Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8159 E. 2024/9420 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8159
Karar No
2024/9420
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/707 E., 2024/266 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki hacizli taşınmazın kıymet takdirine itiraz ve yeniden kıymet takdiri istemine ilişkin tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Panter Güvenlik Sistemleri Bilgi Araştırma Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalı Kurumca Panter Güvenlik Sistemleri Bilgi Araştırma Ltd. Şti.'nin borcundan dolayı davacıya ait İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Rumeli Feneri Köyü, 48 parselde bulunan tarla niteliğindeki gayrimenkulün 435.000,00 TL bedel üzerinden satışa çıkarılacağının 03.09.2014 tarihli yazı ile bildirildiğini, gayrimenkulün kıymet takdirine karşı, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 2014/2033 E. sayılı dosyası ile itiraz edildiğini, ancak mahkeme tarafından dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin Adli Yargı yeri olduğu şeklinde karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı Kurumca belirlenen değerin düşük olduğunu belirterek hacizli taşınmazla ilgili yeniden değer tespiti yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından davacıya gönderilen satış bilgisi yazısının 03.09.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, rapor hazırlanış tarihinin de 05.06.2014 olduğunu, 2011/53 sayılı genelge gereği rapor tarihi üzerinden 15 ay geçmesi ve İstanbul'daki imar değişiklikleri, gayrimenkul bedellerindeki artışlar ve piyasa koşulları göz önünde bulundurulduğunda, borçlunun davalı Kurumdan talep etmesi veya satış komisyonunun uygun görmesi halinde yeniden kıymet takdir raporu hazırlatılabildiğini, huzurdaki dava konusu kıymet takdir raporunda yasaya hiçbir aykırılığın bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarih ve 2015/623 Esas, 2019/59 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurumun 2014/474 takip sayılı dosyasında işlem gören davacıya ait İstanbul ili Sarıyer ilçesi Rumelifeneri köyü, Çamaşırderesi mevkii, 48 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazın kıymet takdirine yönelik Kurum işleminin iptaline, bu taşınmazın değerinin 2.725.000,00 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarih ve 2019/875 Esas, 2020/1665 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 21.10.2021 tarihli 2021/2156 Esas, 2021/12694 Karar sayılı kararında; "...arsa niteliğindeki taşınmazlara, banka alımları, açıkça muvazaalı satışlar, artık parsel satışları ve kamulaştırma alanlarındaki satışlar gibi özel amacı olanlar dışındaki satışlar, değerlendirme tarihinden öncesine ait olmaları şartıyla emsal alınmak suretiyle kıymet takdir edilmektedir. 07.03.2014 tarih ve 2014/474 sayılı haciz bildirisi ile haczedilen İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Rumelifeneri köyü, Çamaşırderesi mevkii, 48 parselde kayıtlı taşınamaz, 2180 m2 alanlı bir tarladır. Davalı Kurum komisyonu tarafından düzenlenen 05.06.2014 tarihli kıymet takdir raporunda, taşınmaz değeri 435.000-TL olarak belirlenmişken, mahkemece hükme esas alınan 11.06.2018 tarihli bilirkişi kurul raporunda söz konusu değer davanın ikame tarihi olan 14.08.2015 tarihi itibariyle 2.725.000-TL olarak belirlenmiştir. Her iki raporda da denetime elverişli emsal değerlendirmesi yapılmadığı ve takdir edilen değerler arasında altı kattan fazla fark olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zamanda yapılan benzer yüzölçümlü emsal satışları bildirmeleri için uygun süre verilmeli, ilgili tapu müdürlüğünden taşınmazın değeri sorulmalı, ayrıca mahkemece re’sen emsal celbi yoluna gidilmeli ve aynı bölgede benzer nitelikte mülk sahibi olan birinin de mülk bilirkişisi olarak katılımı sağlanarak inşaat mühendisi ile mimarlardan oluşturulacak bilirkişi kuruluyla yapılacak keşif sonrasında, emsal satışlarla davaya konu taşınmaz nitelikleri karşılaştırılarak anılan taşınmazın değeri tespit edilip, yukarıda belirtilen çelişkinin nedenlerinin de açıklandığı rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 190 uyarınca; ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, bu durumda somut olayda ispat külfeti davacı tarafta olup dosya kapsamında bozma ilamı öncesinde alınan Bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı gereği yeniden keşif yapılması gerektiği ve keşif harç ve giderlerinin ise davacı tarafça karşılanması gerektiği, fakat davacı vekilinin açıkça keşif için gerekli delil avansını karşılamayacağını beyan ettiği anlaşılmakla uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından Mahkemece alanında uzman bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilmeksizin sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı ve davacının eldeki dava açısından iddiasını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizi; davalı tarafın yerel mahkeme kararını temyiz ederken kendi delillerine dayandığını, davalı tarafın lehine bozulan karar gereği, yeniden bilirkişi incelemesi ve keşif yapılabilmesi için davalı tarafın delil avansı yatırması gerektiğini, dosyada temyizden önce yapılan keşif ve bilirkişi raporunun mevcut olduğunu, ayrıca emsal taşınmaz bedelleri istenip, tanıkların dinlendiğini, gerekli araştırmalar yapıldığını, temyiz sonucu delil avansı yatırılmadığında önceki rapora göre karar oluşturulması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun kapsamında hacizli taşınmazın kıymet takdirine itiraz ve yeniden kıymet takdiri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8159, K. 2024/9420, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8159-e-2024-9420-k-10c08c57837c