Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7489 E. 2024/9662 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7489
Karar No
2024/9662
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2349 E., 2023/1811 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkhan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/540 E., 2021/332 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı murisleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı murisleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... 'ın davalı ...'a ait ... plakalı minibüste 02.09.2010 tarihinde şoför olarak işe başladığını, davalının araca ilişkin kooperatif hissesini yine aynı tarihinde devraldığını ve davacıyı işe başlattığını, davacının davalının aracında 15.09.2019 tarihine kadar çalıştığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini, işten ayrıldığı tarihte günlük 80 TL ücret aldığını, davalı ile yapılan görüşmelerde sonuç alamadıklarını, bu nedenlerle belirtilen tarihlerde sigortalı çalıştığının tespit edilmesini ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı ile aralarında işçi-işveren ilişkisi olmadığı, hasılat kira ortaklığı olduğunu, davacı araç masraf ve giderleri düştükten sonra %40 davacının %60 kendisinin alacağını, davacı ile aralarında işçi-işveren ilişkisi olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Fer'i müdahil vekili, davacı hakkında yapılan incelemede çalıştığını iddia ettiği yıllar arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/a, 4/b ve 4/c maddelerine tabi herhangi bir sigortalılık kaydının bulunmadığını, davacının 60/c-1 yeşilkartlı olarak sağlık yardımı aldığını tespit ettiklerini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmadığını, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışmasının da şart olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “... dosya muhtevasından; davacının davalı ile kar elde etme amacı güden karma yapılı bir sözleşme kapsamında iş ortaklığı çerçevesinde ... plakalı minibüste şoförlük yaptığı, davacının davalının işçisi olarak çalışmadığı, kar ortaklığı çerçevesinde yapılan işte davacının davalıya ait minibüsü masrafı kendisine ait olmak üzere işlettiği, masraflar çıktıktan sonra elde kalan karın taraflar arasında belirlenen oranda paylaşıldığı, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, davacının davalının emir ve talimatı altında çalışmadığı, bağımlı hizmet ilişkisi çerçevesinde çalışma yapılmadığından davacının davalıya ait araçta işçi olarak çalıştığına ilişkin iddialarının sabit görülmediği, anlaşma bağlamında taraflar arasında kurulan hukuki ilişkinin kar elde etme amacı güden karma yapılı bir sözleşme niteliğinde olduğu, dinlenen tanık beyanları farklılık arz etse de davalı tanıklarının beyanlarına Mahkememizce üstünlük tanınarak davacının işçi davalının işveren olarak hizmet sözleşmesi yapmayıp tarafların karma yapılı kar ortaklığı sözleşmesiyle bağıtlanıp iş gördükleri kanısına varıldığı.." gerekçesiyle, "-Davanın reddine,..” karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf yoluna başvuran davacı vekili özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, davalı tarafa ait araçta işçi olarak çalıştığını, davalı ile aralarında herhangi bir ortaklık olmadığını bu nedenle aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılması talebi ile başvuruda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan defterin incelenmesinden; davacının not aldığı harcamalar, masraflar, toplam ve kalanın her gün için yazılması göz önünde bulundurulduğunda davalının iddiasının doğruluğu kabul edilmiştir. Davacı ile davalı arasında ortakçılık (yarıcılık) ilişkisi bulunduğu, masrafları davacının karşıladığı, bu şekilde kendi nam ve hesabına işi yürüttüğü, masrafların düşüldükten sonra hasılattan bir miktar davalı tarafa ödediği, davalı taraftan talimat verilmediği, denetim yapılmadığı anlaşılmakla çalışmanın hizmet akdine tabi olmadığı, davacının hizmet akdine tabi çalışmasının kanıtlanamadığından davanın reddedilmesi kararının yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7489, K. 2024/9662, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7489-e-2024-9662-k-8f5c84e8a63a