Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9488 E. 2024/9396 K.

Konu: Hizmet Ve Prime Esas Kazanç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9488
Karar No
2024/9396
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Ve Prime Esas Kazanç Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2182 E., 2023/900 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/750 E., 2021/148 K. Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin Manisa Gördes Yeşilyurt köyünde bulunan yol şantiyesi bünyesinde Nisan ayının ilk haftasında fiilen işe başladığı, görevinin inşaat mühendisliği ve şantiye şefliği olduğu, gerçek ücretinin aylık net 5.000 TL olmasına karşın işveren tarafından sigortasının asgari ücret üzerinden bildirimde bulunulduğu, işverenin kontrolündeki bütün şantiyelerin şantiye şefi olarak bütün işlerini, hak edişlerini, malzeme ve işçilerin alışverişlerine kadar takip ettiği, işverenin girişini bir ay sonra olmak üzere 09.05.2012 tarihinde gösterdiği, 31.07.2013 tarihinde işten çıkarıldığı, sigorta primine esas kazancın eksik yatırılmasının emeklilik hakları aleyhine olduğunu belirterek, davacının gerçek maaş üzerinden sosyal güvenlik primlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.05.2012 tarihinde işe girerek 31.07.2013 tarihine kadar inşaat mühendisi olarak çalıştığı, SGK kayıtları, ücret bordroları ile banka kayıtlarından görüleceği üzere davacının şirkette 5.000 TL ücretle değil, en son 931,29 TL ücretle çalıştığı, görevi gereği her türlü bilgiyi haiz olup primlerin hangi tarih ve hangi bedelle yattığı bilgisine doğal olarak sahip bulunduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; tanıkların ispat sınırı üzerindeki ücret alma iddialarının tanıkla ispatı mümkün olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 09.05.2012-31.07.2013 tarihleri arasında davalı ... unvanlı iş yerinde 2.500,00 TL net ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı taraf 01.04.2012-09.05.2012 tarihleri arası dönemin bildirilmediğini ve ayrıca sigorta primine esas kazancın eksik bildirildiğini belirttiği, davacının inşaat mühendisi olup, davalı şirket tarafından yapılan ve karayollarına ait olan Manisa Gördes Yeşilyurt inşaat sahasında şantiye mühendisi olarak çalıştığı, 09.05.2012-31.07.2013 tarihleri arası dönemlerin davalı tarafından bildirildiği, Karayolları Genel Müdürlüğünden gelen yazıda işin yol yapım işi ve davacının da şantiye mühendisi saha sorumlusu olduğunun belirtildiği, davacı adına yapılan banka ödemelerinin 925-930 TL civarında olduğu, Mühendisler Odasından gelen yazıda inşaat mühendisinin alabileceği emsal ücretin 2012 yılı için 3186-3912 TL arasında 2013 yılı için 4512 TL civarında olduğunun belirtildiği, dinlenen tanıklar beyanlarında, davacının inşaat mühendisi saha sorumlusu olduğunu, başlangıçta 2500 TL maaş aldığını, daha sonra şantiye sorumlusu olarak 4.000 TL aldığını daha sonra da 5.000 TL aldığını belirttikleri, davacının inşaat mühendisi olup, davalı nezdinde şantiye sorumlusu olarak çalıştığı ortada olan davacının yaptığı işin niteliği gereği ücretin yüksek olması hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu nedenlerle Mühendisler Odası yazıları dikkate alınarak verilen karar yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 01.04.2012-09.05.2012 tarihleri arası davalı nezdinde çalıştığının tespiti ile 09.05.2012-31.07.2013 tarihleri arası dönem yönünden de sigorta primine esas kazancının aylık net 5000 TL olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilci tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtlan, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Bunun yanında; 6100 sayılı HMK'nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201 inci maddesinde ise "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır. 3.Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Yukarıda belirlenen ilgili hukuk kuralları uyarınca somut olaya dönüldüğünde dava, Mahkemece hizmet tespiti yönünden verilen karar yerinde ise de prime esas kazancın tespitine dair yapılan emsal ücret araştırması doğrultusunda verilen kararın eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamında yer alan yazılı deliller ve tanık beyanları yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve ispat sınırı da gözetilmek suretiyle değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9488, K. 2024/9396, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9488-e-2024-9396-k-7b9acd1f9eac