Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9431 E. 2024/11330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9431
Karar No
2024/11330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2528 E., 2024/609 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/263 E., 2022/226 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin eşi ...'dan boşandığını, Kurum tarafından aylık bağlandığını, ardından aylığın kesildiğini ve ödemelerin geri istenildiğini, davacının boşanma sonrası eski eşi ile bir arada yaşamadığını, Yeşilbayır mahallesinde ikamet ettiğini, apartman karar toplantılarında kendi adının olduğunu, aboneliklerinde davacı adına olduğunu, eski eşin ise Kırıkkale Sulakyurt Çevrimli köyünde yaşadığını belirterek, Kurumun davacının aylığının kesilmesi işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanmasına, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki süre husumet itirazında bulunduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kurum işlemini gösterir aksi bir delil sunmadığı, aksine denetim sırasında ve sonrasında da Mahkememizce dinlenen 2014 den itibaren oturduğu binanın diğer komşu sakinleri beyanlarında açıkça binaya 2014 de taşındıklarını, davacının 1 no.lu daireyi satın aldığını, o tarihten beri de eşi, oğlu ve gelini ile torunlarının bir arada yaşadıklarını, bu durumun bugün de sürdüğünü net olarak ifade etmişlerdir. Bunun dışında eski eşin adına kayıtlı internet aboneliğinin boşanma sonrasında da davacının Yeşilbayır mahallesindeki adresinde kullanılmaya devam ettiği kayden anlaşılmış olup MEDULA kayıtlarında 2018 yılında beraber hastaneye gitmeleri değerlendirildiğinde boşanma sonrası davacının eski eşi ile yaşamayı sürdürdüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davalı Kurumun iddiasının doğru olmadığını, Mahkemece verilen kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil davacı ile dava dışı eski eşi ile ayrı yaşadığı ve ikamet adreslerinin farklı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetim görevlilerine beyanda bulunan ve Mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen şahıslar tüm aşamalardaki beyanlarında, davacının eşiyle birlikte yaşadığını belirtmişlerdir. Dolayısıyla birbirini doğrulayan beyanlar ile denetim raporu ve ekleri birlikte göz önüne alındığıda davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının anlaşılması karşısında Kurum işlemi ve Mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle denetmen rapor içeriği ve tespitleri, tanık beyanları dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9431, K. 2024/11330, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9431-e-2024-11330-k-c59e893aef12