Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10783 E. 2026/4250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10783
Karar No
2026/4250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2025/98 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 19.06.2014-16.03.2017, 29.03.2017-31.07.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını, sigortasının eksik yatırıldığını ileri sürerek müvekkilinin 29.03.2017-31.07.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı .. İnş. San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesi ile davacının müvekkili firmaya ait inşaatında kayıt dışı sıva-boya taşeronu .. .. ve Ortakları .. .. - .. ..'a bağlı işçi olarak çalıştığını, davacıyı kendi çalışanı olarak müvekkili şantiyesine getiren taşeron .. .. ve Ortakları taahhüt etmesine rağmen ... ve vergi kaydı açtırmadıklarından kendileri ve davacı gibi bağlı işçileri müvekkili firmada fiilen çalıştıkları sürece sigortalı gösterilmek zorunda kalındığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira hizmet tespiti davalarının 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinden yola çıkılarak "sigortasız çalışan işçilerin geçmiş sürelerini sigortalı hale getirebilmek için iş mahkemelerine açtıkları davalardır" şeklinde tanımlandığını, somut olayda ise davacının çalıştığı süre boyunca kısmi süreli olarak götürü ücret üzeriden sigortalı olduğu ve sigorta primlerinin buna göre tam yattığını, davacının sigortasız çalıştığı dönemin bulunmadığını, davacının müvekkili firmaya ait .. .. Villaları Sitesi dışında bir şantiyesinde çalışmasının bulunmadığını, davacının ..'ın yakın akrabası olduğunu, davacının müvekkili firmanın sıradan bir işçisi olmadığını, müvekkili firma ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmuş olan taşeron ortaklarına bağlı olarak çalıştığını, davacının daha önce bireysel olarak çalışmışlığının olmadığını, çalışma döneminde davacının işin nasıl ve ne zaman yapılacağı, ne kadar süre çalışılacağı gibi konularda taşeronu ..'dan emir ve talimat aldığını, davacının bağlı olduğu taşeron ve ortakları ile müvekkili firma arasında 10.06.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, davacının taşeronun talimatıyla 19.06.2014 tarihinde işe başladığını, işin bitmesiyle de kış aylarına girildiği için 22.11.2014 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, müvekkili firma ile sıva boya taşeronluğu ilişkisine bağlı olarak çalışan davacının aynı şantiyede 12.08.20 15... .10.2015 tarihleri arasında yapılıp bitirilmesi gereken ve uzmanlık gerektiren sıva boya işinde görev aldığını, 11.10.2015 tarihinde davaların sıva boya işi için uygunsuz ve yağışlı hale gelmesiyle davacının istifa ederek işten ayrıldığını, aynı çalışma usulünde 02.11.2015 tarihinde tekrar başlangıç yapıldığını, 02.11.2015 tarihinden 31.01.2017 tarihinde kadar mevsim ve hava durumu elverdikçe şantiye sıva boya için uygun hale geldikçe kısmı süreli olarak götürü ücret üzerinden taşeron işçisi olarak müvekkili şantiyesinde çalıştığını haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 12.10.2022 tarihli kararında; "...Somut olayda, davalı şirketin savunmasında belirttiği üzere ve gerek dosyada dinlenen gerekse davayla bağlantısı olduğu anlaşılan Kayseri 1. İş Mahkemesinin E.2017/510 sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanlarında işçilerin, dava dışı ..'ten emir ve talimat aldıklarına yönelik açıklamaları doğrultusunda şirket ile .. .. arasındaki ilişkinin ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca Savcılığın Hz. No: 2018/55925 soruşturma dosyasında fotokopisi bulunduğu anlaşılan ve aslının temin edilememesi nedeniyle de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılan ve UYAP'ta cevap dilekçesi ekinde sunulan 10.06.2014 tarihli sözleşmede müteahhit konumunda davalı şirket ve taşeron konumunda .. ., .. .. ve .. .. olduğu, sözleşme konusunun .. İli .. Mahallesinde bulunan konut inşaatının birtakım işlerinin yapılması ile ilgili olduğu, 13 kalemden oluşan işler arasında davacının yaptığını iddia ettiği sıva ve boya işlerinin de bulunduğu ve sözleşmede işin başlama tarihinin 28.06.2014 olduğu ve 2016 yılı sonuna kadar işin tamamen bitmiş olarak teslim edileceği hususunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle işbu sözleşme aslının ibrazının sağlanması, tüm bu yapılan tespitlere göre, gerekirse taraf teşkili sağlandıktan sonra delillerinin sorulması, dosya içinde davacının çalışmaları ile ilgili puantaj kayıtlarının da bulunması nedeniyle imzası olan tutanak tanıkları da dinlenilerek davacının çalışmaları hakkında bilgileri alınmalı, davacının temyizinin de bulunmadığı dikkate alınarak bozma sonrası yapılacak yargılamada kabule konu dönemdeki çalışmaları tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının davalıya ait iş yerinde 12.08.2015-30.11.2015, 01.03.2016-30.11.2016 tarihleri arasındaki dönemlerde Kuruma bildirilmeyen sürelerde sigortalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Davacının prime esas kazanç talebinin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 2.Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereğinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir. 3.Davacının, davalı şirket işçisi olduğu ve 2015-2016 döneminde sözleşme kapsamında sıva boya işinde çalıştığına yönelik kabul yerindeyse de bu dönemde her ay tam süreli ve kesintisiz çalıştığına yönelik yapılan araştırma ve Mahkeme kabulü eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Davacının kabule konu dönemde davalı işyerinden 1 (istirahat) ve 7 (puantaj) kodlarıyla sigortalılık süreleri eksik bildirilmiş olup işveren tarafından puantaj kayıtları ibraz edilmiş olup puantaj kayıtlarına uygun olarak bildirim yapılmıştır. Mahkemece, puantaj kayıtlarında davacının imzasının olmadığı gerekçesiyle kabule konu dönemde tam süreli çalıştığı kabul edilmiş ise de puantaj kayıtları işverenle birlikte işvereni denetleyen denetim şirketi tarafından da imzalanmış olup davacının çalışmalarını gösteren yazılı bir delil niteliğindedir. Puantaj kayıtları içeriğinin mümzi tanıklarca doğrulanması halinde geçerli sayılacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Puantaj belgelerinde imzası olan kişilerden bir kısmının Mahkemece dinlenildiği, bir kısmının dinlenilmediği anlaşılmakla; Mahkemece belgelerde imzası bulunan ve dinlenilmeyen kişiler tanık olarak dinlenilmeli, puantaj belgelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılmalı, kısmi çalışma olup olmadığı hususunda beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişki giderilmeli, tüm deliller nazara alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10783, K. 2026/4250, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10783-e-2026-4250-k-fa5f92c94f3b