Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8661 E. 2024/10173 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8661
Karar No
2024/10173
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/182 E., 2024/1221 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/381 E., 2022/263 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;davacının 04.10.2000 tarihinden itibaren 619 sayılı KHK uyarınca bağ-kur kayıt ve tescilinin yapıldığını, ilk primini 15.05.2002 tarihinde ödediğini, oda kaydı bulunan ve bu sürelerden bir kısmını vergiye tabi geçiren davacının 26.07.1996 tarihinden itibaren tescil işleminin reddedildiğini, davacının İstanbul Arnavutköy Minibüs Otobüs Kamyon Kamyonet ve Otomobil Şoförler Esnaf Odasına 26.07.1996 tarihinde kaydedildiğini ve 01.05.2009 tarihine kadar kaydının bulunduğunu, davacının Kuruma başvurusunun reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davacının 26.09.1996 tarihinden, tescilinin yapıldığı 04/10/2000 tarihine kadar olan sürelerde zorunlu sigortalı sayılması gereken tescili mümkün sürelerin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, dava açmadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini ve Kurum işleminde bir hata olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1479 sayılı Kanun'un geçici 18 maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden önce davacının meslek kuruluşu kaydı bulunması ve vergi mükellefi olması nedeniyle 1479 sayılı Kanun'un geçici 18 inci maddesi gereğince 04.10.2000 tarihinden başlamak kaydıyla Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiğinden davacının davasının kabulüne, davacının 26.07.1996-03.10.2000 tarihleri arasında 4 yıl 2 ay 8 gün (1508 gün) 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin 1 fıkrasının a bendi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tesciline, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu dönemde vergi kaydının ve oda kaydının olması, mülga 1479 sayılı Kanun'un geçiçi 18 inci maddesinin yürürlüge girdiği 02.08.2003 tarihinden önce Bağ-Kur tescil kaydının bulunmasına göre davanın kabulüne yönelik Mahkeme kararı yerinde olmuştur gerekçesi ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24., 25 inci ve Geçici 18 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve davacının vergi kaydının bulunması, Kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş bildirgesi ile Bağ-Kur tescilinin Kurumca yapılmış olmasına göre, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8661, K. 2024/10173, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8661-e-2024-10173-k-6d5a468e8fa5