Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8714 E. 2024/9780 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8714
- Karar No
- 2024/9780
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2024/371 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile işveren davalıya ait işyeri işçilerinden ...'nın 13.02.2009 tarihinde iş kazası sonucu vefat ettiğini, bunun üzerine hak sahiplerine 76.947,42 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, 289 TL cenaze yardımı yapıldığını, meydana gelen iş kazasının davalıların kusuru neticesinde gerçekleştiğini, meydana gelen iş kazasının 13.02.2009 tarihinde vefat eden ...'nın işveren olan ... Ra İnş. Şti.nin yüklendiği Elazığ Adalet Sarayı inşaat işi dolayısıyla kalıpçı ustası olarak çalışmakta iken inşaatın 5.katından düşerek vefat etmesi şeklinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin uygulanması gerektiğini, bu olayla ilgili Elazığ C.Başsavcılığınca soruşturma yapılıp Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/358 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, meydana gelen iş kazası ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 09.07.2009 tarihli ve 121555/INC/18 sayılı raporunda olayın iş kazası olduğu, işverenin ve diğer davalıların sorumlu olduğunun tespit edildiği, Kurumca sigortalının hak sahiplerine 76.947,42 TL ilk peşin değerli gelir, 289 TL cenaze yardımı ödemesi yapıldığını, yapılan masrafların şimdilik % 50'sine tekabül eden 38.618,22 TL.nin 19.309,11 TL.sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; iş kazasında şahsın kusurunun olmadığını, iş kazasında öncelikle işçinin sonra da onu çalıştıran taşeronun kusurlu olduğunu, işçinin taşeron işçisi olduğunu, doğrudan doğruya şirketleri kontrolünde yürütülen bir çalışmanın mevcut olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza günü işyerinde fiili olarak çalışmamasından dolayı husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin o gün hastalanan başka bir işçiyi hastaneye götürdüğünü verilen işletme emriyle ustabaşılık görevinin fiilen ortadan kalktığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararıyla; davalı işveren şirkete %50 kusurlu, bu kusurun %30'nun işveren temsilcisi ...'e, %20'sinin ise şantiye yetkilisi ...'ya ait olduğu, ustabaşı ...'a %20 ölen işçiye ise %30 kusur verilen kusur raporunu kabul ile davanın kabulüne, 38.618,22 TL.nin 38.473,72 TL.sine 24.07.2009 tarihinden, 144,50 TL.sine 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ..., ... ve ...'ın hükmedilen bu alacağın 19.309,11 TL.sinden ve bu alacağın 19.236,86 TL.sine 24.07.2009 tarihinden, 72,25 TL.sine 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden sorumlu olduğuna dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz 08.11.2018 tarih 2018/4151 Esas, 2018/9141 Karar sayılı ilamı ile Yargılama konusu somut olayda; davalı ...'in işveren vekili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, davalıların kusuru ayrı ayrı belirlenmek suretiyle, yukarıda ilkeleri açıklanan 21/1 ve 21/4 maddesi gereğince yapılacak hesaplama sonucu müteselsil sorumluluk gereği rücu alacağı belirlenmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren ...-Ra İnşaat İmalat ve Taahhüt Ltd. Şti.'nin; %30 (Yüzde Otuz) oranında kusurlu olduğu, davalı işveren vekili ...'un; ...-Ra Şirketinin kusurunun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı inşaat mühendisi ...'ın; %20 (Yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, davalı ustabaşı ...'nin; %20 (Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu, sigortalı ...’nın; %30 (Yüzde Otuz) oranında kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunu hükme esas alarak asıl dava olan 2019/14 ve 2019/590 Esas sayılı davaların kabulü ile 38.473,70 TL peşin sermaye değerli gelir yönünden (3. kişi olan davalılar ... ve ...'nin bu miktarın 26.931,59 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) Kurum alacağının onay tarihi olan 24.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 202,30 TL cenaze ödemesi yönünden Kurum alacağının ödeme tarihi olan 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; davalıların sorumlu olduğu kusur oranının % 100 olması gerektiğini, daha düşük olan kusur tespitini ve buna dayalı olarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 21/4 üncü maddesi, 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz eden ve temyiz kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.