Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8475 E. 2024/9876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8475
- Karar No
- 2024/9876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/308 E., 2023/215 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı işverene ait İstanbul Seyahat isimli otobüs şirketinde 15.04.2003 yılında İstanbul Otogarı'nda bulunan şubesinde işe başladığını, bu şubede bilet kesme, otobüs kullanma, otobüsleri harekete hazırlama ve kargo bölümünde olmak üzere çeşitli görevlerde çalıştığını, davalı şirkette uzun yıllardan bu yana kargo bölümü sorumlusu olarak çalıştığını, 15.04.2003 tarihinde davalı iş yerinde işe başlamasına rağmen davalı tarafından 15.07.2006 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin çalışmaya devam ederken haksız ve yasaya aykırı biçimde 15.04.2015 tarihinde davalı işverence işten çıkartıldığını, müvekkilinin 15.04.2003 – 15.04.2015 tarihleri arasında davalı şirkette kesintisiz olarak çalışmasına karşılık davalı işveren tarafından sigortaya giriş bildirimini geç yaparak müvekkilinin sosyal hak ve alacaklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin davalı şirkette en son 1.750,00 TL net ücretle çalıştığını, fakat SGK primleri asgari ücret üzerinden ödendiğini, davalı iş yerinde bütün personellerin SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını , iş yerinde çalışan herkesin asgari ücretle çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin asgari ücretle çalışıyor gibi göründüğünü ve asgari ücretin banka kanalıyla ödendiğini, kalan kısmın ise elden ödendiğini, SGK kayıtları incelendiğinde ise müvekkilinin prime esas kazancının asgari ücret üzerinden gösterildiği beyanla müvekkilinin 15.04.2003 - 15.07.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine ve kurum kayıtlarının düzetilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ücret alacaklarında ve hizmet tespitlerinde zaman aşımının 5 yıl olduğunu, davacının müvekkili şirkette bagaj emanet görevlisi olarak 08.05.2015 tarihine kadar çalıştığını ve son çalıştığı ay içerisinde haksız ve nedensiz olarak iş yerine iki gün üst üste gelmemesi sebebi ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkili şirkette asgari ücret ve buna ek olarak 150,00 TL yemek parası karşılığı çalıştığını, bagaj teslimleri sırasında bagaj sahiplerinden de bahşiş aldığını, alınan bu bahşişlerin müvekkili şirket tarafından alınmadığını, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/4000 Esas, 2014/673 Karar sayılı dosyasında davacının güveni kötüye kullanma suçundan sanık sıfatıyla yargılandığını, 5 ay hapis ve 100 günlük para cezası ile cezalandırıldığını, müvekkili şirketin suçu sabit olan ve ceza almış olan davacıyı yasal olarak işine son vermesi hakkına sahip olmasına rağmen işten çıkartmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil vekili; fer'i müdahil yerine davalı sıfatında olduklarından ve davacının işten çıkış tarihinin resmi kayıtlardan tespiti ile davacının taleplerinin zaman aşımı bakımından davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarih, 2018/75 E., 2019/188 K. sayılı kararıyla; "... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı vekili müvekkilinin davalı işverene ait İstanbul Seyahat isimli otobüs şirketinde 15.04.2003 yılında İstanbul Otogarında bulunan şubesinde işe başlamasına rağmen davalı tarafından 15.07.2006 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin 15.04.2015 tarihinde davalı işverence işten çıkartıldığını, çalışma sürelerinin ve şirkette en son 1.750,00 TL net ücretle çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davacının hizmet dökümünde 15.07.2006 tarihinden 31.01.2009 tarihine kadar davalı 1054805 sicil numaralı İstanbul Seyahat Turizm A.Ş.'den sigorta bildirimlerinin yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen bordrolu ve komşu işyeri tanıkları davacının İstanbul Seyahat Firması'nın kargo bölümünde 2003 yılında çalışmaya başladığı tanıklardan aynı işyerinde çalışan ... tarafından da 2003 yılı 4 veya 5. ayında çalışmaya başladığının beyan edildiği, kargo bölümünün davacıya bağlı olduğu, 2006 yılı sonrasında da çalışmaya devam ettiğini beyan etmiş, davalı tanıkları o dönemde kargo bölümüne kimin baktığını hatırlamadıkları gibi muallak ifadeler kullandıkları anlaşılmıştır. Tüm tanık anlatımları ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacının 15.04.2003 - 15.07.2006 tarihleri arasında davalı işyeri bünyesinde çalıştığı kanaatine varılmış ve davacının prime esas kazanç taleplerine ilişkin ise dava konusu tarihler itibariyle ücret miktarının yazılı delil ile ispat sınırı üzerinde bulunduğu ve dosya kapsamında buna ilişkin yazılı delil mevcut olmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek davacının çalışmalarının asgari ücret üzerinden tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette bagaj emanet görevlisi olarak 15.07.2006 tarihinde işe başladığını, 08.05.2015 tarihine kadar asgari ücrete ek 150,00 TL yemek parası karşılığı çalıştığını, ayrıca bagaj sahiplerinden bahşiş aldığını, bu bahşişlerin ne kadar alındığını bilmediklerini, davacı tarafın dinletmiş olduğu tanık ile müvekkili şirket arasında husumet bulunduğunu, tanıklar ... ve ...'ın müvekkili şirkete karşı açtıkları davaların derdest olduğunu, bu nedenle bu tanıkların tarafsızlığı şüphe uyandırdığından beyanının dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişinin adı geçen tanıkların beyanları doğrultusunda rapor hazırlamasının usule ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiaları ile ilgili tanık beyanları dışında delil sunmadığını, bordrolu çalışan ...'nın beyanına göre ilgili firmanın 2006 yılı öncesinde kargo bölümü bulunmadığını, davacının bu beyanın aksine delil sunamadığını, yine bordrolu çalışan ...'in beyanında diğer davalı firma bünyesinde 2006 yılı öncesinde davacının çalıştığına dair tanıklık edemediğini, davacı tarafın iddialarını yazılı olarak ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2020 tarih ve E.2019/1284, K.2020/1708 sayılı kararı ile "... Davacı tarafından bildirilen bordro tanıklarından ...'ın 12.03.2003-03.11.2006 tarihleri arasında tespite karar verilen 1054805 sicil numaralı işyerinden sigorta bildiriminin yapıldığı, tanığın beyanında davacının tespite karar verilen sürelerde fiilen çalıştığını belirttiği, bordro tanığı ...'ın da 01.09.2005-18.06.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinden sigorta bildiriminin yapıldığı, bu tanığın da beyanında "kendisi işe başladığında davacının çalıştığını, işe girmesinde davacının vesile olduğunu" belirttiği, diğer bordro tanıklarının da "davacının 2006-2007 yılları arasında çalışmaya başladığını, şirketin kargo bölümünün 2004 ya da 2005 yılında kurulduğunu, 2006 yılından önce de kargo işi yapanın olduğunu ama kim olduğunu hatırlamadıklarını" beyan ettikleri, komşu işyerinde çalıştığını beyan eden ...'nın 14.10.2004-30.06.2011 tarihleri arasında Karadeniz ... Turizm Taşımacılık Şirketinden sigortasının bildirildiği, 05.07.2011 tarihinden sonra da tespite karar verilen 1054805 sicil numaralı işyerinden ve davalıya ait diğer işyerlerinden sigortasının 31.08.2014 tarihine kadar bildirildiği, son olarak bu tarihte İstanbul Seyahat Turizm A.Ş.'nin ... sicil numaralı işyerinden çıkışının bildirildiği, buna göre davacının davalıya ait işyerinde tespite karar verilen dönemde çalıştığına dair tanık beyanları gereğince hizmet süresinin tespiti yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle davalı işveren ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 25.10.2021 tarih ve E.2021/2240, K.2021/12854 sayılı kararında; "... Eldeki dosyada, davacının 15.04.2003-15.07.2006 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep ettiği, davacı adına 15.07.2006-31.01.2009 tarihleri arasında ... sicil numaralı davalı İstanbul Sey. Tur. Tic. A.Ş. işyerinden, 01.02.2009-28.05.2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı Aleyna Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. işyerinden, 01.06.2013-08.05.2015 tarihleri arasında davalı adına tescilli 1144889 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminde bulunulduğu, davanın 22.02.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, kuruma 01.02.2009-28.05.2013 tarihleri arasında çalışmalarının bildirildiği ... sicil numaralı işyerinin, sigorta acenteliği mahiyetinde Aleyna Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. adına tescilli olduğu dosyada bulunan işyeri tescil bilgileri belgesinden anlaşılmakla; işyerinin davalı İstanbul Seyahat Tur. Ltd. Şti. ile aynı adreste olduğu görülmekte ise de, dosya kapsamında bu işyerine ait ticaret sicil kayıtları,vergi kayıtları,işyeri tescil dosyası bulunmadığından, Aleyna Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti. ile davalı şirket arasında organik bağ olup olmadığını denetlemek mümkün olmamıştır. Mahkemece; davacının 01.02.2009 - 28.05.2013 tarihleri arasında çalışmalarının bildirildiği 1044228 sicil numaralı Aleyna Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmalı, organik bağ bulunmadığının tespiti halinde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hak düşürücü sürenin geçip geçmediği irdelenmelidir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... öncelikle, davanın konusunun, davacının, davalı işverenlik nezdindeki 15.04.2003 - 15.07.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti taleplerine ilişkin olduğu, davacı tarafın dava konusu yaptığı dönemle ilgili olarak, açıkça ücret iddiasının bulunmadığı, sadece dava dilekçesinde, 2015 yılındaki son ücretini ve o dönemde asgari ücretle SGK primlerinin ödendiğini, bilgi olarak yazdığı, dava dileksindeki sonuç talebin ise, açıkça "müvekkilinin 15.04.2003 - 15.07.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine ve kurum kayıtlarının düzeltilmesine" yönelik olduğu anlaşılmakla, Kurumun, fer'i müdahil sıfatı ile iş bu davada yer almasının gerektiği; Yargıtay bozma ilamı öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen yargılama sürecinde, mevcut davanın niteliğine uygun olarak, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak, bilgi ve belgelerin ilgili birimlerden istendiği, bu bağlamda, iddiaya konu çalışmaların ve iş yerinin niteliğinin / faaliyetinin tespit edildiği, bildirilen tanıkların ve kamu tanıklarının duruşmalarda dinlendiği, özellikle organik bağın tespiti açısından, dosyadaki, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İstanbul Ticaret Odası kayıtları ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve Wep sitesi çıktıları incelendiğinde ve davalı ... ile dava dışı Aleyna Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin, ortaklık yapıları (ortakları ve yetkilileri), işyeri adresleri ve ticari faaliyet alanları dikkate alındığında, adı geçen şirketler arasında organik bağ bulunduğu konusunun tartışmasız olduğu, tespit edilen bu hususun, Mahkememizce alınan, 14.12.2022 tarihli, hukukçu bilirkişi raporunda da dile getirildiği; taraflarca dosyaya ibraz edilen / ileri sürülen ve Mahkememizce de usulüne uygun olarak toplanan delillere göre, davacının, dava konusu yaptığı ve organik bağ husunun tartışmasız olması sebebiyle hak düşürücü süreden etkilenmeyen, 15.04.2003 - 15.07.2006 tarihleri arasında, davalı işverenlik nezdinde, hizmet akdiyle, tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığı iddiasını, tartışmadan uzak bir şekilde ispat ettiği; Mahkememizce itibar edilen hukukçu bilirkişinin 14.12.2022 tarihli raporununda da, Kuruma bildirimi gereken çalışmaların hizmet dökümününün / hesaplamalarının, asgari ücret üzerinden yapıldığı, sonuç olarak, davacının hizmet süresine yönelik iddialarının sübut bulduğu; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığından, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku mevzuatına uygun, tarafların iddialarını karşılayacak şekilde düzenlenmiş / gerekçelendirilmiş ve dosya içeriğine uygun olduğu için Mahkememizce de itibar edilen, hukukçu bilirkişinin, 14.12.2022 tarihli raporundaki süreler ve hesaplamalar doğrultusunda (taleple bağlı kalınarak ve ücret hususunun nizalı olmadığına dair, Mahkememiz açıklamalarına göre) davacının hak düşürücü süreden etkilenmeyen davasının kabulüne" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/1'inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.