müvekkilinin asgari ücretle çalıştırılan bir işçi olduğunu ve maaşının 760,00 TL olduğunu, açıklanan bu nedenlerle müvekkilinin hizmet süresinin tespit ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile Kurumları arasındaki akti bir bağ bulunmadığını, parasal talepler bakımından kurumları yönünden davanın reddi gerektiğini, hizmet tespiti ile işçi alacaklarına ilişkin davaların inceleme ve sonuçlandırma yöntemleri farklı olduğundan taleplerinin tefriki ile ayrı ayrı görülmesi gerektiğini, davacının davalı iş yerinde 15.02.2007 tarihinde çalıştığını, işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği, daha sonra çalışılan sürelere ilişkin giriş çıkış işlemlerinin yapıldığını ve gerçekte çalışılan sürelerin kurumlarına bildirildiğini, davacının 07.12.2005 tarihinden itibaren diğer davalıya ait iş yerinde çalıştığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının çalıştığı dönemdeki tüm çalışmalar Kuruma bildirildiğinde iş bu davayı açmada hukuki bir yararı bulunmadığını, hizmet tespitine ilişkin davaların kamusal niteliği gereği öncelikle davacı ile işveren arasındaki ilişkinin hizmet aktine dayalı eylemli geçip geçmediği ile yapılan işin niteliği süresi ve işyeri kapsamının araştırılması gerektiğini, ücret konusunda tespit istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Mahkemeleri Kanunun 288. maddesinde yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarına yazlı delil aranması bu sınırlar altında kalan iddialarda ise ücret miktarının tespitine başvurulması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın husumet yönüyle reddinin gerektiğini, açılan davanın apartman yöneticisi olarak müvekkiline karşı yönetilmeyeceğini, kat mülkiyeti yönetmeliğine göre apartman yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, müvekkili 13.02.2007 tarihli karar ile apartman yöneticisi olarak seçildiğini ve 15.09.2009 tarihine kadar yönetici olarak görev yaptığını, davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin apartman yöneticisi olmadığı için bu şekilde kendisine dava açılmasının mümkün olmayacağını, davacının çalışmış olduğu süreler için tüm kanuni ve akdi alacaklarını aldığını ve kendi rızası ile işten ayrıldığını, ayrıca davacının binanın oturma ruhsatının alındığı 2007 yılından önceki döneme ilişkin hizmet tespiti talebinin kabul edilemeyeceğini, bu tarihten önceye yönelik bir çalışması olmadığı gibi binanın bu tarihten önce bitmediği bilinen bir durum olduğu halde davacı tarafından önceye yönelik talepte bulunulmasının kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, açıklanan bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 15.06.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 15.02.2007 tarihinden 08.06.2010 tarihine kadar ... sicil numaralı işyerinde kesintisiz olarak hizmet ilişkisi içinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, sigortaya eksik bildirilen 2007 yılından 210 gün, 2008 yılından 19 gün, 2009 yılından 77 günlük hizmetin bu işyerindeki hizmetlerden sayılmasına; fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Son Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire 15.09.2022 tarihli kararında; davacının kapıcı olarak çalıştığı ve kapıcı dairesinde oturduğu, özel hayatı ile iş hayatının iç içe girdiği bu gibi durumlarda; davacının kapıcılık hizmetine hasrettiği süreler sorulmak suretiyle kısmi çalışma olup olmadığı araştırılmalı, özellikle kaloriferli olduğu anlaşılan binanın ısıtma sisteminin kömür mü doğalgaz mı olduğu geçiş var ise tarihi tespit edilmeli, kalorifer yakma işinden dolayı davacının mesai ve dönemi belirlenmeli, davacının ifa etmiş olduğu kapıcılık hizmetinin haftada kaç gün, günlük kaç saatte yapıldığı belirlenmek suretiyle; günlük 7,5 saat esasına göre, çalışmanın hangi tarihler arası, haftada kaç güne tekabül ettiği (4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) belirlenmeli, elde edilecek deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 03.11.2023 tarihli kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Yargıtayın daha önce hizmet tespitine ilişkin eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kararlarını bozduğunu, ancak Mahkeme bu bozma kararlarına uyum sağlayarak davayı usulüne uygun yürütmediğini, Mahkemenin re’sen araştırma yapma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, davanın açılmamış sayılmasına karar vererek davacının yıllardır devam eden hak arama sürecini sonlandırmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.