Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9629 E. 2024/10168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9629
Karar No
2024/10168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/197 E., 2024/165 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih 2015/21-507 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararı ile "davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen bu değişik nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına," dair karar üzerine, Mahkemece verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 3501018719415 sigorta sicil numaralı müvekkilinin, davalıya ait iş yerinde 01.08.2000-28.02.2010 tarihleri arasında fasılasız çalıştığı halde çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini iddia ederek, davacının 01.08.2000-28.02.2010 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 3501018719415 sigorta sicil numaralı, ... kızı, İzmir 07.04.1974 doğumlu ... adına, ...’a ait ... sicil sayılı iş yerinden 15.06.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiğini ve bu iş yerinden 29.02.2008 tarihine kadar hizmet bildirildiğini; davalı işverene ait iş yerinin 21.01.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal göründüğünü; hizmet tespitine ilişkin davanın nitelikçe kamu düzenine yönelik olduğu, Kurum kayıtlarında yer almayan çalışma iddiasının Kurum kayıtlarına eşdeğer güçteki belgelerle kanıtlanması gerektiğini; bu bağlamda, iş yeri kayıtları, ücret ödeme belgeleri, müfettiş raporu, muhtasar beyanname, yoklama fişi, iş kazası tahkikat raporu gibi belgelerin celbi ile ayrıntılı tetkikini; tanık dinlenmesine karar verildiği takdirde kayıtlara geçmiş ve dava konusu sürelerde aynı iş yerinde çalışmış kişilerden seçilmesi gerektiğini; davacının ismi ve imzası bulunan ücret ödeme bordrolarında yer almayan çalışma isteminin kabul edilemeyeceğini, keza diğer davalıya ait iş yerinin eğlence yeri olması nedeniyle davacının çalışma olgusunun emniyet kayıtları da istenmek suretiyle araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2012 tarihli ve 2011/181 Esas 2012/863 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... adına 1226827.35 sicil numarasıyla tescilli iş yerinde 23.02.2004 - 01.06.2008 tarihleri arasında sürekli olarak 1538 gün asgari ücretle çalıştığı, bu çalışmasının 601 günlük kısmının SGK’ya bildirildiği, 937 günlük kısmının ise bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.03.2014 tarihli 2013/2460 Esas 2014/5193 Karar sayılı ilamı ile "...yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin diğer davalı işverenlere ait dönem bordrolarının getirtilerek davacının diğer davalılar yanında geçen çalışmalarının da ortaya konması için dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle iş yerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları; yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2014 tarih ve 2014/439 E., 2014/688 K., sayılı kararı ile Yargıtay 21. Hukuk Daire Başkanlığının 18.03.2014 tarih ve 2013/2460 Esas 2014/5193 Karar sayılı bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... adına 1226827.35 sicil numarasıyla tescilli iş yerinde 23.02.2004 - 01.06.2008 tarihleri arasında sürekli olarak 1538 gün asgari ücretle çalıştığı, bu çalışmasının 601 günlük kısmının SGK’ya bildirildiği, 937 günlük kısmının ise bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. C. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V.YARGITAY HUKUK GENEL KURUL KARARI 1. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.02.2015 tarihli 2015/1333 Esas, 2015/3622 Karar sayılı kararı ile " direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih 2015/21-507 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararı ile "...davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise ... sicil numaralı “ ... Gazinosu” unvanlı, ... sicil numaralı “...” unvanlı, 1194393 sicil numaralı “...” unvanlı iş yerlerine ait iş yeri sicil dosyaları dosya içerisine alınarak, davalı işveren ile belirtilen iş yerleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, bu iş yerlerinin dönem bordrolarında ismi bulunan ve Mahkemece resen seçilecek tanıkların uyuşmazlık konusu çalışma dönemi ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tespit edilen bordro tanıklarının hangi dönemlerde anılan iş yerlerinde çalıştıkları tespit edilmeli, Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının beyanları arasında çelişki olursa bu çelişki usulünce giderilmeli, aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler, komşu iş yeri tanıkları resen saptanarak dinlenilmeli, davacının dava dışı işveren veya işverenler nezdinde çalıştığı tespit edildiği takdirde aralarında organik bağ bulunduğu anlaşılan dava dışı işveren ya da işverenlerin davaya dâhil etmesi için davacıya önel verilmeli ve bu işverenin veya işverenlerin göstereceği deliller toplanmalı, uyuşmazlık konusu olan dönem yönünden duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çalışma süresi tespit edilmeli, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesi ile Mahkemenin direnme kararı bozulmuştur. VI.İlk Derece Mahkemesince verilen son karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dinlenen tanık anlatımları, Kurum kayıtları ile davanın kabulüne, ... TC kimlik ... sigorta sicil numaralı davacı ...’nın; Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli iş yerinde 01.08.2000-31.07.2001 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak, asgari ücretle toplam 360 gün çalıştığının, bu çalışmasının tamamının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli iş yerinde 01.08.2001-31.01.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak, asgari ücretle toplam 1260 gün çalıştığı, bu çalışmasının tamamının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli iş yerinde 01.02.2004-28.02.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak, asgari ücretle toplam 2188 gün çalıştığı, bu çalışmasının 601 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 1587 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin; ayrı ayrı tesbitine, karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VIII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9629, K. 2024/10168, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9629-e-2024-10168-k-dad4f51cc7fa