Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8711 E. 2025/12812 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8711
Karar No
2025/12812
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/596 E., 2024/44 K. DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı Kurum dava dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 12.02.2010 tarihli rapor gereğince, davalı sigortalının emekliliğinin iptal edildiğini ve geriye dönük olarak10 yıl boyunca yersiz olarak ödenen emeklilik aylıkları toplamının faizi ile birlikte geri ödenmesinin istenildiği, çünkü davalı sigortalının prim hesabına 02.10.1999 tarihinde başka bir sigortalının 25.11.1998 tarihinde 8...0 arşiv no.su ile yatırdığı 43.222.500 TL’lik askerlik borcu ödemesinin arşiv no.su 112025044 ve miktarı 40.000.000 TL olarak değiştirilerek aktarıldığını, yine 02.10.1999 tarihinde davacının prim hesabına 5-12-026-011 arşiv numaralı belge ile 45.000.000 TL’lik tutarın aktarıldığı, hayali bir biçimde aktarma gerçekleştiğinden giriş arşiv numarasının sistem kayıtları ile uyum göstermediği ve çıkışı yapılan aktarmanın kaynağı durumundaki çıkış arşiv no.suna ve sigortalı Bağ-Kur no.suna ulaşılamadığının tespit edildiğini, neticede davalı sigortalının prim/askerlik borçlanması ödemeleri hileli ve suç teşkil eden yollarla ödenmiş gibi gösterilerek Kurumun dolandırıldığı, davalı sigortalının yeterli delil veya belge gösteremediği ödemelere ait sanal ortamda yapılmış gibi görünen aktarmalar iptal edilince davalı sigortalının mevcut ve sahih olan prim gün sayısı emekliliğe yeterli olmadığından, emekliliğin iptal edildiğini ve böylece Kurumdan alınan aylıkların yersiz olduğunu, davalı sigortalı da dahil üzere davalı ...’ın Kurumu gerçeğe aykırı işlemlerle yanıtlığı ve bahse konu işlemlerde hile ve desise kullanıldığının teftiş raporu ile ortaya çıktığını, emekli aylığının iptal edilmesi neticesinde yapılan hesaplamada aylık bağlanma tarihi olan 01.12.2000 tarihinden 28.12.2010 tarihine kadar 40.406,00 TL aylık ödemesi ve 4.025,67 TL sağlık yardımı yapıldığının tespit edildiği ve davalı sigortalı yapılan ihtara rağmen borcu ödemeyince dava açma zarureti doğduğu belirtilerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı sigortalıya yersiz ödenen 40.406,00 TL aylık ödemesi ve 4.025,67 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 44.431,67 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen karşı davada davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde yapılan teftiş neticesinde bazı sigortalıların prim ve askerlik borçlanması hesabından çıkartılan ödemelerin usulsüz olarak başka sigortalıların hesabına mal edildiğinin tespit edildiğini, bu durum üzerine aylık talep tarihi itibarıyla borçlu olduğu belirlenerek aylığının iptal edildiğini, kendisinin Kuruma güvenerek Kurumu temsil eden Kurum görevlisine güvenerek ve iyi niyetle prim ödemesi hesabına yatırması için verdiğini ve kurumu dolandırarak emekli olmaya yönelik bir kastının olmadığını, Kurum görevlisinin böyle bir hile yapabileceğini yani kötüniyetli davranacağını bilecek durumda olmadığını, tespit edilen usulsüzlüğün durumundan haberdar olmadığını ve Kurum görevlisinin eylemine iştiraki söz konusu olmadığını, kamu idaresine güven ilkesi aynı zamanda kamu görevlilerine de güven duyulmasını gerektirdiğini, Kurumun da bu usulsüz işlemleri yapıldığını kabul ederek bu kişi hakkında yasal yollara müracaat ettiğini, bu bakımdan olayın asıl sorumlusunun kendisi değil, usulsüz işlemi yapan kamu kurumu ve onu istihdam eden Kurum olduğunu, kendisinin sigortalılık süresinin iptal edilmesinin iyi niyetten uzak olduğunu ve Kurum işleminin iptal edilerek yeniden aylık bağlanması gerektiğini belirterek; 07.01.2011 tarih ve …TAH/448.065 sayılı Kurum işleminin iptali ile aylığın bağlanmasına ve aylıkların kesinti yapılan tarihten işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... adına verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığını, kendisinin bilgi işlem servisinde çalıştığını, şifresinin başta Kurum müdürü olan ... olmak üzere tüm personel tarafından bilindiği ve kullanıldığını, davacı Kurumun davayı dayandırdığı belgeleri imha ettiği ve şimdi de imha edilen belgelerin yokluğundan istifade ederek dava açtığını, davacı Kurumun bilgisayar işlem saatini ve hangi bilgisayardan işlem yapıldığını bildirmekten kaçındığını, ayrıca davalı sigortalının emeklilik talep ve sağlık cüzdanı gibi formlarının Kurumdaki personelin el yazısı ile yazılı olduğu, bu el yazısı kime ait ise söz konusu işlemleri onun yaptığı ve kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/180 E. sayılı dosyasında dinlenen yirmiyi aşkın tanığın tamamının kendisini tanımadığını ve kendisi ile bir ilişkileri olmadığını bildirdiği belirtilerek; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle olmak üzere reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... adına verilen cevap dilekçesinde özetle; Kurum Müfettişi tarafından düzenlenen 12.02.2010 tarih ve 309375/Srş/1 sayılı rapor gereğince, davalı sigortalının emekliliğinin iptal edildiği ve geriye dönük olarak 10 yıl boyunca yersiz olarak ödenen emeklilik aylıkları toplamının faizi ile birlikte geri ödenmesinin istenildiğini, Kurumun yaptığı işlemde herhangi bir usulsüzlük ve yasaya aykırılık bulunmadığını, Kurum kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacının prim hesabına 02.10.1999 tarihinde başka bir sigortalının 25.11.1998 tarihinde 8...0 arşiv no.su ile yatırdığı 43.222.500 TL’lik askerlik borcu ödemesinin arşiv no.su 112025044 ve miktarı 40.000.000 TL olarak değiştirilerek aktarıldığını, yine 02.10.1999 tarihinde davacının prim hesabına 5-12-026-011 arşiv numaralı belge ile 45.000.000 TL’lik tutarın aktarıldığını, hayali bir biçimde aktarma gerçekleştiğinden giriş arşiv numarasının sistem kayıtları ile uyum göstermediğini ve çıkışı yapılan aktarmanın kaynağı durumundaki çıkış arşiv no.suna ve sigortalı Bağ-Kur no.suna ulaşılamadığının tespit edildiğini, davacının, idari soruşturma aşamasındaki beyanında usulsüz ve hayali aktarma işlemlerine konu ödemeyi yaptığına dair bir makbuz ya da ödeme belgesi bulunmadığını, ancak eşinin müdür ...’e elden verdiğine şahit olduğunu beyan ettiğini, gerçeğe ve mevzuata aykırı bir şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerde menfaat temin etmek isteyen Kurum çalışanları memur ..., veznedar ... ve Bağ-Kur İl Müdürü ... hakkında Kurum zararına sebebiyet verdikleri gerekçesiyle ... Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/180 E. sayılı ceza davası açılmış olduğunu, neticede davalı sigortalının prim ödemelerinin hileli ve suç teşkil eden yollarla ödenmiş gibi gösterilerek Kurumun dolandırıldığını, davalı sigortalının yeterli delil veya belge gösteremediği ödemelere ait sanal ortamda yapılmış gibi görünen aktarmalar iptal edilince davalı sigortalının mevcut ve sahih olan prim gün sayısı emekliliğe yeterli olmadığından, emekliliğin iptal edildiği, davacının davasını ispat için herhangi bir makbuz sunmadığı gibi ödemeyi yaptığını söylediği kurum personelinin lehine tanıklık yapmasını da sağlayamadığını ve dolayısıyla böyle bir ödemenin varlığının kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.10.2021 tarihli 2011/8 82... /707 Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın kısmen kabulüne, sigortalı ... tarafından Kurum işleminin iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 07.10.2021 tarihli kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Dairenin 13.06.2022 tarihli, 2022/4808 Esas, 2022/8913 Karar sayılı kararı ile aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde, davacı açısından kısmi aylık /tam aylık koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiği, oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceğinin gözetilmesi gerektiği, Kurumdan yersiz sağlık harcamalarına ilişkin belgelerin (borç dönem ve tutarlarını belirtir, davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz sağlık karnesi kullanımı ve sağlık giderine ilişkin borç tahakkuk cetvelleri, borç bildirim belgeleri) celbi sağlandıktan sonra, iade koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin uygun olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, müvekkilin yapılan usulsüz işlemlerde kusuru olmadığını, Kurum hatası olduğunun müfettiş raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlıkta asıl dava yersiz ödemenin faizi ile birlikte iadesi, birleşen karşı dava Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8711, K. 2025/12812, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8711-e-2025-12812-k-c38bcef459e4