Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8287 E. 2024/7769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8287
Karar No
2024/7769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1200 E., 2024/1654 K. KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1 E., 2021/307 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen yurt dışı borçlanmasının 29.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkeme Hukuk Dairesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, yurt dışı borçlanmasının 29.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve Kanun'a uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.01.2022 tarih, 2021/1 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkeme kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 18.10.2023 tarih, 2022/785 Esas, 2023/2046 Karar sayılı kararıyla, makul sürede açılmayan davada, borçlanmanın talep tarihine göre 4/1-a kapsamda ancak tahakkukun dava tarihindeki prime esas kazanç üzerinden yapabileceği gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının 29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun ve borçlanmanın bu tarihteki prime esas asgari günlük kazanç üzerinden düzenlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma ilamında, "...Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 04.01.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının yurt dışı borçlanma talebinin dava tarihi olan 04.01.2021 tarihinde ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında asgari prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının 29.07.2019 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8287, K. 2024/7769, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8287-e-2024-7769-k-30cd81f02f36