Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8910 E. 2024/10924 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8910
Karar No
2024/10924
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/289 E., 2024/1377 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/387 E., 2022/229 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.07.1986 tarihinden itibaren Hollanda'da işçi olarak çalıştığını, yurt dışında geçen çalışma sürelerinin 5151 günlük kısmını borçlanmak sureti ile primlerini ödediğini, 05.11.2013 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebinin Kurum tarafından reddedilmesi üzerine Ankara 8. İş Mahkemesinin 2013/1907 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleştiği, karar ile davacının 01.12.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı 01.12.2013'te başlayan aylıklarının 20.09.2021 tarihinde durdurulduğu, davacının Türkiye'deki 26.08.2013-20.09.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili çalışmaya dayanmaması nedeni ile iptal edilerek aylığının durdurulduğunu, Kuruma itirazlarının dikkate alınmadığını, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin iptalini ve aylıkların 20.09.2021 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının çalışmasının fiili çalışma olması nedeni ile iptal edildiğini, Kurum işleminde bir hata olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ... adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden 26.08.2013-20.09.2013 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, Kurum tarafından davalı şirket çalışanları tarafından yapılan ihbar, iş yeri hakkında kontrollü iş yeri şerhinin bulunması ve prim borçlarının ödenmemesi üzerine düzenlenen 03.05.2021 tarih 2020/412281/022 sayılı inceleme raporunda sonucunda davacının 26.08.2013-20.09.2013 tarihleri arasında yapılan bildirimlerin hizmet akdine dayanmadığı, bildirimi yapılan bu hizmetlerin iptal edilmesi ve davacının Kurumdan almakta olduğu aylık ve gelirlerin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereğince tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiş, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların davacıyı tanımamalarını ve özellikle dava konusu iş yeri sahibinin eşi olan ve iş yeri ile ilgilenen, aynı zamanda da iş yerinden sigortalı olan ...'nun davacının dava konusu iş yerinden çalışmadığına dair beyanları ve davacının 11.08.2013 tarihinde yurda giriş yaptığı, 31.08.2013 tarihinde ise yurttan çıkış yaptığı, hizmeti bildirilen dönemin bir kısmında Türkiye'de de bulunmadığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının dava konusu 26.08.2013-20.09.2013 tarihleri arasında fiili çalışmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacının yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanmadan önce Ankara'da işveren ...’na ait iş yerinde 26 gün müddetle sigortalı olmasına bağlı olarak 4/1-a kapsamında tescil edilmiş olduğundan yurt dışında geçen süreyi 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanmasını takiben 05.11.2013 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun bu başvuru üzerine yurt dışı borçlanma işlemlerinde hiçbir usulsüzlük görmediğini, müvekkilinin 01.12.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı kesinleşen yargı kararı ile saptandığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, tanık olarak dinlenen iş yeri çalışanlarının davacıyı tanımaması, yurda giriş yaptıkları sürelerde bildirimlerinin yapılması, davacının eşinin de aynı işyerinden bildiriminin yapılıp iptal edilmesi, işyerinin niteliği gibi hususları irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli denetim raporu aksinin davacı tarafından ispat edilememesine göre davacının hizmetlerini iptal eden Kurum işlemi ve aynı yönündeki Mahkeme kararı yerinde olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının 26.08.2013 - 20.09.2013 tarihleri arası bildirilen hizmetlerinin gerçek ve fiili çalışma olduğunun tespiti ve aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası, 59 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8910, K. 2024/10924, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8910-e-2024-10924-k-e567d9d31c52