Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10468 E. 2025/15398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10468
Karar No
2025/15398
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/643 E., 2025/70 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in davalı ...'a ait “... Ticaret” unvanlı iş yerinde 24.05.1999 - 30.12.2017 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takriben 1999-2001 yılları arasında dava dışı işveren ... ...'in emrinde çalıştığını, ... ...'in 2001 yılı Haziran ayında vefatı üzerine o dönem kar ortağı olan müvekkili ...'ın yanında hamal olarak işe başladığını, ancak iş ile ilgili talimatların müvekkili tarafından verilmediğini, bu sebeple işçi-işveren ilişkisi açısından aranan bağımlılık unsuru bulunmadığından bahisle davacının işçi statüsünde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İncelemeye konu somut olayda, hamallık işini ifa eden veya hal işçisi olan kişinin yaptığı işin niteliğine göre; iş yerinde sürekli hamal çalıştırmak zorunda olup olunmadığı, kişinin bu kapsamda sürekli çalışan olup olmadığı, çalışmanın geçtiği yerdeki toptancı halinin varsa yönetiminden, belediye ve zabıtadan davacının serbest çalışan hamal olduğuna dair herhangi bir yerde kaydı veya yetkililerce verilmiş çalışma kartı bulunup bulunmadığı sorularak, varsa davalı iş yerinde sürekli çalışması bulunan hamallar dinlenilmeli, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı, bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, çalışmanın geçtiği yerdeki toptancı halinin varsa yönetiminden, belediye ve zabıtadan davacının serbest çalışan hamal olduğuna dair herhangi bir yerde kaydı veya yetkililerce verilmiş çalışma kartı bulunup bulunmadığı sorularak, varsa davalı iş yerinde sürekli çalışması bulunan hamallar dinlenilmeli, varsa iş yeri ile ilgili vergi yoklama tutanakları, belediye tarafından yapılan denetimlerde düzenlenen tutanak ve belgeler celbedilerek tutanak ve belgelerde ismi geçen ilgili olan tanıkla dinlenilmeli, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınıp araştırmanın genişletilerek toptancı halinde benzer işi yapan işveren ve çalışmaları bu işverenlerin kaydına geçmiş sigortalı kişilerin zabıta marifetiyle belirlenerek beyanlarına başvurularak, varsa tarafların tabi olduğu meslek kuruluşlarındaki kayıtları ile çalışma şekli ve koşulları hakkında bilgi almak suretiyle davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin niteliği açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının istemi konusunda hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde karar verilmelidir. Ayrıca davacının hizmet talebinin kabulü halinde öte yandan 30.09.2009-23.02.2016 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılığının olması ile çakışan sigortalılık durumu ortaya çıktığından 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde Kuruma bildirilenler dışında Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 29.06.2001 - 23.02.2016 tarihleri arasında 5276 gün daha çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine..." dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, hem bu husus hem de Yargıtay bozma ilamında açıkça belirtilen araştırma ve değerlendirme yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirilmediğini, verilen kararın usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, aksinin ancak aynı değerde yazılı delil ve belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca dosyada dinlenen tanıklar, bu tip davalarda Yargıtayın tanıklık edebilmek için aradığı niteliklere sahip olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10468, K. 2025/15398, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10468-e-2025-15398-k-6f44b876fb01