Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9667 E. 2024/13765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9667
- Karar No
- 2024/13765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/62 E., 2024/1880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/135 E., 2022/839 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.02.2009 - 10.07.2014 ve 12.08.2014-31.03.2018 tarihleri arasındaki sigortalılığın iptaline ilişkin işlemin iptaline, müvekkilinin ayın tarihlerdeki SGK kapsamına tabi çalışmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 25.02.2009 - 10.07.2014 ve 12.08.2014 - 31.03.2018 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının 25.02.2009-10.07.2014 ile 12.08.2014-31.03.2018 tarihleri arasındaki sigortalılığın tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a-Asgari ücretin altında muvazaalı olarak yatırılan paraların maaş olarak değerlendirilemeyeceğini, b.Yapılan ödemenin boşanma aşamasında olan davacıya bir çeşit nafaka niteliği taşıdığını, c.Tanık beyanlarının taraflı olduğunu, sorumlu müdür ...'ın beyanına itibar edilmesi gerektiğini, ç.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali tespitine ilişkindir. 1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu davada davacı, dava dışı eski eşi ... Baş işveren yanından yapılan 25.02.2009-10.07.2014 ile 12.08.2014-31.03.2018 tarihleri arasındaki bildirimlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini talep etmiş, Mahkemece dinlenen tanıkların beyanları ile Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de yapılan araştırmanın da yeterli olmadığı, ifadesi alınan tanıklar ..., ..., ..., ...'un çalışmadı şeklindeki beyanları, tanık ...'ın 2013 yılı sonrası çalışmadı şeklindeki beyanları ile denetmen tarafından hazırlanan denetim rapor içeriği dikkate alındığında, dosyadaki mevcut delillerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir. Mahkemece yapılması gereken iş; dosyada dinlenen mevcut tanık anlatımlarından fabrika binası ile davacının oturduğu evin aynı alan içerisinde bulunduğu da gözetildiğinde; davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş Mahkemece dinlenmeyen tanık varsa bu kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılmalı, ayrıca Halkbankasına, davacı adına dava dışı işveren (eski eşi) tarafından 2010/3-2013/6 aylar arası yapılan aylık ödemeler de dikkate alınmak suretiyle çalışma süresi tam olarak belirlenmeli, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.