Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7786 E. 2024/9550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7786
Karar No
2024/9550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2402 E., 2024/571 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/632 E., 2022/331 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, 113034.06/62 işyeri sicil numaralı ... İnşaat unvanlı işyerinde 20.06.1983 tarihinde işe başladığını, bu tarihte çalıştığına dair işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak, davalı Kurum 20.06.1983 tarihine dair dönem bordrosunun bulunmadığı gerekçesiyle bu tarihi müvekkilin sigorta başlangıç tarihi olarak esas almadığını, müvekkilin söz konusu işyerinde çalıştığı. davalı Kuruma verilen Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi ile sabittir. Yine, SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde müvekkilin ilk işe giriş tarihi 20.06.1983 olarak zaten kayıtlarında göründüğünü, bununla birlikte müvekkile davalı Kurum tarafından verilen Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortu Sicil Kartı'nda sigortalı işe ilk defa girdiği tarih bölümünde 20.06.1983 olarak yazıldığını belirterek, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1983 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının hizmet tespiti taleplerinin hak düşürücü süre zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının delil oluşturacak kanıtlardan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1983 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddia ve delillerini kabul etmediklerini, hak düşürücü süre, görev, husumet, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, eksik inceleme yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına 20.06.1983 tarihinde işe başlamayı gösterir işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, seri ve ünite bilgileri ile tanıkların fiili çalışmayı doğruladıkları, davacının 09.03.1965 doğumlu olduğu, Mahkemece Kurum intikal eden işe giriş bildirgesi, davacı sigorta sicil numarasının ünite ve seri yılı bilgileri ve tanık beyanlarına göre davanın kabulüne karar verildiği, somut olayda, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 20.06.1983 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, "... İnş. Tic. ve San. A.Ş./Hava Kuvv.Kom.Yeni Kb. Binası İkmal İnş. Bakanlıklar" unvanlı ve adresli işverenin 111505.04 sicil no.lu işyerinden davacı adına 20.06.1983 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin tescil bilgilerinin Kurumca dosyaya gönderilmediği, bu nedenle işyerinin mahiyetinin belli olmadığı, sadece işyerinin 03.05.1982-15.07.1987 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğunun bildirildiği ve 1982 ve 1983 yılına ait dönem bordrolarının gönderildiği, işe giriş bildirgesinde yukarıda anılan işveren ünvan ve adresli iş bulunmasına karşın Mahkemece davacı asilin alınan beyanında, davacı ... İnş. San. A.Ş. isimli işyerinde, Hacette Ünivesitesinin Beytepe Kampüsündeki rektörlük binası inşaatında 3 ay boyunca yer karolarının yapım işinde çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu, işe giriş bildirgesinde belirtilen işveren ünvanı ile yanında belirtilen iş ile davacının çalıştığı iddiasında bulunduğu işveren ve yapılan işin birbirinden farklı olduğu, ... İnşaat San. A.Ş.'nin ... sicil no.lu işyerinden davacı tanıklarının dinlendiği ancak davacının gerçek işvereni ve çalıştığı işin ne olduğu, farklılığın neyden kaynaklandığı kesin ve tereddütsüz şekilde belirlenmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, öncelikle işe giriş bildirgesinde belirtilen 111505 sicil numaralı ... İnş. Tic. A.Ş.'nin işyeri tescil bilgileri ile dönem bordroları Kurumdan celbedilmeli, dava konusu dönem bordrosunda yer alan tanıklar re'sen dinlenmeli, davacının da beyanı alınmak suretiyle yapılacak araştırma ile ... Tic. A.Ş. ile ... İnş. San. A.Ş. arasında bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı da araştırılmak suretiyle gerçek işverenlik tereddütsüz şekilde belirlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. 4.Kabule göre de sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanı sıra, 1 gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti yönünde de hüküm kurulması gerektiği ile işveren unvan ve işyeri sicil numarası belirtilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. 5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7786, K. 2024/9550, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7786-e-2024-9550-k-0e4358cd7292