Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8124 E. 2024/9543 K. – Sigorta Başlang

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8124
Karar No
2024/9543
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4 E., 2024/784 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/1020 E., 2022/346 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı asil, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.10.1992 tarihinde 96429.16 işyeri sicil numaralı ... Tekstil San. Tic. Ltd. adlı işyerinde fiilen çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 13.02.1995 tarihi olduğunun ve söz konusu bir günlük çalışmanın prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, sadece tanık anlatımları ve işe giriş bildirgesinin varlığının kabule yeterli olmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacı adına işe giriş bildirgesi düzenlenerek davalı Kuruma verildiği, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sicil numarası verildiği ve davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alındığı, davacının tespiti istenen tarihte fiili olarak çalıştığının dinlenilen tanıkların beyanları ile de doğrulandığı, işe giriş bildirgesindeki sigortalı imzasının da; davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, işe giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir gün çalışıldığına karine teşkil ettiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.10.1992 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenini (G) bendi, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ... Teks.San.Ltd.Şti. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.10.1992 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,işe giriş bildirgesi tarihinde davacının 15 yaşında olduğu, konfeksiyon ve tekstil mahiyetindeki işyerinin 17.06.1988-31.12.1993 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ile 1992/1-3 arası dönem bordrolarının Kurumca bildirildiği, bunlar arasında bordro tanığı olarak dava konusu dönem sonrası olan 11.11.1992 tarihinde 1 gün süre ile bildirimi mahkeme kararı ile kesinleşen ...'ün dinlendiği,davacıyı hatırlayamadığı,davacı tanığı olarak dinlenen ... ve ...'ın bordrolarda adının yer almadığı, hizmet cetvellerinin ise dosya kapsamına alınmadığı,başkaca bordro tanığı dinlenmediği,yöntemince komşu işyeri araştırması yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönemi içerir şekilde sigortalılığı bulunan başkaca bordro tanıkları da dinlenmeli,beyanlarına başvurulamaması yada yeterli olmaması halinde ava konusu dönemde işverenin belirlenecek işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet,SGK,vergi dairesi,belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,komşu işyerine ulaşılamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tarafların beyanı alınarak belirlenmeli,bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli,bozma öncesi dinlenen davacı tanıkların hizmet cetvelleri de dosya içine alınarak beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8124, K. 2024/9543, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8124-e-2024-9543-k-2448cf380d41