Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7484 E. 2024/9536 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7484
Karar No
2024/9536
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2840 E., 2024/83 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/441 E., 2021/149 K. Taraflar arasındaki (1) gün sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ...'a ait iş yerinde 01.08.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, Kuruma işe giriş bildirgesinin verildiğini, Kuruma yaptığı başvuruda 1991 yılındaki çalışmasının yansıtılmadığının tespit edildiğini, davacının çalışmasının kurum kayıtlarına geçirilmemesi nedeniyle emeklilik hakkının geciktirildiğini iddia etmiş davacının 01.08.1991 tarihinde bir günlük çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının dosyasında yapılan incelemede 81375.01sicil numaralı ... ünvanlı işverence verilen işe giriş bildirgesine istinaden tescil tarihinin 01.08.1991 tarihi olduğu anlaşıldığını, ancak bu tarihte fiili çalıştığına dair dönem bordroları kuruma verilmeden sigortalı sayılmak mevzuat gereği mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı iş yerinde 1991 yılına ait dönem bordrosu olmasa da 17.01.1992 yılındaki yoklama fişinde "mükellef iş yerinde çalıştırılmakta olduğu işçinin 20.09.1991 tarihinde işten ayrıldığı" yönünde tutanak olması nedeniyle söz konusu iş yerinde işçinin çalıştırıldığı ve bu tarihin davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihe yakın olması ve davalı iş verenin duruşmada davacının az bir süre çalışmıştı demesiyle bu çalışmanın fiili olarak doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı işyerinde 01.08.1991 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili, davacı tanıklarının beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu, Mahkemece beyanları değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu savunarak Mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.08.1991 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.08.1991 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, marangoz mahiyetli işyerinin 01.08.1991-29.09.1992 tarihleri arası kanun kapsamında olduğu,işyerinden 1991 yılında bordro verilmediğinin bildirildiği, işyeri ile ilgili gelen vergi yoklama fişlerine göre işverenin marangoz olarak 15.01.1990 tarihinde işe başladığı,17.01.1992 tarihli vergi yoklama tutanağına göre ise yanında çalıştırdığı işçinin 20.09.1991 tarihinde ayrıldığının tespit edildiği ancak işçinin kimliğinin belirtilmediği,emniyet aracılığıyla komşu işyeri araştırması yapıldığı, her ne kadar komşu işyeri çalışanları olarak belirlenen ..., ... beyanları ile davacının fiili çalışmasını doğrulamışlarsa da her iki sigortalının da dava konusu dönemde sigortalılıklarının olmadığı, sigortalılıklarının daha sonraki tarihlerde başladığı, diğer tanık ...'ün ise çalıştığı ... Çalı işyerinin davacının çalıştığı işyerine komşu işyeri olmadığını beyan ettiği,mahkemece de anılan tanığın çalıştığı işyeri ile dava konusu işyeri arasında mesafe-yakınlık araştırması yapılmadığı,davacı tanığı ... ise dava konusu işyerinde çırak olarak çalıştığını belirtmişse de anılan işyerinde çırak olarak çalıştığına dair çıraklık sözleşmesi ve diğer kayıtlar getirtilerek beyanlarının denetlenmediği, SGK, vergi ve belediye aracılığıyla komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre, Mahkemece, SGK, vergi ve belediye aracılığıyla dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları araştırılarak belirlenmeli, belirlenecek bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,bu yöntemle komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflara sorulmak suretiyle,davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin sigortalılık, vergi kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, bozma öncesi dinlenen davacı tanığı ...'ın dava konusu dönemde işyerinde çırak olup olmadığına ilişkin kayıtlar getirtilerek beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle,sonucuna göre bir karar verilmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7484, K. 2024/9536, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7484-e-2024-9536-k-1dcf43ac098d