Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9273 E. 2024/9284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9273
- Karar No
- 2024/9284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/109 E., 2024/143 K. KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen aksi Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aksi Kurum işleminin iptali ile davacının, Türkiye sigortalılık başlangıç tarihinin 27.06.1990 olduğunun ve yaşlılık aylığının yaş şartını sağladığı 27.06.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarih ve 2019/352 E. - 2020/102 K. sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, yasal düzenleme gereğince yurt dışında ev kadınlığı başlangıcının 18 yaşının doldurulmasıyla başladığını ve yurt dışında ev kadınlığında geçen sürelerin borçlanmaya esas olacağını, bu nedenle sigortalılık başlangıç tarihinin 27.06.1990 olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli şartları sağladığını belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarih ve 2020/1620 E. - 2022/692 K. sayılı kararı ile Mahkemenin hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 25.10.2022 tarih ve 2022/9108 E. - 2022/12994 K. sayılı kararı ile; ... Her ne kadar Mahkemece sigorta başlangıç tarihi 01.08.1992 olan davacının, tahsis talep tarihi itibariyle 27 yıl sigortalılığı bulunduğu ancak 49 yaş ve 5600 gün primi ödenmiş gün koşulunu sağlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de yargılama safhasında davacının 49 yaşını ikmal ettiği gözetilerek, tahsise ilişkin 506 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin B-j bendinde yer alan 5600 gün prim ödeme koşulu yönünden, eksik kalan prim gün sayısı için, yurt dışında geçen sürelerinden 3201 sayılı kanuna göre borçlanmaya konu yapılabilecek süresinin bulunup bulunmadığı, şayet varsa borçlanma bedelinin Kurumdan sorulmak suretiyle belirlenmesi, davacıya verilecek mehil ile borçlanma bedelinin ödenmesi durumunda, ödemeyi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2024 tarih ve 2023/109 E. - 2024/143 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının 07.07.2021 tarihinde 70 günlük yurt dışı borçlanması için tahakkuk eden tutarı davalı Kuruma ödediği, toplam hizmet süresinin böylelikle 5605 güne tamamlandığı, bu durumda davacının 5600 gün koşulunu 07.07.2021 tarihi itibarıyla sağladığı, 27.06.1972 doğumlu olan davacının 49 yaşını 27.06.2021 tarihinde bitirdiği, 01.08.1992 tarihinde başlayan sigortalılığı nedeniyle 20 yıllık sigortalı sürecini de 01.08.2012 tarihinde tamamladığı, yaşlılık aylığı bağlanması için tüm şartların 07.07.2021 tarihinde yerine getirildiği gözetilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile 1-Davacı ...'in (TC:...) sigortalılık başlangıcının 01.08.1992 tarihi olduğunun, 2-01.08.2021 tarihinde itibaren yaşlılık aylığı tahsisine hak kazandığını tespiti ile bu tarihten itibaren ödenecek aylıkların yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının talebi ile hükmün örtüşmediğini, Kurum işlemleri yerinde olmasına rağmen aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihinin 27.06.1990 olarak tespitine, yaş şartının tamamlandığı 27.06.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.