Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10199 E. 2025/13635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10199
- Karar No
- 2025/13635
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1019 E., 2025/1119 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2024/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 7...9 Bağ-Kur numaralı tarım sigortalısı olduğunu, 2012 yılında Aralık 2003 tarihli hizmetleri için davalı Kuruma elden tevkifat kesintili müstahsil makbuzlarının aslını teslim etmiş olup Kurum tarafından geriye dönük hizmet tescillerinin yapıldığını, çıkan tüm prim borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, ancak emeklilik şartlarını tamamlayan müvekkilinin 30.06.2021 tarihinde davalı Kuruma emekli talebinde bulunduğunda, Müvekkilin söz konusu hizmetleri iptal edilerek yaşlılık aylığı şartlarını sağlamadığından bahisle emeklilik talebinin reddedildiğini, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin hatalı olup 2003/Aralık ayına ait tevkifat listelerinde ... adına yapılan kesintinin Müvekkil adına yapıldığının tespitinin gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2003 Aralık ayına ait komisyoncu tarafından düzenlenerek Kuruma verilen tevkifat listesinde yapılan kesintilerin müvekkiline ait olduğunun tevkifat bildirim belgelerinde ... adına yapılan kesintinin, 08.06.1959, Antalya, .... doğumlu ... ve ....oğlu ...'e ait olduğunun tespitine, müvekkilinin silinen Bağ-Kur prim günlerinin müvekkiline iadesine, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, davanın tevkifat kesintisindeki ismin davacıya ait olup olmadığının Kurumca tespit edilememesi nedeniyle zorunlu olarak Mahkeme kararıyla tespit edilmesine yönelik olduğunu, davacının açılmasına gerekçe, tevkifat kesintisini yapan davacının ürün verdiği komisyoncusu tarafından eksik belge düzenlenmesinden kaynaklı olduğunu, davacı Kuruma verdiği dilekçesine karşılık davacı ile aynı ismi taşıyan birden çok kişi olması nedeniyle talebi hakkında işlem yapılamadığını belirterek tespit yapılamaması durumunda davanın reddine ve Kurum lehine yargılama ve vekalet ücreti takdirine, davanın kabulü halinde Kurumun zorunlu dava arkadaşı olması ve davanın açılmasına Kurumun neden olmaması nedeniyle Kurum aleyhine yargılama gideri ve davacı vekille temsil ettirecek olursa vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 12/2003 bildirim tarihli ...Ltd. Şti. tevkifat sorumlusuna ilişkin bağkur çiftçi prim bildirim listesinde yer alan ...'in 1...8 T.C kimlik numaralı, ... ve Fatma oğlu 08.06.1959 doğumlu ... olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... SGM tarafından dilekçe ekindeki 2002/05 dönemi makbuz dekontuna Kurum kayıtlarında rastlanılamadığı için herhangi bir işlem yapılamadığı, 2003/12 dönemine ait ödemenin sigortalının hesabına yüklenmiş olup tescil tarihi 01/01/2004 olarak güncellendiği, 20.09.2002 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat Odası kaydının başlangıç ve bitiş tarihlerine istinaden 01.01.2004 tarihinden 17.01.2019 tarihine kadar aralıksız 2926 4/1-b Tarım hizmeti verildiği, adı geçen ... 'in kimlik alt bilgileri bulunmadığından dolayı hizmetin talepte bulunan sigortalı ... adına olup olmadığı konusunda dosyada net bir kanaate varılamadığından tevkifat ve tahsis talebi doğrultusunda herhangi bir işlem yapılamadığı, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2003/12 dönemine ait komisyoncu tarafından düzenlenerek Kuruma verilen tevkifat listesinde yapılan kesintilerin 1959 doğumlu davacıya ait olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanun'la veya Kanun'ların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3. maddenin (b) bendinde, bu Kanun'da geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5. maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddede, bu Kanun'a göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddede, kişilerin bu Kanun'a göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanun'la kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür. 02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53. maddesi hükümlerinde Kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanun'larda 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. 3.Eldeki davada, Kurumca davacının Bağ-Kur tescili Ziraat Odası kaydının Kuruma intikal tarihi olan 30.04.2011 tarihine açıldığı, tevkifat talebi ekinde yer alan makbuz asıllarına istinaden Bağkur tescilinin 01.01.2004 olarak güncellendiği ve ... Ziraat Odası başlangıç-bitiş tarihlerine göre 17.01.2019 tarihine kadar aralıksız 2926 4/1-b Tarım hizmeti verildiği, sigortalının 30.06.2021 tarih ve 27138121 sayılı tahsis talebine istinaden dosya tekrar incelendiğinde ...Ltd. Şti. Sebze Meyve Komisyoncusuna ait 2003/12 dönemine ait tevkifat kesinti listesinde adı bulunan ...'in kimlik alt bilgileri bulunmadığı, bu sebeple yapılan denetim sonucunda sigoryalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, Kurum denetmenlerince yapılan inceleme ve düzenlenen rapor ile yapılan kesintinin adı geçen şahsa ait olduğuna kanaat getirilememiş olduğu bildirildiğinden ilgiliye kazandırılan hizmetin iptal edildiği, iptal gerekçesi olarak davacı ile aynı isimde çiftçilikle uğraşan yeğeni ...'in bulunduğunun ve tevkifatın kime ait olduğunun belirlenemediğinin gösterildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkemece tanık dinlenmek suretiyle kabul kararı verilmiş ise de davacının dava konusu tevkifattan başka ürün teslimi olup olmadığı, davacının tarımsal faaliyetinin olup olmadığı, var ise yetiştirdiği ürünleri ne yaptığı, davacının yeğeni olan ...'in aynı tarihte başka alıcıya ürün teslim edip etmediği hususlarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece aynı ismi taşıyan şahısların sigorta sicil dosyaları getirtilip aynı dönemde ürün teslimine ilişkin yapılmış sigorta bildirimleri olup olmadığı ve aynı ismi taşıyan tüm şahısların tarımsal faaliyeti ayrıntılı olarak araştırılarak ...Ltd. Şti. Sebze Meyve Komisyoncusuna ait 2003/12 dönemine ait tevkifat kesinti listesinde adı bulunan ...'in kim olduğunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.