Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9191 E. 2024/9385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9191
Karar No
2024/9385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/203 E., 2023/202 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalılardan Genel Müdürlüğe bağlı İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü bünyesinde 01.09.1992-16.01.1996 tarihleri arası (her yılın Temmuz ve Ağustos ayları hariç ) ücretli yerli misafir orkestra sanatçısı olarak çalışıp, ancak bu döneme ilişkin primleri ödenmediğinden davalı kurumca çalışmalarının sigortalı hizmet olarak kabul edilmediğini, davacının hizmet akdiyle diğer davalı yanında çalışması nedeniyle davacının davalı işveren yanındaki 01.09.1992 - 16.01.1996 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP 1.Davalılardan SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, diğer davalı işveren yanında çalıştığına ilişkin kurumda kayıt bulunmadığını, varsa çalışma olgusunun her türlü şüpheden uzak somut delillerle ispatlanması gerektiğini kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıyla idare arasında yapılan tip sözleşme hükümlerinde davacının çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilişkilendirileceğine dair herhangibir hüküm bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.06.2016 tarihli ve 2012/626 E. 2016/255 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile Davacının davalılardan işverenlik emrinde 01.09.1992-31.12.1996 tarihleri arasında (sezona ara verilen temmuz ve ağustos ayları hariç ) kısmı zamanlı hizmet akdine istaneden çalıştığı, Buna göre davalı işverenlikçe bordrolarda davacı adına sicilsiz olarak bildirilen 1992/2 nci dönemde 6 gün, 1993/1 inci dönemde 56 gün hizmetin davacıya maal edilmesi gerektiğine, Hizmet bildirimi bulunmayan dönemler açısından davacının, 1993/2 nci dönemde 16 gün, 1993/3 üncü dönemde 35 gün, 1994/1 inci dönemde 30 gün, 1994/2 nci dönemde 10 gün, 1994/3 üncü dönemde 26 gün, 1995/1 inci dönemde 32 gün, 1995/3 üncü dönemde 27 gün olmak üzere toplam 176 gün hizmetinin tespitine, 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporu 5 inci sayfadaki hizmet dönemlerine ilişkin tablonun hükmün eki olarak alınmasına, Fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk(kapatılan) Dairesinin 18.04.2018 tarihli ve 2016/17492 E., 2018/4031 K. sayılı kararında; Mahkemece yapılacak işin, dava konusu döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslının veya onaylı ve okunaklı örneklerinin davalı işyerinden getirtmek olduğu, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemesi gerektiği, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerin dinlenmesi gerektiği, davacının dönem/ücret bordrolarındaki çalışmalarının dışındaki dönemde ücretini ne şekilde aldığının araştırmak olduğu, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgelerin getirtilmesi gerektiği, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıkların saptanarak bunların bilgilerine başvurmak gerektiği ve davacının çalışmasının somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu hususlarına işaret edilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Davacının davalılardan işverenlik emrinde 01.09.1992-31.12.1996 tarihleri arasında (sezona ara verilen Temmuz ve Ağustos ayları hariç ) hizmet akdine istaneden çalıştığı, Buna göre davalı işverenlikçe bordrolarda davacı adına sicilsiz olarak bildirilen 1992/2 nci dönemde 6 gün, 1993/1 inci dönemde 56 gün hizmetin davacıya maal edilmesi gerektiğine, Hizmet bildirimi bulunmayan dönemler açısından davacının, 1992/3 üncü dönemde 120 gün, 1993/2 nci dönemde 60 gün, 1993/3 üncü dönemde 120 gün, 1994/1 inci dönemde 120 gün, 1994/2 nci dönemde 60 gün, 1994/3 üncü dönemde 120 gün, 1995/1 inci dönemde 120 gün, 1995/2 nci döneminde 60 gün 1995/3 üncü dönemde 120 gün, 1996/1 inci döneminde 16 gün, hizmet akdiyle çalıştının tespitine, Fazla istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, Mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı Devlet ve Opera Balesi Genel Müdürlüğü temyiz dilekçesinde özetle; davacının kendi adına ve hesabına çalıştığını, hizmet akdinin söz konusu olmadığını, tanık beyanlarına itibarla karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının prova, genel prova ve temsillerde görev aldığına ve ayrıca ücret ödendiğine dair hiçbir belge bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme 1. Davacının davalı ... Müdürlüğe bağlı İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü bünyesinde 01.09.1992-16.01.1996 tarihleri arası (her yılın Temmuz ve Ağustos ayları hariç) ücretli yerli misafir orkestra sanatçısı olarak çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davacı ile İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü arasında imzalanan tip sözleşmeler ile davacı adına sicilsiz 1992/03 döneminde 6 gün, 1993/01 döneminde 56 günlük çalışmanın bildirilmesine göre, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Dosyadaki kayıtların incelenmesinde davacı ile İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü arasında imzalanan 01.09.1992-31.12.1992, 01.01.1993-30.06.1993, 01.09.1993-31.12.1993 tarihleri arasını kapsayan tip sözleşmelerin mevcudiyeti karşısında, Mahkemenin tip sözleşmelerin olduğu dönemler yönünden hizmet tespitine ilişkin olarak kabul kararı vermesi yerindedir. Ancak dosya içeriğinde yer almayan 1995 ve 1996 yıllarına ait dönemler yönünden tip sözleşmelerin olup olmadığı Mahkemece yöntemince araştırılarak belirlenmeli, bu dönemler dahilinde davacının hangi etkinliklerde yer aldığı, ücret ödemelerini ne şekilde aldığı, ödeme yapılmışsa kim tarafından gerçekleştirildiği, davalı İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün kamu kurumu olmasından kaynaklı, kayıtlarının resmi belgelere dayandığı gözetilerek araştırılmalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9191, K. 2024/9385, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9191-e-2024-9385-k-551954c99559