Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10494 E. 2025/13867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10494
- Karar No
- 2025/13867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/242 E., 2025/833 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/210 E., 2023/822 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, dava dışı ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.09.1987 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verilmesine rağmen dönem bordrolarında isminin olmadığı gerekçesiyle anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek, davacının dava dışı iş yerinde 01.09.1987 tarihinde 1 gün süreyle sigortalı olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 07.03.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın yasal hak düşürücü süre içesinde açılmadığını, ayrıca belirtilen işyerinin ... Kurum kayıtlarında yer alan bir işyeri olduğunu, bu nedenle davanın yetkili Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacıya ait 01.09.1987 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, ancak işverence davacı adına dönem bordrosu verilmediğinden, davacıya hizmet kazandırılamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tüm dosya kapsamında; davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmiş olması ve Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigorta sicil numarası vermesi, dinlenen tanıkların inandırıcı birbiriyle örtüşen beyanları, imza incelemesi sonucu düzenlenen raporda işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğunun belirtilmesi, işverenin üstüne düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek dönem bordrosunu vermemesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmaması ve bu gerekçe ile davacıyı Anayasa ile güvence altına alınmış olan sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmanın sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaması, esasen davalı Kurumun da kendi üzerine düşen denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinin ortada bulunması, işe giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir gün çalışıldığına karine teşkil etmesi ve davacının tespite konu tarihte başka bir işyerinden sigortalı bildirimi bulunmaması karşısında davacının Kuruma intikal etmiş 01.09.1987 tarihli ilk işe giriş bildirgesi tarihinde bildirgede yazılı ... ünvanlı işyerinde bir gün süreyle çalıştığı sonuç ve kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 01.09.1987 olduğunun tespiti ile 506 sayılı yasanın 60/G maddesi gereğince malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 07.03.1989 tarihinin esas alınması ve tespitine karar verilen 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, gerçek ve fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispat edilemediğini, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.