Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7866 E. 2024/10142 K.

Konu: Prime Esas Ücretin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7866
Karar No
2024/10142
Karar Tarihi
Konu
Prime Esas Ücretin Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3461 E., 2024/687 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/357 E., 2023/396 K. Taraflar arasındaki prime esas ücretin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı belediyede 1985-2006 tarihleri arasında işçi statüsünde çalıştığını, 2006 yılında emekli olarak yaşlılık aylığı almaya başladığını, çalışma dönemi boyunca aldığı maaşların tam olarak SGK'ya bildirilmiş olmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin SGK'ya bildirge ve bordro edilmediğini, bunun müvekkil ve diğer çalışanlar açısından emekli maaşında hak kaybına sebep olduğunu, bunun giderilmesi İçin sigorta primine esas kazançların tespiti gerektiğini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, fazla mesai bakımından zamanaşımının söz konusu olduğunu, müvekkili belediyenin davacı ve bir kısım arkadaşları tarafından SGK'ya şikâyet edilmesi sonrasında SGK Denetmenince sırf işçi lehine hareket saiki ile müvekkili belediye aleyhine rapor düzenlendiğini, SGK ile aralarında muaraza çıkarmamak adına kesilen idari para cezaları ile fark prim tahakkuklarının müvekkili tarafından düzenlenerek SGK'ya verildiğini, kasa yardımı ve ayni yardımların prime esas kazanca tabi tutulmaması gerekirken ayni yardım niteliğinde bulunan bir takım yardımların müvekkili belediye aleyhine prime tabi tutarak fark prim ve İPC tahakkuk ettirildiğini, çalışmanın her türlü delil ile kanıtlanması mümkün iken ücret tespitinde HUMK' nun 268 inci maddesinde yazılı sınırlann aşılması halinde yazılı delil aranması gerekeceğini, norm kuralı gereğince fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bunu kanıtlaması gerektiğini, davacının ücret ve banka kayıtlarına itirazı olmadığını, dava dilekçesinde bir dönem fazla mesai ücretlerinin prime esas kazanç içinde değerlendirilmediği iddia edilmekte ise de talebinin hangi dönemle ilgili olduğunun belirtilmediğini, davacının emekli aylığının tespitini mi, sigorta primine esas kazancının tespitini mi yoksa her ikisini de birlikte mi istediğinin dava dilekçesinde açık olmadığını beyanla talebin netleştirilmesi gerektiğinin, aksi halde davanın usul yönünden de reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili; yapılan yasal düzenlemeler gereğince fer'i müdahil taleplerinin kabulü ile dava sonunda aleyhe hüküm kurulmamasının gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kamu hukukunu ilgilendirmesi sebebi ile resen araştırmasının gerektiğini, söz konusu esaslara göre davanın tüm yönleri ile incelenmesi gerektiğini, davacının prime esas kazançlarının işveren tarafından bildirilenden yüksek olduğu iddiasının kanıtlanması gerektiğini, işyerinin kanun kapsamında kaldığı sürenin ve fiili çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davasının ispatı için, davalı kamu kurumu Belediyenin kayıtlarına dayandığını, davalı Kurumun ise tüm müzekkerelere rağmen, bu belgelerin zayii olduğunu belirtmekte ise de zayi belgesi vs, sunamadığını, bu durum, birçok Yüksek Yargı kararlarında; “ tarafın belgeyi ibraz etmemesi diğer taraf aleyhine yorumlanamaz.” şeklinda açıkça kabul görüp, esas alınır iken, bu seri dosyalarda hiçbir şekilde değerlendirmeye esas alınmadığını, aynı nitelikteki seri 40 dosyanın farklı mahkemelerde karara çıktığını ve 33 ila 34 Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinde incelemede olduğunu, farklı kararların çıkmaması için İlk Derece Mahkemesi kararlarının aynı Bölge Adliye Mahkemesi dairesinde görülmesi taleplerini yenilediklerini, davalı Belediyenin kayıtları ibrazdan kaçındığını, yazılı delil ve yazılı delil başlangıçlarının dikkate alınmadığını, SGK fer'i müdahil olup, lehine vekalet ücreti ve bir kısım dava gideri taktirinin de usul yönünden doğru olmadığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7866, K. 2024/10142, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7866-e-2024-10142-k-551d3f880d5f