Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9187 E. 2024/11026 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9187
- Karar No
- 2024/11026
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/32 E., 2024/79 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta başlangıç tarihinin 14.10.1994 olarak tespiti ile 1 günlük çalışmanın tespiti, aksi yöndeki kurum işleminin iptali davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen kararın da bozulması neticesinde Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 14.10.1994 olarak tespiti ile 1 günlük çalışmanın tespiti, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının 19586.61 sicil sayılı işyeri tarafından 14.10.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak işe giriş bildirgesinin çıraklık eğitimi kapsamında verildiğinden uzun vade hizmetinin bulunmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarih, 2020/406 E., 2021/345 K. sayılı kararıyla; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dinlenilen tanık beyanlarından davacının dava dışı ...’ya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, 14.10.1994 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı sonucuna varılmıştır. Yasal düzenlemeler dikkate alındığında 10.06.1977 doğum tarihli olan davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği tarih itibariyle 17 yaşında (17 yıl, 4 ay, 4 gün) olduğundan davacının 4/a sigortalılık başlangıç tarihi 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 10.06.1995 tarihinden itibaren başlayacağı sonucu varıldığı" gerekçesiyle; "Davanın kabulü ile Davacının dava dışı ...'ya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 14.10.1994 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin işe giriş bildirgesi verildiği tarihte davacının 17 yaşında olması nedeniyle 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 10.06.1995 tarihinden başlatılmasının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili; işe giriş bildirgesi olsa da davacının çırak olarak çalıştığı açıkça belli olduğundan ve 5 yıllık yasal dava açma süresi sonunda dava açıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken kabul yönünde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu,14.10.1994 tarihinde işe giriş bildirgesinin çıraklık eğitimi kapsamında verildiğini, davacının uzun vade hizmeti bulunmadığını, çıraklık işe giriş bildirgesi davacı tarafından da imzalandığı ortada iken davanın uzun vade hizmet kapsamında tescil edilmesinin isabetsiz olduğunu, dinlenen tanıkların bordro tanığı olmadığını, komşu işyeri tanıkları olduklarını, tanık ...’ın “davacının 1993-1998 yılları arasında ...’nın işyerinde çalıştığını hatta kursa da gittiğini” ...’nın “kendisinin orada 1994 yılında çalışmakta olduğunu sürekli çalıştığını” beyan ettiklerini, tanık ifadeleri incelendiğinde davacının uzun vade hizmet kapsamında mı yoksa çıraklık eğitimi kapsamında mı işyerinde olduğunun belirsiz olduğunu, davacının sürekli hizmet akti kapsamında çalıştığı olgusunun dinlenen tanıklar ile sabitleşmediğini, mahkemenin iş bu tanık ifadelerini baz alarak davanın kabulü yönünde karar vermesinin de isabetsiz olduğunu, bordro tanıklarının dinlenmediğini, yeteri kadar bordro ve gerekirse komşu işyeri tanığı dinlenilmeden, yetersiz delil ikamesi ile bu yönde karar verilmesinin davanın niteliği gereği kaldırma nedeni olduğunu, davacının talebinin 14.10.1994 tarihinin yani işe giriş bildirge tarihinin 1 günlük süre ile hizmet akti kapsamında sigortalılığının tespiti iken ve bu tarih itibariyle davacının 17 yaşında olması ve yasa gereği talep tarihi itibariyle sigortalılığın tespiti mümkün değilken, talep dışı bilirkişi raporu baz alınıp davacının 18 yaşını ikmal ettiği 10.06.1995 tarihinin tescil tarihi kabul edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2022 tarih ve E.2021/2123, K.2022/468 sayılı kararı ile "... Somut olayda; tanık beyanları, çıraklık sözleşmesi ve işe giriş bildirgesi dikkate alındığında davacının dava dışı ...’ya ait işyerinde 14.10.1994 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10.06.1995 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve istinaf talebinin esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 02.06.2022 tarih ve E.2022/5462, K.2022/8456 sayılı kararında; "... Eldeki davada, davacının işe giriş bildirgesinin "Trabzon Çıraklık Eğitim Merkezi" işyeri unvanı ile çırak olarak verildiği, oto motor tamirciliği ile ilgili çıraklık sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının Çıraklık Eğitim Merkezindeki ders programı getirtilerek ders saatleri belirlenmeli, çalışmanın bir mesleğin öğrenilmesine yönelik olarak çıraklık ilişkisine mi yoksa diğer çalışanlar gibi üretime yönelik olarak mı gerçekleştiği üzerinde durularak davacının ne şekilde üretime katıldığı net olarak ortaya konulmalı ve çalışma olgusu ve niteliği şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarih ve E.2022/155, K.2023/131 sayılı kararı ile "... Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay ilamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının haftanın 5 günü davalı işyerinde tam zamanlı çalıştığı, haftada bir gün çıraklık okuluna gittiği, haftada bir gün izin kullandığı davacının çalışmasının sadece öğrenme amaçlı olmadığı, ilk başta başladığında işyerinin faaliyeti ile ilgili işleri yapmasa da getir götür işleri yaparak çalıştığı, davacının öğrenme ve çalışmasının iç içe geçtiği, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle "Davanın kabulü ile Davacının dava dışı ...'ya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 14.10.1994 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin işe giriş bildirgesi verildiği tarihte davacının 17 yaşında olması nedeniyle 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 10.06.1995 tarihinden başlatılmasının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.11.2023 tarih, E.2023/10616, K.2023/11074 sayılı kararında; "... Eldeki davada, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının işe giriş bildirgesinin "Trabzon Çıraklık Eğitim Merkezi" işyeri unvanı ile çırak olarak verilmesi, oto motor tamirciliği ile ilgili çıraklık sözleşmesi bulunması, dinlenen tanıkların da davacının üretime yönelik çalışması olmadığına dair beyanları karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Bozma ilamı sonrası 07.05.2024 tarihinde yapılan duruşmada Mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. 09.11.2023 tarihli Yargıtay ilamı dikkate alınarak davacının işe giriş bildirgesinin "Trabzon Çıraklık Eğitim Merkezi" işyeri unvanı ile çırak olarak verilmesi, oto motor tamirciliği ile ilgili çıraklık sözleşmesi bulunması, dinlenen tanıkların da davacının üretime yönelik çalışması olmadığına dair beyanları karşısında davanın reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin 14.10.1994 olarak tespiti ile 1 günlük çalışmanın tespiti, aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.