Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/911 E. 2024/2341 K.
Konu: Sigortalı Başlangıç Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/911
- Karar No
- 2024/2341
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigortalı Başlangıç Tespiti
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2403 E., 2023/2531 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/336 E., 2023/255 K. Taraflar arasındaki sigortalı başlangıç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1998 olarak tespitine ve bu tarihte bir gün çalışmanın tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle; davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulüne, davacının 01.06.1998 tarihli işe giriş bildirgesi ile ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 1 gün süre ile çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1998 tarihi olduğunun tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden davalı Kurum vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 7, 9, 108 inci maddeleri. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... Otom. Ltd. Şti. ünvanlı işverenin 1046839 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.06.1998 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerinde ise anılan sicil no.lu işyerinin ... ünvanlı işverene ait olduğu, oto yedek parça satış işi mahiyetli iş yerinin 19.01.1995-31.12.1998 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,dava kapsamında 10098/1-3 arası bordrolarda bildirimi olan kişilerin sadece ... ile vefat ettiği anlaşılan ...'in olduğu ve bu kapsamda ...'ın tanık olarak dinlendiği ve davacının muhasebe elemanı olarak çalıştığını beyan ettiği ,geniş kapsamda bir komşu işyeri ve çalışanına ilişkin araştırma yapılmadığı sadece Kurumdan bu yönde bir araştırma yapıldığı ve tek tanık olarak işveren ...'ın beyanı alınmak suretiyle ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 3.Buna göre Mahkemece, dinlenilen tek tanığın ... olduğu da gözetilerek dava konusu dönemde işyerine komşu işyerleri ve sigortalı çalışanları, belediye, vergi dairesi, emniyet nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, bu yöntemle komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olabileceği hususunda davacının beyanı alınmak suretiyle belirlenecek kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, öte yandan bordo tanığı olarak dinlenilen ...'ın şirket yetkilisi veya işveren olup olmadığı da araştırılmalı, giriş bildirgesindeki tescil bilgileri ile tescil ve kapsam belgelerindeki bilgiler irdelenmek suretiyle işverenlik sıfatı da belirlenmek suretiyle, davacının iddiası somut olarak tespit edilerek karar tesis edilmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.