Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7564 E. 2024/9304 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7564
- Karar No
- 2024/9304
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/321 E., 2024/1019 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi SAYISI : 2021/467 E., 2021/57 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait Üstün Tekstil adli iş yerinde 15.11.1993 tarihinde işe başladığını ve aralıksız olarak çalıştığını, 24.03.2016 tarihinde ...'na müracaatında 15.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesi verildiğini ancak bordro verilmediğinden bahisle sigortalılığının başlatılamadığının bildirildiğini, işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen bordrosunun verilmemesi nedeniyle davacının mağdur olduğunu, bu eksikliğin davacıdan değil, davalıdan kaynaklandığını, 1995 yılından itibaren de eksiksiz olarak bildirimlerinin yapıldığını belirterek; 15.11.1993 tarihinde bildirgesinin yapılmasına rağmen bordronun verilmemesi nedeniyle 15.11.1993 tarihinden 01.01.1995 tarihleri arasındaki günlerinin iş günü olarak tespitine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... 20.03.2017 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacının 15.11.1993 tarihinde işe girdiğini, kendisinin iş yerininin iflas etmesinden dolayı 18.06.2009 tarihinde kapattığını, davacı için çalıştığı iş günlerinin tespiti davasının işyerinde hizmetin sona erdiği senenin sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, ancak davacının hizmetinin sona erdiği tarihten bu yana yaklaşık 23 yıl geçtiğini, kanunun öngördüğü sürenin dolduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin mahkemece re' sen göz önünde bulundurulması gerektiğin, davanın hak düşürücü süre dolduğu için öncelikle bu yönden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kendi yanında 15.11.1993 tarihinde işe başladığını, 15.11.1993 tarihinde işe giriş olarak SGK' ya bildirildiğini ve sigortalı işe giriş bildirgesinin de düzenlenerek verildiğini, davacının sigortalılığının başlatıldığını, bu konuda SGK' ya işe giriş bildirgesi vererek bir işveren olarak kendisine ait sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek; davacının haksız ve yersiz açmış olduğu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili 14.03.2017 havale tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacının 15.11.1993-01.01.1995 tarihleri arası için hizmet tespiti talebinde bulunduğunu, bu yöndeki talebin dava tarihinden itibaren geçmişe dönük olarak ancak 5 yıllık hak düşürücü zamanaşımı süresi içinde istenilmesi gerektiğini, davacının bu süreyi geçirdiğini, o nedenle dava tarihinden önceki beş yıl öncesinde ait sigortalı çalışmaya yönelik tespit talebinin reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının ve davalı ...'e ait 108868.09 sicil numaralı iş yeri kayıtlarının incelenmesinde; davacı adına 15.11.1993 tarihinde işe girdiği yönünde işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak işveren tarafından verilen 1993 yılı dörder aylık dönem bordrolarında davacının isminin bulunmadığının tespite dildiğini, bunun aksine bir beyan ve düzeltme de yapılmadığını, davacının 15.11.1993-01.01.1995 tarihleri arasında çalışmasının mevcut olduğuna dair bilgiye rastlanılmadığını belirterek; davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine, Kurum aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... 09.09.2020 tarihli dilekçesinde özetle; davalı sıfatının olmadığını, 15.11.1993-01.01.1995 tarihleri arasında işletmesi olmadığını, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile - Davacının 15.11.1993-15.12.1993 tarihleri arasında davalı ...'e ait 108868.09 numaralı işyerinde kesintisiz hizmet akdi ile dönemin asgari ücreti karşılığında 30 gün çalıştığının tespitine, - Fazlaya ilişkin talebin reddine,..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf yoluna başvuran fer'i müdahil Kurum vekili özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede ve özelikle; davacının tekstil işi yapan iş yerinde çalıştığını beyan etmiş olması ve davalı ...’ün de tekstil malzemeleri perakende ticaretine ilişkin olarak 01.01.1989 - 18.06.2009 tarihleri arasında vergi kaydının bulunması, davacı adına düzenlenen ve Kurum kayıtlarına giren 15.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesi, davacının kardeşi olan bordro tanığı ... tarafından davacının yaklaşık bir ay çalıştığının beyan edilmiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti ile sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.