Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7518 E. 2024/9914 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7518
- Karar No
- 2024/9914
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/435 E., 2024/132 K. DAVA TARİHİ : 22.03.2017 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.1984-05.11.1984 tarihleri arasındaki hizmetinin 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu (5434 sayılı Kanun) kapsamındaki hizmeti ile birleştirilmesi için Kuruma başvurduğu, davalı Kurum tarafından işe giriş bildirgesi ve dönem bordrosunun süresinde verilmediğinden bahisle 21.11.1990 tarihli ve 16-38 sayılı Ek Genelge gereğince 1984/3 üncü dönemdeki 64 günlük çalışmasının iptal edildiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, müvekkilinin eldeki davada fer’î müdahil sıfatının bulunduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum işleminin yasal düzenlemelere uygun olduğunu, davanın hukukî dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli ve 2017/123 Esas, 2017/395 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında davacının 1984/3 üncü döneminde Kurum kayıtlarına yansıyan çalışmasının bulunduğuna dair uyuşmazlık olmadığı, davacının hizmetinin geçtiği tarihten sonra yürürlüğe giren 21.11.1990 tarihli ve 16-38 sayılı Ek Genelgenin hukukî güvenlik ilkesi gereğince uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ve Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2018/2220 Esas, 2018/2884 Karar sayılı kararıyla davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli, 2019/323 Esas, 20197/6578 Karar sayılı kararı ile bordro ve komşu iş yeri tanıkları tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarının alınması gerektiği yönünden karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince verilen 09.10.2020 tarihli ve 2020/17 E. 2020/232 K. sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 21.12.2020 tarihli, 2020/11308 E. 2020/7408 K. sayılı ilamında; direnme kararı Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2022 tarihli, 2021/10-90 Esas, 2022/1144 Karar sayılı ilamında; işe giriş bildirgesinde ve 1984/3 üncü dönem bordrosunda belirtilen işyeri sicil numaraları arasındaki farklılığının nedeninin araştırılması, davacının tespitini istediği dönemde çalıştığını iddia ettiği faal inşaat işyerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, bordro ve komşu iş yeri tanıklarının dinlenilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davalı Kurumun, davacının 1.9.1984-5.11.1984 tarihleri arasındaki çalışmasının iptaline ilişkin 13.2.2017 tarih ve 2017/61 sayılı Komisyon Kararının iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, yeterli araştırma yapılmadığını, Kuruma borçlu olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 1984/3. dönemdeki 64 günlük çalışmasının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.