Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7716 E. 2024/10508 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali İle Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7716
Karar No
2024/10508
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali İle Alacak

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/164 E., 2024/318 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/687 E., 2018/148 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... eşi ... ’in Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki kaydına istinaden davalı Kurum nezdinde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiğini, 02.02.2000 tarihinde müvekkiline ölüm aylığı bağlandığını, 2001 yılında müvekkilinin eşinin sigortalılığının ve müvekkiline bağlanan ölüm aylığının iptal edildiğini, 6552 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 54 üncü madde ile “Esnaf odasındaki kaydının usulsüz olduğu gerekçesi ile sigortalılıkları iptal edilen sigortalıların işbu sigortalılıkları, 31.12.2013 tarihi itibariyle iptal edilen döneme ait prim borcu, gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmamaları halinde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.” hükmü getirildiğini, bu kapsamda Kuruma yaptıkları idari başvuru üzerine müvekkilinin murisinin sigortalılık sürelerinin başlangıç tarihinden itibaren geçerli kabul edildiğini fakat kesilen aylıklarının kesildiği tarihten itibaren ödemesinin yapılmadığını, müvekkiline 28.09.2015 tarihinde 794,79 TL aylık bağlandığını ayrıca kendisine 647,19 TL birikmiş aylık ödendiğini, oysa kanun gereğince sigortalılık başlangıcından itibaren geçerli kabul edildiğinden kesilen aylığın da başlangıçtan itibaren ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin talebine rağmen faiz ödemesinin de yapılmadığını belirterek davalı Kurum Batman SGM’nin 07.09.2015 tarih ve 13126022 sayılı eksik ödeme işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline eksik ödenen aylık için 5,00 TL ve faiz alacağı için 5,00 TL olmak üzere toplam 10,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; konu hakkında getirilen yasal düzenlemeden sonra davacı tarafın müvekkili Kuruma başvurduğunu, Kanun’un lafzında aylığın hangi tarihten itibaren bağlanacağı yönünde bir açıklık bulunmadığını, maddenin son fıkrasında da bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirleneceği kuralına yer verildiğini, davacının başvurusu üzerine Kurum tarafından 6552 sayılı Kanun ve buna bağlı olarak yayımlanan 11.12.2014 tarihli ve 2014/32 sayılı genelge doğrultusunda işlem yapıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiğini, müvekkili Kurum tarafından sigortalının iptal edilen hizmetlerinin geçerli sayıldığını ve davacının aylıklarının yeniden bağlandığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-Batman Sosyal Güvenlik Kurumu 07.09.2015 tarihli ve 13126022 sayılı eksik ödeme işleminin iptali ile 63.716,50 TL eksik ödenen birikmiş aylığın 5,00 TL'sine dava tarihi olan 20.05.2016 tarihinden itibaren, bakiye kalan 63.711,50 TL'sine ıslah harç tarihi olan 11.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-36.767,96 TL faiz alacağının faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacı murisine ait sigortalılık sürelerinin 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesine göre geçerli kabul edilmesi üzerine davacıya 01.09.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesinde; kesildiği tarihten itibaren aylık bağlanacağına dair düzenleme olmadığını, sigortalılık süresinin geçerli kabul edilmesi üzerine talep tarihine göre yeniden ölüm aylığı bağlanmasına dair Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin Diyarbakır 4. İş Mahkemesi 05.02.2018 tarih, 2017/687 Esas 2018/148 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacıya bağlanan ölüm aylıklarının hangi tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen ölüm aylıklarının davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2- 506 sayılı Kanun'un 99 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddeleri. 506 sayılı Kanunun "Zamanaşımı ve hakkın düşmesi" başlıklı 99 uncu maddesinin 1 inci fıkrası, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalariyle meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların, ... doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağını, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlayacağını düzenler. 5510 sayılı Kanun'un "Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans" başlıklı 97 nci maddesinin 1 inci fıkrası, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağını, 2 nci fıkrası, Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümlerin uygulanmayacağını, 3 üncü fıkrası ise kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmediği takdirde düşeceğini düzenler. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, davacının eşi olan murisi ... 'in Bismil Esnaf ve Sanaatkarlar Odası kaydına istinaden Kurum tarafından zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının eşi olan ...'in 23.12.1996 tarihinde vefat ettiği ve davacıya 01.01.1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, sonrasında davalı Kurum denetmenlerince düzenlenen 12.01.2002 tarih ve 21 sayılı Müfettiş Raporuna istinaden davacının aylığının başlangıçtan itibaren iptal edildiği, 2000/4. ay ile 2003/11. aylar arasındaki dönem için davacıya 9.746.106.768 TL yersiz ödeme borcu çıkarıldığı, davacı tarafça davalı Kurumun bu işlemine karşı Diyarbakır 1. İş Mahkemesi'nin 2009/207 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davasının ise 2009/430 sayılı ve 29.09.2009 tarihli kararı ile reddedildiği, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 2009/15518 Esas, 2009/15684 Karar sayı ve 07.12.2009 tarihli Onama kararı ile red kararının kesinleştiği görülmüştür. Bu defa davacı tarafça 25.08.2015 tarihinde davalı Kuruma yeniden müracaat edilerek 2014/32 sayılı Genelge kapsamında murisin sigorta kayıtlarının yeniden geçerli olduğu kabul edilerek davacıya aylık bağlanması talebinde bulunulduğu, davalı Kurum tarafından anılan Genelge gereğince 25.08.2015 tarihli tahsis talebine istinaden davacıya 01.09.2015 tarihinden itibaren ikinci kez ölüm aylığı bağlandığı, eldeki dava ile aylığın kesildiği tarihten, yeniden aylığın bağlandığı 01.09.2015 tarihi arasındaki süreler için ölüm aylığı bağlanarak yasal faizleriyle ödenmesinin talep edildiği, Mahkemece 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 54 üncü madde gereğince iptal edilen sigortalılık süresinin baştan itibaren geçerli sayılması ve aylığının da kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiği gerekçesiyle alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilerek 28.05.2001 - 28.08.2015 tarihleri arasında hesaplanan aylıklarının dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verildiği anlaşılmış olup verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacının 10.06.2003 tarihli Kurum işlemi ile ölüm aylığının iptal edilmesi üzerine açılan Kurum işleminin iptaline yönelik davasının reddedilerek 07.12.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından artık bu dönem yönünden tahsis talebinin varlığından söz edilemeyeceği, kesin hüküm değerlendirilmeksizin ölüm aylığı başlangıcının geriye götürülmesinin hatalı olduğu, davacı tarafından kesin hükümden sonra ilk defa 25.08.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunulduğu dikkate alınmak suretiyle mülga 506 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddeleri de değerlendirilmek suretiyle davacının zamanaşımına uğramayan aylıklarının hesap edilip varsa buna göre alacağının belirlenmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7716, K. 2024/10508, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7716-e-2024-10508-k-e374fc3f6122